Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ocak '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
671
 

Yeniyıl dilekleri

YENİ YIL DİLEKLERİ

Yeni… Yepyeni… Adı üstünde yeni bir yıl daha geldi yeryüzüne…

Beklenen umutlarla; yeni doğmuş bir bebek gibi, koca bir yılda; geçireceğimiz aydınlık günlerin arzusundaki bir koca yıl…

365 GÜN…

Sayıp sayıp tükettiğimiz, kadrini kıymetini bilmediğimiz yaşam gibi geçip giden günlerimiz…

Eskisini aramadan, eskinin anılarına “elveda” demeyi beceremeden; geçirdiğimiz günler…

Şimdi uzakta bir yerlerde; geçmişin bilançosunda; yaşamın yaşanmışlığında; aşkımızda, acılarımızda; hayatımızın odak noktasında 2009’un ilk saatleri de vardı…

Şimdiyse; geçmişimize eklenmiş bir takvim yaprağı 2009 senesi..

2010 İSE YENİ, yepyeni umutlarımızın dilekçesi gibi; isteklerimizi sıraladığımız hayat kurtaran geleceğimizin bir reçetesi olmasını, iyileştirmesini istediklerimizde; doktora sunduğumuz, “yaz bu ilacı dediğimiz bir çare” dediğimiz sesli ve sesiz tüm dilekten maada umutla örtüşen insani yaşam hakkımız…

İyi yaşam hakkı…

YAŞAMA HAKKI İSTİYORUZ YENİ YILDA… GELECEK ÖBÜR YENİ YILLARDA DA…

Küçük bir çocuğun yaşamayı daha öğrenmeden aç olmayı öğrenmesi…

Daha yaşamadan; dünyanın gözü önünde katledilmesi…

Gencecik fidanlarımızın; Mehmetçiğimizin, askerimizin; teröristlerin kalleş baskınlarında; şehit edilmesini istemiyoruz…

Annelerimizin ağlamasını; istemiyoruz…

Geleceğimiz gençlerimizin için iş istiyor, hayat pahallılığına bir çare istiyoruz…

Emeklilerin maaşlarına iyileştirme ile zam istiyoruz…

Aş ile dünyasal aşk, insani aşk ve sevgi ile saygılı toplumda; ekonomik sıkıntısız, işsizliğe çözüm bulunacak bir dünyada yaşam istiyoruz; yeni gelen yılda.


Yılbaşında; ekmek bulamayan insanları düşünen olur mu diye düşündüm.

Tok açın halinden anlar mı sözünün boşuna edilmediği kanaatiyle; günün koşuşturmasında; yemek yemeye fırsat bulamayınca açlığı düşündüm…

Bir lokma ekmek için çocuk yaşta açlıkla savaşan çocukları düşündüm…

Utandım acizliğimden… Sıkıldım o manzarayı gözümün önüne getiren hayatın acımasız yüzünde yüzüme bakan o masum çocuk yüzden..

Anneye, babaya ve toplumun her bireyine; bu bağlamda düşen görevleri düşündüm…

Peçete satan bir ihtiyarı görünce; günün son gününde; büsbütün efkârlandım…

“Ben dilenci değilim kızım, mendil satıyorum ekmek parası için…”diyordu ihtiyar…

Bir mendil aldım, elli kuruşa… Yeter miydi ki, ihtiyarın ekmek parasına…

İkincisini alamadım… İşsizdim çünkü…

İŞ istedim kendim için yeni yılın son günündeki dualarımda…

Hastanede yatan amansız hastalar için şifa istedim, Yaratanıma sıraladığım isteklerimde…


Bir lokma ekmek için, daha iyi yaşam hakkım için; milletim için, ülkem için; en müreffeh günleri ve sınıf farkı olmayan insanları görmek istedim gelecek 2010…2100..2500’lerde…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 566
Kayıt tarihi
: 05.10.08
 
 

İşletrme  ve sosyoloji okudu, halen Ege Üniversitesi İktisat Fakültesi Yüksek Lisans  öğrencisidi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster