Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '13

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
463
 

Yerli Malı Haftası kutlandı

Yerli Malı Haftası kutlandı
 

Güzel ülkemizin, bereketli, verimli doğasını, insanımızın el emeği ve göz nurunu, ürünlerini bu küçücük örnekte görmek, tatmak, yaşamak güzeldi.


Çocukken ilkokulda Yerli Malı Haftasını kutlardık. "Fındık fıstık çıtır çıtır, hem kan yapar hem ısıtır..." diye bir şarkı öğrenmiştik, onu söylerdik. Bir de okula, daha çok yöresel ve ev yapımı yiyecekler ve içecekler götürür, hep birlikte yerdik.

Son yıllarda bu haftanın okullarda artık kutlanmadığını duymuştum. Zaten, yerli malı üretimi ve tüketiminin özendirilmesini amaçlayan bu tür kutlamaların anlamına ve amacına uymayan koşullar yaşanıyor ülkemizde. Turgut Özal döneminde, ülkemizde döviz ticaretinin serbestleştirilmesiyle birlikte, dışalımın ve ithal mal kullanımının da artışı "Türkiye'de artık her şey var, ne istesen buluyorsun, yasaklar kalktı" şeklinde sözlerle sürekli olumlanıyordu.

Oysa, bizler okullar açılmadan önce, Sümerbank'a gider, okul için yeni ayakkabı, okul forması ya da forma için kumaş, kışın pijama diktirmek için pazen, yazın elbise diktirmek için üzerinde rengarenk çiçek desenleri bulunan basma kumaşlar alırdık. O kumaşların kokusu bile ne güzel olurdu. Elbiseler küçülünce etek olurdu, önlükler ve formalar tanıdıkların daha küçük çocuklarına kalındı bazen... Şimdi yaklaşık 60 yıl önce başlatılan gerek kültürel, gerek ekonomik, gerek endüstriyel alanlarda sinsi sinsi işleyen sürecin sonuçlarını yaşamaktayız. Bu nedenle oğluma, bilinen ezgiyi "Zeytinyağlı yiyelim aman, basma da fistan giyelim aman" diye öğretiyorum. Bir zamanlar dünyayı ele geçiren Türk tekstilinin Çin'e yenik düştüğü dönemde, ısrarla etiketinde Türk Malı yazanları bulup almaya çalışıyorum. Çalışan bir anne olmama karşın hazır yiyecek tüketmemeye gayret ediyorum...

Güllük İlköğretim Okulu'nda yerli malı haftası kapsamında, birinci sınıfların Yerli Malı Günü'nü kutlayacağını öğrenince, bunu haber yapmamak olmaz dedim. Şansımıza geçen Cuma hava güzeldi. Okul bahçesine çıkarılan sıraların üzeri, çoğu ev yapımı ya da bir kısmı yerel dükkanlardan alınmış yiyecek ve içeceklerle donatıldı. Kalabalık sofrada iştahı açılan çocuklar, biraz da birbirlerine özenerek iştahla yediler önlerine konan yiyecekleri, öğretmenler ve bazı veliler de onlara eşlik ettiler. Sofranın bereketi görülmeye değerdi. Emeği geçen tüm velilerin de ellerine sağlık, keselerine bereket.

Güzel ülkemizin, bereketli, verimli doğasını, insanımızın el emeği ve göz nurunu, ürünlerini bu küçücük örnekte görmek, tatmak, yaşamak güzeldi. Çocuklar şimdilik anlamını bilmeseler de anılarında yer edecek, ileride değerini anlayacaklar... Bizler gibi.

 

Gülçin ERŞEN – 21 Aralık 2013 / Güllük

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 134
Toplam yorum
: 101
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 839
Kayıt tarihi
: 06.07.11
 
 

Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu (İletişim Fakültesi) Radyo ve Televizyon Bölümü mezun..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster