Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Kasım '06

 
Kategori
Sanat Eğitimi
Okunma Sayısı
6688
 

Yenilik, üretkenlik, heyecan.. Çini ve Çini sanatı

Yenilik, üretkenlik, heyecan.. Çini ve Çini sanatı
 

Karahanlılar döneminden itibaren görülmeye başlanan, Büyük Selçuklular Selçuklular ve Anadolu Selçukluları döneminde devam ettirilen, Osmanlı Devleti kurulduktan sonra yeniliklerle, yeni dönemle gelişim göstererek varlığı bugünlere kadar devam eden bir sanat, Çini sanatı ile ilgili eğitim alıyorum, bir süredir. Mağazalarda gördüğüm, vitrinlerde hayranlıkla izlediğim vazoları, tabakları, saatleri, tasarladığım modelleri çini ile süslemenin heyecanını yaşıyorum.

İlgilenen, merakı olanların Çini ve Çinicilik sanatı denildiğinde ilk akla gelen İznik'i, Kütahya'yı, ''Çinili Köşk'', ''Bursa Yeşil Cami'', ''Edirne Muradiye Camii'', 2'İzinik Yeşil Camii'' ve birçok tarihi mekanın nakış gibi işlenen çinilerine bakarak, bu işin hiç kolay olmadığını görüyorum. İşin içinde olunca, daha iyi anlaşılıyor zorluklar, emek, detaylar.

İlk aşama, kağıt üzerinde desen çalışması. Çizim yapmaya başlarken, ''kolaymış, bunu yapamayacak ne var'' benzeri kendine güveni gösteren sözlerin, birkaç denemenin ardından, ''aslında, uzun zamandır çizim yapmıyorum, okul bittikten sonra resimle ilgim olmadı'' mazeretine dönüşmesi, fazla zaman almıyor. Düzenli, istekli çalışma yapanların, ilk günlerdeki acemiliği, bir iki hafta sonra fotokopi çekmişcesine, kusursuz çizimlere dönüştürmesi, ardından da fırça kullanılmaya başlanması ile gelişme gösteriyor. Fırça ile ilk aşamada çizilen desenler boyanıyor, incelik kalınlık gölge detaylarına dikkat ederek. İki hafta boyama yaptıktan sonra, seramik fırınında pişirilerek üzerinde desen çalışması yapılacak ''bisküvi'' isimli malzeme ile finale doğru yaklaşmanın üçüncü aşamasına geçiliyor. Zevkli, bir o kadar da dikkat isteyen, çizilen desenin bisküvi üzerindeki hatasız veya fırça hareketleri ile kapatılabilecek kusurlarının, her çalışmada azaldığı bu aşamanın ardından, tabak, vazo, küp, saat, ve diğer çeşit malzemeler üzerinde çalışmanın olduğu, pişirmeden önce ki son bölümün ardından, emek verilip, göz nuru dökülerek, dikkatli fırça hareketleri ile çizilen desenler pişirilerek, sunuma hazır hale getirilmek üzere fırına doğru yol alıyor.

İlk yapılan eserin heyecanı, film şeridi gibi gözler önünden geçen aşamalar ve düşmemesi, görünmez kazaya kurban gitmemesi için sıkı sıkı tutulan Çini tabak....Önce genel bir bakış, hata var mı diye en ince ayrıntıya, şekillere, gölgelere varan bir değerlendirme. Ardından, teşhir salonunda yerini alan birbirinden güzel çiniler. Çok güzel bir his yaratıcılık, ''ben yaptım, bizim çalışmalarımız'', ile başlayıp, sergi için yapılan hazırlıklar, siparişlerle artacak talepler ve iş sahibi olma isteklerinin yer aldığı beklentilerle devam eden cümleler.

Ard arda gelen stresli günler, hayal kırıklığı, karamsarlık yoğunluğunda geçen, ''bitsin artık'' derken, monotonluğu canlılığa, hızlı bir tempoya dönüşen, üretkenliği artıran, ''ben yaptım'' deme mutluluğunu yaşatan bir uğraşı, Çini ve Çini sanatı.

Hayatınızda değişiklik yapmak, yaratıcılığa, üretkenliğe dönük bir uğraş edinmek isterseniz, Çini sanatı ile ilgilenmenizi tavsiye ederim, ''Elim yatkın değil'', ''yapabilir miyim'' endişesi yaşamadan. Yeter ki istek ve kararlılık olsun.

Blognot: Fotoğraf çekimleri ve desteği için, Sevgili arkadaşım Fulya'ya teşekkür ederim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli arkadaşım Tuğba ne mutlu bana, sana bu güzel sanat sevgisini aşılayabildiysem.Çinicilik bizim kanımızda var.Her zaman beraber kararlı adımlarla yürümek dileğiyle.

hülya önal 
 24.05.2007 23:08
Cevap :
Kelimelerin yeterli gelmediği, içimdeki coşkuyu, yanaklarımdaki tebessümü ifade edemeyeceğimi düşündüğüm bir an şu an yaşadığım. Hayatımın zor bir döneminde, ''bu yıl kursumuz proje dahilinde devam edecek, senin de olmanı isterim'' sözlerine, fazla düşünmeden verdiğim ''evet'' yanıtının mutluluğunu yaşıyorum Ekim 2006'dan bu yana. Teşekkür ederim, öğretmenim,arkadaşım sevgili Hülya. Nereden nereye geldik ve gidiyoruz. Biliyorum, daha güzel olacak istekle,kararlılıkla hedefe doğru ilerlediğimiz gelecek. Seninle, şimdilik 20 kişilik şimdilik ekibimizle, Kalyon Çinicilik Atölyesi'nde çalışmaktan keyif alıyor, sevgiyle,emekle, sabırla yaptığımız güzel işlerden gurur duyuyorum. Ben de inanıyorum, çini sanatının yaşadığımız şehirde de simge haline gelmesinin hayal olmadığına,güzel günlerin çok uzak olmadığına. Sürpriz paylaşım ve değerli katkın ve Çini sanatını bu kadar sevdirdiğin için teşekkür ediyorum. Sevgiyle.  25.05.2007 0:16
 

Sevgili Tuğba, çini sanatı ile ilgili aldığınız eğitimi epeyce ilerlettiğinizi ümit ediyorum. İstanbul Yıldız Sarayı ve Parkı bünyesinde böyle bir atölye var, Osmanlı'dan yadigar.Burayı görme ve sizin gibi o sanatın erbaplarıyla konuşma şansım oldu. Yeni eleman almadıklarını, meraklılarının olmasına karşın yeni yetişenin olmadığını söylemişlerdi. İsabet olmuş bu sanat eğitimine yönelmeniz. Çok sevindim. Şimdi sizin bu yazınızı okuduktan sonra baharla birlikte bu sözünü ettiğim atölyeye yeniden gideceğim. Sanat çok güzel bir kazanım; topluma da, şahsa da sevginin binbir yüceliğini katıyor. El emeğiniz ürünlerinizi ben satın almak isterim; evimizde emeğinizin yansıması olsun... Bu alanda dilerim ki ilerleme olsun ve kendinizin bir atölyesi olsun. Elbette ki sanat insanı monotonluktan canlılığa, hızlı tempoya, üretkenliğe; bir o kadar da mutluluğa sevk eder. Eğitimini aldığınız bu sanat dalı kolay bir sanat dalı değil... Sizlere kolaylıklar ve başarılar dilerim... Sevgilerimle...

Cemal Hüseyin Çağlar 
 21.11.2006 21:18
Cevap :
Şevk veren sözleriniz için teşekkür ederim, öncelikle. Henüz yolun başındayım zamanla daha iyi olacağına inanıyorum, çini sanatının gerçek erbabı eğitmenimiz böyle söylüyor. Ürünlerimizin bir kısmı satışa da sunulacak ilerleyen günlerde. O gün geldiğinde size bu konuyla ilgili detaylı bilgi vermek isterim seve seve. Dışardan bakıldığında, kolay gibi görünse de incelikleri, detay gerektiren çalışmalar bir hayli fazla sizin de belirttiğiniz gibi. Ayrıca, öyle motive eden, terapi gelen bir katkısı var ki bu sanatın, son zamanlarda yaşadığım stres veya olumsuzlukların hepsini çini sanatı sayesinde kolaylıkla geride bırakır oldum.Sanatın herhangi bir dalı ile ilgilenmek başlı başına keyif, rahatlama ve ileri seviyelere geldiğinde ekonomik katkı sağlıyor. Yazma isteğimin artmasında katkısı olan yazarlardan biri olarak, her zaman ki katkı ve desteğiniz için teşekkür ederim. Sevgi ve saygılarımla.  22.11.2006 15:03
 

birsanatı tanıtığın için ve tat almamızı sağladığın için teşekkürler...

Ali BAKMAZ 
 20.11.2006 9:25
Cevap :
Ali Bey, tad almanızı sağlamak beni mutlu etti. Bu sanatı öğrenmek isteyip, ilgilenirseniz okurken alduğınız keyfin iki katına çıkacağını şimdiden söylemek isterim. Katkı ve yorumunuz için teşekkür ederim.  20.11.2006 17:11
 

Sevgili Tuğba, Bu uğraşın sana verdiği yaratma heyecanını yazında bana da geçirdin. Kolay gelsin ve ellerine sağlık...

ni 
 17.11.2006 20:27
Cevap :
Fırçayı elime aldığımda, ilk tabağı yaptığımdaki heyecan kelimelerle ifade edilmesi zor, yaşanması gereken bir duyguydu. Heyecanının uğraşı haline getirecek süreklilikte olması dileğiyle, paylaşım ve katkın için teşekkür ederim.  18.11.2006 0:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 909
Toplam mesaj
: 267
Ort. okunma sayısı
: 2331
Kayıt tarihi
: 01.08.06
 
 

Kompozisyon derslerini biraz daha fazla önemsediğim, uzun cümleler kurmaya başladığımdan bu yana sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster