Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

02 Aralık '07

 
Kategori
Doğal Hayat
Okunma Sayısı
5540
 

Yer Altında Besin, Yer Üstünde Zehir!

Yer Altında Besin, Yer Üstünde Zehir!
 

İspanyolların Amerika' dan getirdikleri bu bitkiyi, atalarımız nasıl benimseyebilirlerdi? Çiçekleri ya da meyveleri yenirse insanı öldürüyordu! Köklerinin ucunda sarı topaklar meydana geliyordu ama bunlar aydınlıkta olgunlaşırsa yine zehirli bir madde oluyorlardı. Karanlıkta saklamak koşuluyla, yalnızca sarı topakların yenilebileceğini tahmin etmek için gerçekten kahin olmak gerekirdi.

Tohumu cılız sürgün veren ama buna karşılık, yer altında gelişen yumrularının bir tanesi toprağın içerisinde bırakılırsa, çok verimli olan garip bir bitkiydi bu... Öyle ki bu sarı etli yumrudan on, yirmi, hatta daha çok başka, yumrular elde ediliyordu!

Şimdi insanlar tarafından çok beğenilen, günlük besinlerimiz arasında önemli bir yer tutan, gelişmesini yakından izlemeye değer bu bitki, patatestir.

Nisan ayı, üretimi bol olan patatesi incelemenin tam zamanıdır. Bu mevsimde, bütün doğadaki yenileşme hareketine kendini kaptıran patates de ilkbaharın çağrısına uyar, bütün bitkiler gibi o da filizlenir. Lakin bu filizlenme gelişi güzel olmaz. Her bitki gibi, bu topağın da, ya da bilimsel adıyla yumrucuğun da, bir üstü ve altı vardır.

Yumrucuğun üst yanında, içerisinde küçücük bir çıkıntı bulunan çentikler bulunur. Patatesin filizlendiği şu sırada, üstteki çentiklerden yukarıya doğru, üzeri ince tüylerle kaplı, yeşil ve mor renkte küçük saplar yükselmektedir. Bunlar, bitkinin tomurcuklarıdır. Bu sapları toprağa gömecek yerde açık havada bırakırsak gerçek saplar gibi yaprak açıp büyüyeceklerini görürüz. Yumrucuğun üzerinde, bu yaprakların yanı sıra, beyazımsı şişlikler de belirir. Bunlar ileride kök olacaktır.

Patates kabuğunun buruşuklukları bitkinin alt yanında daha seyrektir ve bu kısımda, geçen yılki saptan artakalan küçük bir parça göze çarpar. Özet olarak diyebiliriz ki patates, geçen yıldan artakalan ince sap parçasının besin olarak birden şişkinleşmesi ve yukarıya, toprağın dışına doğru, yaprak açmış bir sap şeklinde uzamasıdır. Patates bir kök değil, şişkin bir kısımdan sonra sap şeklinde uzamış bir saptır.

Toprağın altına yerleştirilecek yumrucuğun topraküstü sapları, birkaç hafta sonra yerin dışına çıkacaktır. Bir süre sonra çiçekler, küçük yeşil eriklere benzeyen meyveler verecektir. Bu arada, toprakaltı sapı da yerin altında gelişir. Sağından solundan çıkan başka saplar da kollara ayrılırlar ve her birinin ucunda birer patates irileşip büyümeye başlar. Demek ki yerin altına konulan yumrucuktan birçok toprakaltı ve topraküstü sapı çıkar. Yalnız toprakaltı sapları patates verdiğinden bahçıvan, elinden geldiği kadar, sapları toprakla örtmeye bakar. İşte bu yüzden bahçelerde, tarlalarda, patates saplarının dibine toprak yığarlar.

Peki ama patatesi meydana getiren, bu sarı renkli, tadı hoş madde nedir, nasıl ortaya çıkmıştır? Bir ağacın gövdesi nasıl aynı zamanda onun sapı sayılıyorsa patates yumrucuğu da bir saptır. Ağaç gövdesinin, klorofil aracılığıyla yapraklar tarafından emilen havadaki karbondioksitten meydana geldiğini biliyoruz. Patates için de durum aynıdır... Nişastadan ibaret olan yumrucuğun içerisindeki sarı madde, bilimsel adıyla "fekül", havadaki karbondioksitten meydana gelir. Vücudumuzu beslediği ve güçlendirdiği için iyi bir yakıt sayılır.

Yumrucuğun irileşmesine sebep olan fekülün kaynağı yapraklar olduğuna göre patates bitkisinin sağlıklı ve gür yapraklı olması gerekir. Bu yüzden bahçıvan, patates bitkisine çok emek verir, ona özenle bakar... Yapraklarını kemiren böcekleri yok etmek için zehirli tarım ilaçları kullanır. Bu böceklerin en tehlikelisi patates böceğidir. Larvası çok oburdur, doymak bilmez. Bahçıvan, bitkinin besisuyunu emerek yaprakları kurutan birtakım mantarlara karşı da ayrıca sıvı ilaçlar püskürtür.

Eskiden yüzüne bile bakılmayan bu bitki böylece besinlerimiz arasına girdi ve çok tutuldu. Ne var ki onu beğendirmek için zehirli yeşil yaprakların altında yatan zararsız ve besleyici yumrucuğu keşfetmek gerekiyordu. Bu işi yaparak patatesi bize kazandıran Parmentier' ye teşekkür etmemiz gerekir!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Demek yaprakları zehirliymiş patates bitkisinin, ilginç... Sevgiler.

Baterist Kızı Melisa 
 28.12.2007 15:16
Cevap :
Maalesef ve zamanında çok ölen olmuş bu sebeple... Sevgiler...  28.12.2007 15:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1907
Toplam yorum
: 4304
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 2997
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster