Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '13

 
Kategori
Otomobil
Okunma Sayısı
269
 

Yerli otomobilimiz nasıl olur?

Son günlerde sıkça dile getirilen konulardan biri de neden yerli bir arabamızın olmadığıdır. Örneğin, Almanların Mercedes, BMW, Amerikalıların Ford, Japonların Toyota, Korelilerin Hyundai’si var. Ancak şu an ülkemizde birinci sanayi sektörü otomotiv olmasına, ve Türkiye’nin bir otomotiv üretecek potansiyelinin olmasına rağmen hala yerli bir otomotivimiz yoktur.

Benim bu konudaki görüşüm biraz farklı. Otomotiv işi çok geniş bir sektör. Köklü otomotiv firmaları bile pazarda tutunmakta zorlanıyorlar. Geçen çeyrek asırda birçok otomotiv firması batma noktasına geldi ve el değiştirdi. Nissan gibi o zaman Japonya’nın ikinci büyük otomotiv firmasını Renault satın alarak batmaktan kurtardı. Bu süreçte Güney Kore’nin devi Daiwoo battı. Bunun gibi birçok örnek mevcut.

Eğer yinede politik olarak ve prestij için biz Türkiye olarak bir otomotiv markamız olsun istiyorsak yapmamız gereken nedir? 2011 yılında motoru yeniden icat edemeyeceğimiz ve bu teknoloji sevyesine ulaşmamız yıllar alacaktır. Bunun için en kestirme yol mesela Volvo satılıktı. Volvo gibi köklü bir otomotiv devini Çinliler satın aldı.

Biz Volvo’yu satın alabilirdik. Böyle bir firmayı satın aldığınızda o şirketin yüzyıla ykalaşan birikimini know-how’ını satın alıyorsunuz. Bu teknolojinin üstüne koyarak ve Türkiye sanayine belli kısımlarını uzun vadede taşıyarak gerçekleştirilebilir. Bu tabiki stratejik ve politik bir karar olacaktır. Bunun için farklı modeller denenebilir.

Gerekirse Hazine güvencesi ile oluşturalacak yerli ortaklardan oluşan bir konsorsiyum buişi üstlenebilir. Uzun soluklu bir proje olarak 20 yıllık geri ödemeli gerçekleştirilecek böyle bir proje bölgesel güç olamamız konusunda daha emin adımlar atmamızı sağlayacaktır.

Kısaca Amerika keşfedilmiş. Keşiflere tekrar başlamak için biraz geç. Ancak anlattığım bir modelle bu teknolojiye sahip olmak ve yerlileştirmek mümkün olabilir.

Diğer yandan makine devrimini kaçırdığımızı kabul edip yeni gelişen sektörlerde öncü olmakta hedefler arasında olabilir. Japonya ilaç sanayi Dünya’da ki buluşlar açısından rakiplerini çok geriden takip eder. Her ne kadar birçok elektronik teknolojisini kullanarak teşhis amaçlı cihazlarda söz sahibi olsada tedaviye yönelik ilaç sanayinde dünyada söz sahibi olarak geriden gelir. Bunun farkında olsalar gerek 21. yüzyılda muhtemel en önemli tedavi yöntemi olacak kök hücre tedavisi araştımalarına en önemli yatırımları yaptılar. Şu an bu konuda en önde gittikleri kesin gibi gözüküyor. Bunun gibi bizde makine devrimini kaçırdık fakat bilişim dvriminin neresindeyiz? Acaba bilişime yapacağımız yatırımlar veya diğer alternatifler dikkatle değerlendirilmeli diye düşünüyorum.

Dr.Turhan Doğan

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 251
Kayıt tarihi
: 19.01.12
 
 

Kimya Doktorası, Uzman Araştırmacı, Japonya, Bilim ve Teknoloji, Sinema, Felsefe, Sanat ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster