Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '06

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
3211
 

Yerli Malı Haftası ve mili mücadele

Yerli Malı Haftası ve mili mücadele
 

Yerli malı, yurdun malı


Milli mücadele eskiden can vererek yapılıyordu. Şimdi de aynı! Bebekler de can veriyor! Bundan yıllar önce; gözünü topraklarımıza diken ve Anadolu toprağının verimliliği karşısında ağzının suyu akan işgalci devletler topraklarımıza saldırdığında; milli mücadelenin anlamını, bu kelimelerin içine koca bir devri dolduracak kadar can vererek yazdık! “Milli mücadele” kelimeleri, harflerin ifade gücünden fazlasını bizim milletçe döktüğümüz kandan aldı.

Anadolu toprağı alev alev yakılınca, yangını söndürebilmek için üstüne milletçe kanımızı akıttık. Ardından da ölen toprağa yeniden can verebilmek için; çocuğu, kadını, yaşlısı demeden hep beraber kollarımızı sıvadık. Köylü toprağını sürdü ve bir avucunda dua, bir avucunda tohum, can verdi toprağa. Yetmedi bu da ve teri ile suladı toprağı. Kentli fabrikasının bacasında duman tütsün diye gece-gündüz çalıştı. Atatürk çizdi yolu ve biz milletçe yürüdük. Olmaz dediler oldurduk. Sonunda bize gelip sizi aramızda görmek isteriz diye teklifte bile bulundular. Aynı vatan sevgisini içimizde yaşatıp, aynı dirayetle de çalışmaya devam edebilseydik eğer bugün bu dünyayı biz yönetiyor olacaktık! Oldurmadılar!

O yıllarda milli mücadele can vererek oluyordu. Şimdilerde ise can vermeye gerek yok. Milli ruhumuzu köreltenlere can vermeyelim yeter. Bizim varlığımız, bizim içimizde kalsın! Bizi kapılarında taviz talepleri ile karşılayanlara, tavizleri altın tepsi ile yollamanın anlamı var mı? Ortadoğuyu kan gölüne çevirenlere, ağzındaki emziğine bile aldırmadan bebeklerin kanını dökenlere “DUR” diyemeyen uluslara, altın tepsi yollamanın anlamı nedir?

Tanıyalım dünyayı. Bilelim dost kimdir, düşman kimdir? Bilelim ki bu vahşette bilerek ya da bilmeyerek, maddi veya manevi sorumluluğumuz olmasın! Tepkimizi harflerin sırtına yükleyerek en fazla bir sokak öteye kadar gidebiliriz. Dünyadaki tek güç para! Para yoksa silah yok! Silah yoksa bebekleriniz ölür!

Bundan böyle ben bir tek kuruşumu bile mecbur olmadıkça ülkemin sınırları dışına göndermeyeceğim. Vergi olacaksa benim devletime olacak! Yatırım olacaksa benim vatanıma olacak! Yeni iş imkânları olacaksa da benim milletime olacak!

Bir ürünü alırken barkod numarasının mutlaka 869 ile başlayanını seçeceğim. Bu da yetmeyecek; bir de ürünün üzerinde “…………………..sayılı izni ile üretilmiştir.” ibaresini görmeden de bir tek kuruş bile ödemeyeceğim. Marka düşkünlüğü yaratan duygularımı dönmemek üzere uzak diyarlara tatile gönderecek ve kendi markamı kendim yaratacağım !

Ya siz?

Siz de yapabilir misiniz bunu?

Nefsinizin sesine gücünüz yetecek kadar haklı mıyım sizce? Yoksa yanılıyor muyum?

Sevgi ve saygılarımla...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlkokulda öğretmişti öğretmenimiz. Tekerleme gibi söyler dururduk. Sadece tekerleme söylemek yetmiyormuş tabi. Ben de alternatifim oldukça yerli malı kullanıyorum. Umarım herkes dikkat eder buna...

Sibel Aysan 
 07.08.2006 22:58
Cevap :
Yurdun malını kullanmak sanki sınıf farklılığının göstergesi. Marka kullanıyorsan kalitelisin!!! Yoksa,...  08.08.2006 20:26
 

Abi senin uyarılarından sonra ben 869 a cok dikkat ediyorum vede etmeye özellikle dikkat edicem.Bütün halkımızda duyarlı olur umarım.

SÜLEYMAN BILGILI 
 02.08.2006 13:23
Cevap :
Hiç istisnasız 7'den 77'ye herkes dikkat etmeli. Elbet mümkün olabildiği kadar. Bu önemli bir konu ama söz söylemekten öte fedakarlık ister. Bu yüzden de bir çok kişi için zor!  02.08.2006 18:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 67
Toplam yorum
: 791
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 5688
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

Anadolu benim, ben de Anadolu'nun canıyım!   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster