Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
697
 

Yerli, yersiz hatta gereksiz!

Açıklamaları görünce, ilkokulda bir kez şahit olduğum ama benden önceki nesillerin zihinlerine kazınan bir ‘gelenek’ canlandı bende.
‘‘Yerli Malları Haftası’’!
Hatta şiiri de ‘yeli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı’ gibiydi.
İlkokul birince sınıfta gördüğüm enteresan manzaranın bende bıraktığı tek hasar, fındık ezmesi alışkanlığıyla sınırlı kaldı allahtan!
En şanslılarıydım sanırım, fındık ezmesiyle sıyrılıp başka yaralar almadan, bu zihniyetin akımına kapılmadan yırttım. Ama zihniyetin çelişkileri peşimizi hiç bırakmadı. Çoğumuzun farkındalık ve muhakeme kasları çok erken yaşlarda gelişiverdi.

Bir ülke düşünün izlenebilen tek televizyon kanalı var. Bu kanalda yabancı çizgi filmlerle büyüyen çocuklarına, okulda ‘yerli malı yurdun malı’ edebiyatı çekiliyor!.
Üstelik yerli malları haftasında herkesin nedense evden bir şeyler getirmesi icat edilmiş ama yiyeceklerin yanında Coca Cola içiliyordu.
Ya da çantalardan çıkan ‘Kinder’ yumurta çikolatalar, yerli malı haftası kutlamalarını daha da ilginç kılardı!
Çocuklara soran olsa ‘Kinder mi yerli mi, nedir diye’?
Bilmeyenler tadına bakacaklar haliyle. Olay bu kadar basit. Tadına bakmak.

Bir de dönemin korkunç bir canlandırması vardı. Parasını çikolataya kaptırdığı ifade edilen bir çocuğa, parası olmadığı için hiçbir meyva yanaşmayıp ‘parasız çocuk bizden uzak dur’ işkencesi resmi ellerin ürünüdür bu ülkede!
Meyve yeme alışkanlığım sırf bu yüzden oturmamış olabilir! Şüpheliyim!
O günler geride kaldı kalmasına ama mirası hala aramızda. Yani o zihniyet hala var.

Tüm bunları yazdıran vesilenin tabii ki bir hikayesi, bir de kahramanı var.

Olay, CNR Expo Fuar alanında düzenlenen 13. Uluslararası Metal İşleme ve Teknolojileri Fuarı’nda (TATEF 2010) geçiyor.
Kahraman ise Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün.

Fuarda bir çok iş makinesi bulunuyor ama özellikle CNC (torna tezgahının bilgisayarlı teknolojik versiyonu) tezgahların ön plana çıktığı bir fuar.
Ve bu cnc tezgahların çoğu, hatta yüzde 99’u ithal. Almanya, Japonya, Çin ve bir çok ülkeden tırlar ya da gemilerle geliyor. Fiyatları da özellikle KOBİ’ler için ciddi yatırım. Büyük işletmeler ve fabrikalar ise tek tek satın almayıp toplu siparişler veriyor.
Bu makineler öyle basit makineler de değil. Uğraşır didinirseniz tesisi kurup silah bile üretirsiniz. O yüzden her isteyene de satılmıyor. İthalatı ayrı bir işkence. Akreditifi, gümrüğü, bankası ömür törpüsü.
Özellikle üreticiler ve distribütörler, makineyi ne için kullanacağınıza dair detay istiyorlar, alıcıların tesisleri geziliyor. Kimsenin bu makinelerle silah yapılması istenmiyor ve bunun için üreten de, satan da takipçi.
Makineleri kullandığınız sürece distribütörle evleniyorsunuz artık. Çünkü yedek parça ve servis ihtiyacınız hep olacak.

Sözün özü; kuracağınız sisteme dikkat etmezseniz batarsınız! Amaç yerli almak olamaz, işlevsel olmak zorunda. Eğer akıllı işletme sahibiyseniz.
Bunların hepsini zaten çoğu patron gayet iyi biliyor.
Bana bu konuda ehliyet ruhsat soranlar için; liseyi makine teknik, üniversiteyi ekonomi okudum. Lise ve üniversite yıllarım bu firmalarda staj yaparak ve okul ya da yaz dönemlerinde çalışarak geçti. Fuarlarını da çok iyi bilirim.

Konumuza dönelim.
Bu ülke ithal malların hatta sigaraların yasak olduğu günleri de yaşadı. Yadırgamıyorum da. Kolay ülke olunmuyor. Her dönemin kendi zorlukları olduğunun da farkındayım ve eskiden yaşadığımız yerli malları haftasını da yargılamıyorum. Olabilir o dönem öyle düşünüldü, gerekmiş de diyebilirim.
Ama zihniyet için aynı şeyleri söyleyemiyorum. Çünkü o zaman ‘biz rüzgar yaratmıyoruz, rüzgar bizi yaratıyor’ resmi çıkıyor ortaya.
Hep olduğu gibi!
Bu rüzgar da bazen güzel esiyor ama fırtına da var. Zihniyeti taaaa oralardan taşımakla değirmen dönmüyor!

Dolayısıyla Bakan Nihat Ergün'ün bu fuarı ziyareti esnasında söylediği “Makine ithalatına anlam veremediği” ifadelerini nereye oturtacağımı hala düşünüyorum…
Yabancı markaların distribütörleri en azından Türk! yoluna mı girsem, yoksa paranın menşei mi olur kolaycılığını seçsem, çıkamadım işin içinden!

Serbest Piyasa seni ne zaman anlayacaklar acaba?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yerli malı yurdun malı, onu herkes kullanmalı... Ben dışarıdan geldiğini bildiğim hiçbir ürünü, gıdayı ve giysiyi kullanmamaya, 400 milyar ABD doları dış borcu olan bir ülkenin dışarıya daha fazla dövizle borçlanmamasına katkıda bulunuyorum. Tabii kullandığım bilgisayar, cep telefonu ve yazıcı dışında... Serbest piyasa denilen şey piyasası henüz gelişmemiş, kapitalistleri acemi ve kotaları aşamamış bizim gibi ülkeler için büyük tehlikedir, en azından övülecek bir sistem değildir, diye düşünüyorum. Bakınız 87 yıllık Cumhuriyet birikimlerimizin çoğunu o serbest pazarı icat eden Batı'lı şirketler aldılar. 400 bin kilometre metrekare (ülkenin yarısı) toprağımızın altındaki madenleri onlar alıp çalıştırmaya başladılar. Hisseleri IMKB'ye girmiş ola tüm şirketlerimizin %73'ünü elimizden aldılar ve borsayla istedikleri gibi oynuyorlar. Biz Serbet Piyasa'da -amiyane tabirle- söğüşleniyoruz Bahar Hanım. Size yerli mallarını tüketmeyi öneriyorum. Selamla, saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 23.10.2010 19:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 42
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 615
Kayıt tarihi
: 24.05.10
 
 

Habertürk tv`de başlayan muhabirlik günlerinden sonra ekranların bilinen yüzü olarak NTV, Star, Kana..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster