Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '07

 
Kategori
Restoranlar
Okunma Sayısı
5504
 

Yesek yesek ne yesek!

Yesek yesek ne yesek!
 

Bilemiyorum, biraz düşünmem lazım. Yine de sağolun! Evde yeterince yiyorum zaten. Fazlasında da gözüm yok şükür. Onun için, "hiç bizimkini yediniz mi" diye bilbordlara reklam vermeniz bile beni pek ilgilendirmiyor.

Her önümüze çıkanın tadına bakmaya kalksak, ne gücümüz ne de cüzdanımız yeter. En ekonomik olanı, bu işlerin evde halledilmesidir. Nasıl yapıldığını iyi kötü herkes bilir. Peki sizin nasıl yaptığınızı nerden bileceğiz? Hadi sizinkini yedim diyelim! Kesin içime sinmez, pişman olurum, bu bana ters...

Hijyen var mı diye sorayım önce? Yeriniz dar mı? Oturarak mı yoksa ayakta mı hizmet veriyorsunuz? Elemanlarınız tecrübeli mi yoksa ilk deneyimleri mi olacak? Verdiğiniz hizmet cüzdanda iniklik, midede şişkinlik yapıyormu? Ne biliyim ben, müneccim miyim de angut gibi gelip sizinkini yiyeyim?

Canı isteyen için o kadar çok alternatif var ki! Rekabet için üçünü birden yedirmek isteyen (döner+ pilav+ ayran) yüzlerce esnaf uğraş veriyor. Ne yapsın ekmek parası. Ürettiğini yedirecek ki o da bir şeyler yesin. Bu çarkın dönmesi için de yemek ve yedirmek işlevini sürdürmek zorunda. Seninki can da onun ki patlican mı?

Günümüz koşullarında, özellikle çalışan insanlarımız, ayak üstü karın doyurma "ayakta yeme" alışkanlığı kazandı. Kimine göre hem değişiklik hem evdekine göre daha az zahmetli. En azından zamandan kazancınız çok. Tabi cüzdanı dolu, zamanı bol olanlar bu durumdan istisnalar. Onlar ayakta yemeği sevmezler. İllede oturarak yiyecekler! Allah muhafaza, onlar için en korkunç şey banliyö trenine binmek bir, kazara "ayakta yeme" konseptine sahip bir mekana girmek iki. Girseler gitti karizma. Ondan sonra istediğin kadar bağır, " toplada gel abi"...

Ola ki evden dışarı çıkayım. Saatlerce döner dolaşırım aç susuz. Ağzıma bir lokma koymadan dönerim eve. Hanım da beni cimrilikle suçlayıp mırın kırın eder durur, yemek hazırlayacak diye. Yok efendim; binlerce insan dışarıda karnını doyuruyor da sen sadrazamın sol yanı mısın, mısın, ısın, sın, ın, n....

Hiç de huysuz biri değilimdir aksine. İnsanın yiyeceği yere dikkat etmesi gerekmez mi? Mekan var; insanın yüzüne gülüyor, aklınız orda kalıyor. Mekan var; içine girince insanın tüm borçları aklına geliyor, iştahınız kesiliyor. Yanda ki ilanın, insanın yüzüne gülen bir mekana ait olduğunu duydum. Kebap üzerineymiş. Yiyenlerin referans vermesini bekliyorum. Kısmetse tadarız belki...

Eve aç dönüyorum diye hanım istediği kadar kızsın bana. Bir daha bilmediğim yerde asla yemem! Bir sefer o tufaya düştüm bir daha düşmek istemiyorum. Kirli tırnakları, yağlı önlükleri hafızamdan silinceye kadar, ister oturarak isterse ayakta hiç kimseninkini yemeyi düşünmüyorum şimdilik...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 156
Toplam yorum
: 301
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 5642
Kayıt tarihi
: 05.11.06
 
 

Söz konusu Atatürk ve Laik Cumhuriyet ise; asla tarafsız olamam! Ben; İş ve özel hayatımda Cumhur..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster