Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '08

 
Kategori
Spor
Okunma Sayısı
455
 

Yer - gök inlesin

Yer - gök inlesin
 

Böyle bir maç için ne desek, ne yazsak nafile. Hani kelimelerin anlamsız kaldığı anlar olur ya, işte öyle bir andır bu maç. Tekrar tekrar izlenmesi gereken, nesilden nesile anlatılacak bir destan yazıldı dün gece.

Türkiye, dünya futbol tarihinde eşine az rastlanır türden bir başarı elde etti. Sevin Türkiye, sevin Türk halkı..

Neresinden bakarsanız bakın, zor bir maçtı bizi bekleyen. Sakatlarımız vardı. Cezalılarımız vardı. Rüştü konusunda kararsızlık vardı. Formda mıydı? Oynayabilir miydi? Terim yine bir inat uğruna yanlışa düşer miydi? ... Çek Cumhuriyeti'ni eledikten sonra 5 gün bu düşüncelerle geçmişti.

Dünya basını Hırvatistan'ı favori gösterirken, Türkiye için Çeyrek Final'e çıkmasına rağmen hala küstah yorumlar yapılırken biz takımımıza güveniyorduk. Nasıl güvenmeyelim? O takım değil miydi son 15 dakika da maç çeviren. O takım değil miydi kupada yenik durumdan maç kazanan tek takım olan.

Bir mucize daha gelirdi. Geldi de.. Zaman, 1996'da bizi eleyen Hırvatlardan rövanşı alma zamanıydı. Zaman, Türkiye'nin başarı defterine yeni bir satır geçirme zamanıydı.

***

Bu önemli maçta Türk taraftarlar yine yalnız bırakmadı takımımızı. Yöneticisinden, iş adamına herkes akın etmişti maça. Öyle ki bir zamanlar ''Ne Türk'ü yahu, ben Gürcü'yüm, eşim Arap'' diyenler bile Türk olmuştu.

Maçın ilk 90 dakikası hop oturduk hop kalktık. Çok kaçırdık, önemli tehlikeler atlattık. Zaman geçtikçe biz umutlanıyorduk. Nasıl olsa atar bu takım diyorduk. Türkiye'ydi onun adı. Zaferlere alıştırmıştı bizleri..

Hırvat takımından çok hakem yıprattı Millileri. Annesinin Hırvat olduğunu öğrenmiştik ama profesyoneldir, işine duygularını karıştırmaz diye düşündük. Zaten başka şansımız yoktu ama olmadı. Yok yere verdiği faullerle, sanki sadistçe gösterdiği kartlarla bizi hem bu maçta hemde Almanya maçında zor durumda bıraktı. Tüm kanaat haklarını Hırvatistan'dan yana kullandı. Penaltımızı vermedi.

Hakem, hakemliğini yaptı, bizim hatalarımızda biraz da şansla 90 dakika gol bulamadık. Uzatmalara gidecektik. Yorgunluk vardı sahadaki 22 futbolcuda.

Yine kaçırdık, yine olmadı ve sanki futbolun ''Atamayana atarlar'' kuralı işledi ve 119. dakikada, Rüştü'nün büyük hatasıyla golü yedik. Kahrolduk, yıkıldık. Türk seyirciler de matem havasına büründü.

Fakat Türkiye yine bizlere büyük bir ders verdi. Ne olursa olsun pes edilmemesini gerektiğini öğretti ve Semih çıktı sahneye. 120+2'de Hırvatları yıkan, bizi sevince boğan golü attı. Maç penaltılara gidecekti.

Son saniyede gol yemek Hırvat takımının moralini alt üst etmiş olacak ki 3 penaltı kaçırdılar. Sevinen biz olduk. Yolumuza devam ediyoruz.

***

Sırada Almanya var. Bu sefer durum daha da zorlu. Biz yine umutluyuz. Türkiye Almanya'yı da geçer final biletini alır diyoruz. Dünya şaşkın, biz mutluyuz.

Yine son saniyelerde maçı çevirdik ve kupada yenik durumdan beraberliği bulan nadir takımlardan birisi olduk. Bu hırs, bu azim oldukça önümüz açıktır. Futbol bazen de inanmaktır. Biz inandık, finale gözümüzü diktik.

Tarihe geçecek bir maçtı. 119. dakikada yediğimiz golden sonra 2 dakika hissettiklerimizi de uzun bir süre unutamayacağız...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 309
Toplam mesaj
: 54
Ort. okunma sayısı
: 1358
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Küçük bir kız çocuğu masumiyetidir yazmak, her satırı her cümleyi her kelimeyi tekrar tekrar gözden ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster