Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '07

 
Kategori
Ramazan
Okunma Sayısı
2491
 

Yeşil pardesü

Yeşil pardesü
 

Bir gün öğretmeni bahçede oynayan küçük kızı yanına çağırdı.

Kendisine yarın giysi yardımı yapılacağını söyledi.

Küçük kız çok sevindi hayaller kurdu.

Ramazan ayı yardım ayıydı onlar için. Yapılacak her yardıma ihtiyaçları vardı.

Okulun yapacağı giysi yardımında neler vardı acaba?

Hep sıcacık bir yün kazak, içi miflonlu kısa konçlu çizme bir de kalın bir mantosu olsun isterdi.

Hayal etmekte parayla değildi ya...

Sabah okula gittiğinde bütün öğrencileri okul bahçesinde toplanmış halde gördü.

Usulca kendi sınıfının en arkasına geçti.

Merakla bekleştiler.

Önce sınıf öğretmenleri çıktı orta yere.

Sonra da Okul Müdürleri geldi.

Çok önemli bir gün galiba diye içinden geçiriyordu ki,

Öğretmenlerinin sesi duyuldu.

"Çocuklar dinleyin beni,

Dün giysi yardımı yapılacağını söylediğim çocuklar buraya gelsin"

Her sınıftan ikişer, üçer kızlı oğlanlı çocuklar öğretmenin yanına gittiler.

Küçük kızda gitti.

Okul Müdürü kısa konuşmasında:

- Okulumuz öğrencilerinden Sevgili kızımız Ayşe'nin hayırsever babası Hasan Bey, Ramazan ayı nedeniyle okulumuzda okuyan fakir çocuklara giysi yardımı yapacaktır. Kendisini buraya davet ediyorum.

- Hiç kimse de çıt yok.

- Müdür sinirlendi.

- Çocuklar Hasan amcanızı alkışlayın.

-Şak, şak, şakkkkkkk

Elinde siyah kocaman naylon torbalarla Hasan Amca geldi Müdürün yanında durdu.

Hasan Amca siyah naylon torbaları Öğretmene verdi.

Öğretmen her eğildiğinde siyah naylon torbadan bir giysi çıkarıyor yanına çağırdığı öğrencilere tek tek veriyordu.

Küçük kıza verdiği iyice buruşmuş açık yeşil bir pardesü idi. Siyah naylon torba gibi incecikti.

Küçük kız bir siyah naylon torbaya baktı, bir elindeki yeşil pardesüye.

Birden Öğretmenin sesiyle irkildi.

-Çocuklar Hasan amcanızı alkışlayın, ona teşekkür edin...

-Hadi çocuklar Hasan amcanızın elini öpün bakayım...

Küçük kız bir Hasan amcaya baktı, bir Öğretmene baktı, bir Müdüre baktı.

Gözlerine dolan yaşlardan herkesi bulanık görüyordu.

Sonra döndü birde bahçede toplanan ve yardım törenini izleyen arkadaşlarına baktı...

Hayırsever Hasan amcanın kızı Ayşe ile gözgöze geldi. Ayşe"de bulanıktı gözlerinde...

Artık daha fazla tutunamadı gözlerinde asılı kalan yaşlar ve teker teker süzüldü yanaklarından...

Elinde yeşil pardesüyle sınıfına doğru koşarken hıçkırıyordu.

Babasını hatırladı...

Babasının öldüğü günü hatırladı...

Babası ile birlikte ölen çocukluğunu gördü...

O günden sonra küçük kız hiç pardesü giymedi....

O küçük kız o gün büyüdü.

Yıllarda yardım etti büyümesine...

Para kazanmaya başladı.

Büyüyen küçük kız, bir çok okula ve mahallesindeki fakir çocuklara hayırseverlik yaptı.

Ama, hayırseverlik yaparken ne okuldaki fakir çocuklar, ne de mahallesindeki çocuklar gördü onu.

Büyüyen küçük kız önce iki tane oğlan çocuğunu okuttu. Onlardan birisi büyük bir hastanede doktor. Diğeri bir resmi kuruluşta mühendis.

Ne doktor tanıyor büyüyen küçük kızı, ne de mühendis.

Ama büyüyen küçük kız onları tanıyor ve uzaktan gururlanıyor

Onlar benim çocuklarım...diyor övünüyor...






 

Özlem Akaydın bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Duyarlılığınızı kutlarım ve duyarlıların çoğalması dileğiyle

Meral Yağcıoğlu 
 12.01.2008 11:28
Cevap :
Teşekkür ediyorum Sevgili Meral Hanım. Hepimizin özelillikle hak yeme durumlarında tepkilerimizi dile getirmemiz gerekir diye düşünüyorum. Sizin de bu yazıyı okuyup beni kutlamanız, benimle aynı duyguları paylaştığınızı, benimle aynı tarafta olduğunuzu gösterir bir tepkidir diyor teşekkürlerimi iletiyorum. Sağolun. Sevgilerimle.  12.01.2008 12:52
 

Ama bugünün insanlarına göre değil... Bakın bizi idare edenlere... Emekli maaşlarına yıllık zam oranlarını bile sanki kendi ceplerinden iane veriyorlarmış gibi büyük bir şaa ile kamuoyuna açıklıyorlar... Artık başların ayak olduğu bir dünya düzeni içinde böyle ince davranacak kaç kişi kaldık dersiniz... Çok az çok... Üzüntü verici:(

Şirin 
 14.12.2007 14:04
 

Eskiden İstanbul'da bir adet varmış.Hali vakti yerinde olanlar herhangibir bakkal dükkanına girer, veresiye defterinden layettayin bir kaç sayfa açtırır. Artık kime denk geldiyse, hiç tanımadığı bu insanların bakkal borçlarını kapatır gidermiş. Ne yardımı yapan yardım ettiğini ne de yardımı alan yardım yapanı görmez bilmezmiş. Şimdiyse yok deniz feneri yok umut kapısı, bir sürü televizyon programında insanlar teşhir edilerek, burnuna burnuna mikrofon dayayarak, eğer mümkünse ağlaması teşekkür etmesi hatta yalvarması sağlanarak, yardım adı altında reklam yapılıyor. İnsan bunları görünce de insanlığından utanıyor. Küçük kızı duyarlılığından, inceliğinden ve zarafetinden dolayı kutluyorum. Sevgiyle kalın

Yıldız... 
 29.11.2007 15:44
Cevap :
Bakkalda borç kapatma olayı günümüzde yaşansaydı acaba kaç tane kamera giderdi görüntü alabilmek teşhir edebilmek için. Katkılarınız için çok teşekkür ederim. Sevgilerimle  29.11.2007 19:33
 

Sevgili Sevim Özkan, İyilik ve merhamet duyguları yüce duygulardır; bu duygular asla bir övünme, reklam, çıkar, beğenilme... amaçlı yapılmamalıdır. Şimdiki okullarımızda çok sayıda yoksul çocuk var. İçlerinde yetim ve öksüz olanlar ile anne ve babadan ayrı olanlar da var. Bazı okullarımızda da yurtlardan gelen çocuklar var. Ne yazık ki hemen hemen okullarımızın tamamında yardımlar aleni olarak yapılmaktadır. Yardıma aracılık eden şimdiki öğretmenler de ardaki nazik inceliğe pek de dikkat ediyorlar diyemem. Seksen dört yıllık cumhuriyetmizin malı özelleştirme adı altında talan ettirildi. Bu da demektir ki milletimiz ve evlatları bundan böyle daha da yoksullaşacaktır. Malı elinden alınan milletimizin canı da savaşa kilitlenmiş durumda. Demek ki İstiklal Harbi bitmemiş. Derdi çok bir milletiz, bu pardesü yardımı töreni de önemli bir derdimizi yansıtmış, bir romanın kısa özeti gibi... Kamudaki milli şuur ve yüksek kültürde de erozyon yaşanıyor. Esen kalınız... Selam ve sevgilerimle...

Cemal Hüseyin Çağlar 
 03.11.2007 19:21
Cevap :
Bu güzel yorumunuza ekleyecek sözüm yok. Teşekkür ediyorum. Sevgi ve saygılarımla.  04.11.2007 22:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 699
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2795
Kayıt tarihi
: 30.01.07
 
 

1960 yılında memleketimde doğmuşum. 1978 Ticaret Lisesi mezunuyum. 33 yıl bir kamu kuruluşunda ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster