Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mart '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
321
 

Yenilik gerek

Yenilik gerek
 

Milliyet Blog'un diğer blog sitelerinden çok farklı bir yapısı olduğunu daha ilk görüşte anlamıştım.

Bu farkın aslında 2 önemli nedeni vardı.

1-

Milliyet gibi dev bir basın gücünün desteğini almış olması.

2-

Tek bir sitede onlarca konulara ayrılan ilk ve tek blog sitesi olması.

Ayrıca blog siteleri içinde editöryal gözden geçirmenin olduğu tek siteydi.

Tabii bu bazen moral bozabiliyordu, bazı bloglar geç yayınlanıyor ya da yayınlanmıyordu.

Zira ilk günlerimde ''bu yazı sizin değil'' diye bloglarımın yayınlanmadığı da oluyordu.

Biraz gezip blogları okuyunca anladık ki aslında burası bir internet sitesinden çok bir dünyayı barındırıyor.

Dünyada ne varsa burada da vardı.

İyi ya da kötü.

Bana göre Milliyet Blog, hayatta belli bir yere gelmiş, belli bir yaşın üzerindeki insanların tecrübelerini paylaştığı bir ortam.

Genç yazarların sayısı fazla değil.

Yazanların çoğu da bir süre sonra bırakıyor.

Bunun en önemli nedeni de MB'den çok fazla beklenti içine girilmesi.

Milliyet ismi insanlarda popülerlik düşüncesi oluşturabiliyor.

Fakat şu anda yaş ortalaması ortayaş sıralarında olan bu sitede zamanını internet başında geçiren (evde ya da işte) insanların gördüklerini, yaşadıklarını yazdığı bir paylaşım platformu.

Bunu tanımın siteye yeni giren insanların çok iyi anlaması gerekiyor.

Zira son zamanlarda, gerek Milliyet Blog'un kurumsal performansı gerekse yazarların kişisel durumları (tartışmalar vs..) bir yaprak dökümü yaşıyoruz.


***

Aybaşında Can Yayınevi'nde Orkun Uçar gibi yeni nesil yazarların bulunduğu bir toplantıdaydım.

Konu, Türkiye Blog Yazarlığı.

Toplantının sonunda varılan ortak kanı Blog konusunda temel bir modelin olmamasıydı.

Yani blog yazarak ünlenen ya da para kazanan insanların bulunmaması insanları bir süre sonra soğutabiliyordu.

Amacı paylaşım olan birisini okunma oranı, para, ün gibi şeyler etkilemese de son dönemde yaşanan krizlerden etkilenen insanların fazla olduğunu görüyoruz.

Burdan Milliyet yöneticilerinden dileğimiz Blog'lara daha fazla önem verilmesi yönünde.

Biliyorum, bu tarz istekler çok kez dile getirilmiştir ancak kullanıcıları heveslendirecek birşeyler gerekiyor siteye.

Yoksa yaprak dökümü artacak, emekler boşa gidecektir.

Özgün Kaplama

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bendeniz cennet kuşu, aklıma gelen şeyleri hep not alıyorum. Dün,"özgün kaplama" diye not almışım. Neden aldım,biliyor musun?Şimdiye kadar maalesef sayfana hiç bakma fırsatım olmadığı halde, gerçek mi takma ismin mi bilmiyorum.Bana çok ilginç geliyor. En ilginç isimli blogger" diye bir blog yazmayı düşünmüştüm.Bugün gelen MB bülteninde ismini görünce, hemen tıkladım. Yazın güzel.Polemikten kaçmak lazım. Kırıp dökmek hele...Berbat, berbat!..

mamut 
 05.03.2008 18:16
Cevap :
Gerçek ismimdir takma isim kullanmıyorum. İlginçde olsa isim isimdir işte. Teşekkür ediyorum.  05.03.2008 19:49
 

Yazınızı okuduğumda hemen bu yorumu yazmak istedim. Kendi adıma ne ün, ne şöhret, nede para kazanmak için yazmadığımı ben kendim Zeynep olarak biliyorum. Tabi başkaları ne düşünür bilmem. Kendimi yazar olarakda görmüyorum. Sadece ben yazan olarak MB varım. Yazmayada devam edeceğim. Dostluklara gelince iyi dostlar kazanılır. Yeterki iş hakaret boyutlarına varmasın. Kalpler kırılıp incinmesin. Neyi pay edemiyorlar onuda anlamış değilim? Herkesin mutlaka anlatacak birşeyleri oluyor. Görüşlerini beyan ederek blog düzenleyen dostlar buraya kimseden hakaret görüp aşağılanmak için gelmiyor. Herkes haddini bilecek ve edebi ile yazısını sayfasında yazısını yazacak. Üye arkadaşlarına saygısı yoksa okuyucuya olacak. İşte bu kadar Sevgili Özgün... Kimsenin kimseden bir üstünlüğü yoktur. Herkes eşittir diye biliyorduk ama gördük ki eşit değilmiş. Bazı MB üyeleri editörleri eleştirirken aynı hataya kendileri düştüler. Aynı senfoniyi onlardan da dinlemeye başladık. Selamlar sevgiler...

Zeynep Gülay 
 02.03.2008 23:23
Cevap :
Söylediklerinizde haklısınız ama yazıda da belirttiğim gibi uranın dış dünyadan da pek farkı yok aslında her zaman sözleriyle eylemleri çelişenler olacaktır. Teşekkürler.  03.03.2008 16:03
 

*HEMEN MORALLER BOZULMASIN, *HER ŞEYLER SORULMASIN.... *SAKIN BİZLERE KÜSMEYİNİZ, *SEPET SEPET YUMURTA, *SAKIN BİZLERİ UNUTMA, *UNUTURSAN KÜSERİZ.... *GÜL YÜZLERİNİZDEN ÖPERİZ.... **************************** YÜKSEK MORAL + ÇOK SEVGİ + ÇOK SAYGI....................................... SEVGİLER & SELAMLAR.......NECİP KÖNİ - ADANA / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 02.03.2008 20:18
Cevap :
Moraller bozulmuyor merak etmeyin sadece bir temennide bulunduk. Sağolun..  02.03.2008 20:32
 

Bunu aklım almıyor Özgün Bey. Benim de dikkatimi çekiyor bu. Böyle incitici tavırlar içinde olmamız bize ne kazandıracak? Hep kavga içindeyiz bundan mı acaba. En azından burada dostluğu yaşamalıyız. Sanal dostluk gerçeğe dönüşebilir yaşamda. Alıştırması olur burada. Kötü mü?

Ahmet Balcı 
 02.03.2008 18:59
Cevap :
Bana göre artık sanal-reel ayrımı da kaşmadı yani çeşit çok eğer kötü insan kötüyse her şekilde size kötülüğü olabilir. Kırıcı olmamak adına yapılacaklar kişilere kalıyor elbette.  02.03.2008 19:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 309
Toplam mesaj
: 54
Ort. okunma sayısı
: 1358
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Küçük bir kız çocuğu masumiyetidir yazmak, her satırı her cümleyi her kelimeyi tekrar tekrar gözden ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster