Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
561
 

Yeninin düşmanı çok olur.

Yeninin düşmanı çok olur.
 

Bırakın yeni ısıtsın sizi, yüreğinizi... Tutun avucunuzda. Ve aydınlanın ışığınd sönmeyen fener gibi


Yeninin düşmanı çok olur.

İnsan, doğası gereği muhafazakardır güzel okuyucum. Bilinçaltı ve içgüdüleri önce mevcut olanı, elinde olanı korumaya güdüler, motive eder her zaman insanı.

Nitekim bu yüzden, toplumsal hayatta da, siyasal ve ekonomik hayatta da muhafazakar olanlar, tutucu olanlar, sütatükocular çoğunlukta olmuştur. Ve insanın doğası gereği, olmaya da devam edecektir.

Ama buna karşılık, bireysel ve toplumsal açıdan pozitif değişim ve gelişimin, ezici bir üstünlükle öncüleri, yenilikçiler olmuştur güzel halkım.

Düşünsenize bir... İnsanlar da hayvanlar gibi sadece içgüdüsel olarak hareket etseydi eğer; halimiz nice olurdu? Ve nesiller boyu, doğumdan ölüme kadar, ana, babamızdan öğrendiğimizle kalsak; ve de ölüp giderken tüm yaşam tecrübemizi gelecek kuşaklara bırakamadan, sadece kendi yaşadığımızla kalsak... Yaşamın bize hediyesi olan acı tatlı tecrübelerden yanlız kendimiz faydalansak... Ha bire yerinde sayıp dururdu uygarlık. Tıpkı yüzlerce yıl aynı hayatı yaşayıp aynı şekilde ölen hayvanlar gibi...

Durumu başka bir örnekle desteklersek eğer; herhangi bir konuda denenmemiş, yeni bir şey yapacağınızı söyleyin; en sevdiğiniz, en güvendiğiniz insanlara... En ummadığınız arkadaşlarınızın bile zerre düşünmeden, sorgu sual etmeden nasıl da karşı geleceklerini, o işi nasıl yapabileceğinizi değil, nasıl başarısız olacağınızı şaşmaz bir iştahla anlattıklarını göreceksiniz.

Sakın ha! şaşırmayın bu duruma. Çünkü kolay olan mevcutu korumaktır. Yenilik her zaman zorlar bireyi ve düzeni. Yenilik alışkanlıkları bir yana koymak, bilinmeyene yol almaktır bir bakıma. O yeniliği deneyen, bireye ve topluma deklare eden için, bazen yorucu, bazen de maddi, manevi maliyeti yüksek olsa da bu kavganın; kavga da ilk vuran kazanır misali; proje tuttuğunda yükünü alan yenilikçi, Kaf dağını aşmıştır bile,

Mevcut düzenden, yani eskiden nemalanan, yeniye düşman olur. Yaşı geçen, zamanı geçen, yeniye düşman olur. Ufku dar olan, günlük düşünen, tabi ki düşmandır yeniye. Kendine güvensiz, öz saygısı eksik olan, eskicidir. Öcü gibi korkar yeniden. Tıpkı kundaktaki bebek gibi. Yeni gelince kaybedecek çok eskisi olan, kan düşmanıdır yeninin. Her yeni, kişisini de kendi getirir peşinde. Tıpkı eskinin yer vermediği gibi yeniye. Eski yeniye düşman; yeni eskiye tehdittir her zaman. Tehdit altında olan da refleks olarak savunmaya başlar kendini. Tıpkı eskinin yeniye ördüğü duvarlar gibi.

Siz de değişimden, yeniden yanaysanız eğer, "Bismillah" demeden önce yeniye; iyi düşünün. Çünkü yeninin dostu az, düşmanı çok olur. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli arkadaşım gene bir yazınızı daha keyifle okudum. Değişim insanın kendini yenilemesidir ama tabi iyi anlamda... Bazı değişimler radikaldir ve cesaret, yürek ister ama eğer bu değişim menfaatiniz uğruna ise biraz, sabır, biraz emek ve biraz da özgüveninizle beslendiğinde meyvelerini de toplarken büyük mutluluk duyarsınız. Elinize sağlık, selamlar

YEŞİM BUYURGAN 
 16.04.2011 7:44
Cevap :
Yeşim hanım meraba. yazıya boşverin. Siz sağlığınızdan haber verin. Nası?l Düzeldiniz mi? Yeni - eski meselesine gelince... Ben de sizin gibi olumlu ve faydalı olmak kaydıyla, yeniden ve değişimden yanayım. Cemce sevgilerimle...  16.04.2011 10:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1286
Toplam yorum
: 3555
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1668
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek O..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster