Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '08

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
224
 

Yenilikçi Dalga

Yenilikçi Dalga
 

Teknolojik dönüşüm çağında iş dünyasında başarılı olmanın yolu yenilikçilikten geçiyor.

Birinci sanayi devriminden bu yana en az altı yenileşme dalgası yaşandı ve bunlardan her biri, ekonomik refahı destekleyen teknolojileri geliştirdi.

- Birinci dalga (1785 – 1845)T : Tekstil, demircilik, su gücü ve mekanizasyon; modern ticaret gelişti.

- İkinci dalga (1845 – 1900 ) : Buhar gücü, trenler ve çelik kullanımı doğdu.

- Üçüncü dalga (1900 – 1950) : Elektrik, kimyasal maddeler ve otomotivlerin egemenliği yaşandı.

- Dördüncü dalga (1950 – 1990): Elektronik, petrokimyasallar ve uzay yarışı.

- Beşinci ve Altıncı dalga (1990 -2020) : Dijital ağlar, biyoteknoloji, yazılım bilgi teknolojileri’ni yarattı. Sürdürülebilirlik, Radikal Kaynak Verimliliği, Toplam Sistem Tasarımı, Biyolojik Taklit, Yeşil Kimya, Endüstriyel Ekoloji, Yenilenebilir Enerji ve Yeşil Nano Teknoloji, 21.yy da Sürdürülebilir Ekonomi kavramı içine girmeye başladı.

Bunun temel nedeni, son 100 yıl içindeki insanların ürün ve hizmet yaratıp, satma süreçleri bedellerinin ekosisteme ödettiği faturanın çok ağır olması. Üretimden tüketime, daha bütüncül düşünmek ve her adımda akıllıca kararlar vermek zorundayız. Bunun için; tüm kaynakları verimli kullanmak, tüm ürün imalatlarında doğayı taklit etmek ve insan – doğa sermayesini güçlendirecek şekilde yönetilmesi gerekiyor.

Dünya Sürdürülebilir İş Konseyi, Ekolojik verimliği şu şekilde tanımlıyor:

- Ürün ve hizmetlerde kullanılan malzemeyi ve enerjiyi azaltmak,

- Zehirli maddelerin yayılmasını azaltmak,

- Geri dönüşümü arttırmak,

- Yenilenebilir kaynakları azami seviyede kullanmak,

- Ürünlerin daha dayanıklı olmasını sağlamak,

Daha yeşil üretime yönelik kurumsal hareketin belki en tepe noktası, General Elektrik’in “ ekolojik hayal gücü” kavramını duyurması oldu. GE Yönetim Kurulu Başkanı J. Immelt; “Çevreyi iyileştirmeye katkımız olacağına ve bu sırada para kazanabileceğimize inanıyoruz.” dedi.

Sürdürülebilirlik savunucuları, şirketleri “üçlü kar hanesi” hazırlamaya teşvik etti; bir yandan kar edilirken, diğer yandan insanları ve gezegeni korumak.

Bir şirketin temel değerini arttırmada;

- Sektörel performansta liderlik,

- Kurumsal yönetişimin artması,

- İtibarın ve marka değerinin artması,

- Pazar payı ve ürün çeşitliliğinin artması,

- Alanında en yetenekli kişilerin işe alınması ve korunması,

- Çalışan verimliliği ve sağlığının iyileştirilmesi,

- İş yerinde iletişim, yaratıcılık ve moralin yükselmesi,

- Değer zinciri yönetiminin gelişmesi,

- Hissedar ilişkilerinin gelişmesi.

Sürdürülebilir bir toplum yaratmak için, tüm ürün ve hizmetleri üretme ve sunma sistemlerimizi değiştirmemiz gerektiğini fark etmek ürkütücü. Ancak elimizdeki kanıtlar, lider rol oynayan şirketlerin daha fazla kar ettiklerini gösteriyor.

Girişimciler için, bu yenilikçi dalgadan yararlanabilecekleri büyük bir ekonomik pazar var.

Kay. D.D.2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 271
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 42
Ort. okunma sayısı
: 699
Kayıt tarihi
: 13.10.07
 
 

1959 Sinop Bektaşağa Köyü doğumluyum. Yaşamda, anlaşılacak bir şeyi olanlara ve bunu öğreti yapan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster