Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Kasım '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
762
 

Yenilmez Armada Galatasaray!

Yenilmez Armada Galatasaray!
 

O da olmasa!


Galatasaray bir süredir,atak yapma ve gol atma yeteneği olmayan, buna karşın iyi mücadele eden ve“takıma benzer” gibi oynayan bir takım hüviyetinde.

Hala “takım” değil, hala “organize” değil.

Maç boyunca rakip kaleye gitmek isteyen, gol yapmaya çalışan bir Galatasaray göremedik. Maçın sonlarında Beşiktaş’ı savunmada kendisinden eksik mevcutta yakaladıklarında bile golü düşünmek yerine Galatasaraylı 3-4 futbolcu sağ kanatta al gülüm ver gülüm kendi aralarında paslaştılar.

Galatasaray Mersin ile sahasında 0-0 berabere kaldıktan sonra şimdi de deplasmanda 0-0 berabere kalarak “yenilmez armada”!! olma yolunda ilerliyor.

Maç sonrası Fatih Terim, “Maç her iki takıma da gitti geldi” derken neyi kastetti anlamadım. Demek ki bu oyundan memnun!

Maça gelince.. İnönü’de Galatasaray oyuna iyi başlar gibi oldu. Cılız iki tehlikeden sonra Beşiktaş oyunda üstünlüğü eline aldı ve son 10 dakikaya kadar sürdürdü. Son 10 dakikada ise iki takımın da orta sahaları oyundan düşünce, her iki takım adına da gol olabilecek bir oyun izledik. Ancak son paslarda yapılan yanlış tercihler ve yorgunluk, maçta gol görmemizi engelledi.

Galatasaray’da Engin, Kazım, Ayhan’ın yerine bizim mahalleden 3 futbolcu koysak, Galatasaray daha fazla adamla oynamış olurdu. Ben bile oynasam, Kazım’dan daha fazla kaleyi veya kanattan gitmeyi düşünürdüm. Riera birkaç kendini bilen hareket yaptı ama savunmaya katkısı sıfır.

İnönü’de tek bir kahraman vardı: Muslera! Uzun süredir bir maçın sonucuna bu kadar etki eden bir kaleci görmemiştim. Yan toplarda hâkimiyeti, sert şutları elinden sektirmemesi, inanılmaz reflekslerle çıkardığı toplar ve oyuna konsantresi mükemmeldi. Dört dörtlük bir maç çıkardı.

Takımın en iyisi (hem de açık ara) kalecinizse, rakibin iki topu direkten dönmüşse ve siz maçın her iki tarafa gidip geldiğinden bahsediyorsanız, ben sizin inanılırlığınıza şüpheyle bakarım.

Galatasaray’ın devre arasında “şiddetle” iki kanada da hızlı birer adam, ofansif yaratıcı bir orta saha oyuncusu ve adam geçebilen mücadeleci bir golcüye ihtiyacı var. Kim ne derse desin, bu iş Elmander’le de olmaz.

Şu maçı izleyip “Maç her iki takıma da gitti geldi” diyen bir teknik adamdan ben, devre arasında olsa olsa "savunmaya takviye" yapmasını beklerim.

Transfer ekibi, haydi rasgele!

**********

NOT:

Beşiktaş’ın Almeida ile bulduğu golde faul Ujfalusi’ye yapıldığı kanaatindeyim. Ancak faul olmasa bile bunu “sayılmayan gol” olarak yorumlayanlara katılmıyorum. Çünkü Muslera bu topu çıkarabilecek bir pozisyonda olmasına rağmen hakemin düdük çalması nedeniyle hareketlenmedi.

Ebue’ye üç kez çeşitli zamanlarda atılan yabancı maddeler nedeniyle Beşiktaş seyircisi ayıp etti ancak Ebue de biraz abarttı. Her ikisine de olumsuz bakıyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mustafa Pektemet ile Ujfalisi'nin pozisyonuna basketbol maçlarında ribaund mücadelelerinde bile faul çalınmıyor. Pozisyonun devamında Muslera'nın o şutu çıkarabilmesi için ise Red Bull içip kanatlanması lazımdı.

Tevfik Soylu 
 20.11.2011 23:13
Cevap :
Size katılmıyorum..  21.11.2011 20:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 293
Toplam yorum
: 469
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 1058
Kayıt tarihi
: 07.11.08
 
 

Sporun bir kavgadan çok; ahlak, mücadele, eğitim, zeka ve dürüstlük olduğuna inanıyorum. Doğaya, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster