Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Şubat '13

 
Kategori
Dünya Şehirleri
Okunma Sayısı
487
 

Yeşillikler arasında savaş kokan ülke: Kosova

Yeşillikler arasında savaş kokan ülke: Kosova
 

Prizren Kalesinden


Prizren'in Barış Gücü Askerli Manzarası

Savaş Kokulu, Duygu Yüklü Kosova ve Prizren

Gezi notlarım
 
21 Mayıs 2012 – Babam 1910 Prizren doğumlu ve 92 yaşında vefat etti... ama ancak 46 yaşımda Prizren'e gidebildim... Dünyanın birçok ülkesine gitme fırsatım oldu. Çok şaşkınlıkla gördüğüm yapılar, tarihi yerler, değişik coğrafyalar, iklimler, insanlar, yaşam şekilleri. Ama Prizren’e gittiğimde işin içine duygular da girince, sanki bütün gördüğüm yerlerden daha güzel, daha farklı, daha sıcaktı… Çünkü bu topraklar, benim ve ağabeylerimin varolma sebebi olan babamı yaratmıştı… 17-19 Mayıs tarihlerinde eşim ile birlikte nihayet babamın doğduğu ve hayatının ilk 27 yılını geçirdiği ülke olan Kosova'nın, Priştine, İpek, Jakova ve doğduğu şehir Prizren'deydim.
 
Bistriça Deresi (Akdere)

Sanki karış karış biliyor gibiydim Prizren’i… Babamın evlerine çok yakın bir yerden geçen ve Prizren’i ikiye bölen Bistriça deresinden (Akdere) zaman zaman azgın suların aktığını, bu derenin toprakları ne kadar verimli yaptığını, yemyeşil dağlarını, derenin yanındaki Maraş’da ki 300 yıllık çınar ağacını ancak 4 kişi ellerini birleştirerek kaplayacak kalınlıkta gövdesinin olduğunu, Prizren kalesini, Mimar Sinan’ın yaptığı Sinan Paşa Camisi’ni ve bu caminin taşlarıyla yapılan Taş Köprü’yü, Taş Köprü’nün  karşısında 4 bir tarafından 4 mevsim akan Şadırvan Çeşmesi’ni… hepsini biliyordum. Kısaca kafamda’ki fotoğrafları yerlerine oturttum. Ayrıca fotoğraflarını da çektim.
 
Prizren Taş Köprü

Belki köklerimizin filizlendiği yerler olmasından, belki de her yerine bu duygularla bakıyor olmamızdan, inanılmaz sıcak geldi her şey… Hele, babamın amcalarının çocukları, torunları, bizim amcalarımızın, halalarımızın torunları, gösterdiği ilgi, alaka, misafirperverlik bu duyguları on kat artırdı. Unutulmayacak iki gece, üç gün yaşadık.
 
17 Mayıs sabah 5:00 İzmir-İstanbul, oradanda 7:45’de Pristine’ye uçtuk. 1 saat 20 dakikalık bir yolculuktan sonra Adem Jashari havaalanına ulaştık. (Adem Jashari son savaşta 1998-1999 yılında Sırplarla yapılan bağımsızlık savaşı mücadelesinde önemli rol oynamış. Kosovalıların Che Guvera'sı) Sağnak yağışlı ve 13 derece sıcaklık da amca torunları karşıladı bizi. Arabasıyla 20 dakikalık bir yolculuktan sonra 1 oda 1 salonluk küçük şirin evlerine geldik.
 
İpek, Kosova

Kahvaltı ve biraz dinlenmeden sonra kuzenlerle Kosova'nın nüfus açısından 4. büyük şehri İpek'e gittik. Priştine'ye 70-80 km uzaklıktaki İpek ülkenin kuzeybatısında ve Sırbistan'a komşu şirin bir şehir. Dere kenarındaki Dukagjını Otellin bahçesinde biraz dinlenip şehir turu yaptık. Daha sonra yaklaşık 20 km lik bir yolculuktan sonra Ak Drin nehrinde ki 25 metre yükseklikten akan Radovic Şelalesine ulaştık. Cennetten bir köşe gibi olan Şelale çevresi çok yeşil bir alana sahip. tabii dağın yamacında olduğu için 4 mevsim serin bir yer.
 
Qarshıa e Jupave Rest - Atatürk Parkı

Birinci günün sonları yaklaşırken akşam Qarshıa e Jupave Rest' de ki Atatürk Parkına uğrayarak 5. büyük şehir olan Jakova'ya ulaştık. Çok güzel bir İtalyan Restorantda karnımızı doyurduk. Jakova'da el sanatlarının gelişmiş olduğunu ve birçok mağazanın köy usulü dizildiği çarşısını gezdik. Bu arada hem yollarda hem şehirlerin bazı kesimlerinde savaşta bombalanmış ya da kurşun yağmuruna tutulup delik deşik olmuş ve o şekilde kalmış birçok binaya rastladık. Akşam tekrar Priştine'de konaklamak için eve döndük. Sabahın 3:00'ünde İzmir'de başlayan yorucu ve uzun gün, temiz havanın ve gördüğümüz güzel manzaraların etkisiyle 23:00 suları mutlu ve huzurlu bir uykuyla sona erdi.
 
Kosova

İkinci gün kahvaltı sonrası yaklaşık 120 km mesafedeki Kosova'nın güneyinde bulunan babamın memleketi Prizren'e gitmek için yola çıktık. Aslında 80 km civarı ama kuzenlerim Kosova'nın güzelliklerini gösterme amacıyla uzun ve dağ yollardan gitmeyi uygun gördü. Nitekim bir günde 4 mevsimi yaşadığımız yerlerden geçtik. An geldi karlı dağlarda fotoğraflar çektik ve montlarla üşüdük, an geldi Prizren'e inince kısa kollu tişörtlerle terledik. Kahve molasını Hotel Sharri'nin (Bu otel mevcut başbakana aitmiş) dağ ve köy manzaralı terasında verdik. Yollarda gördüğümüz eşsiz manzaralar hafızamızdan hiç silinmeyecek.
 
Radovic

İkinci gün akşamı Prizren'de bir başka kuzenlere geçtik. Onlarda bize adeta diğerleriyle yarışırcasına muhteşem bi ilgi ve alaka ile misafir ettiler. Küçük bir şehir gezisinin ardından evlerinde hazırladıkları et ziyafeti ile başladı misafirliğimiz. Evlerinde ki televizyonlarında bütün Türkiye'de ki kanalların bulunduğu televizyonlardan Türkiye ile ilgili haberleri izledik.
 
Üçüncü günün sabahında ağabeyi diğer kuzenlerde muhteşem bir kahvaltı sonrası Prizren turuna çıktık. Dağa tırmandık ve kan ter içinde Prizren kalesine çıktık. Orada ki olağanüstü şehir manzarasında 100 kareden fazla fotoğraf çektik. Yorucu bir günün öğle sonrası Şadırvan'ın yanında ki Besimi Beska et Restorantta yemeğimizi yedik.
 
Dönüş yolculuğu yaklaştı... Evden eşyalarımızı alıp 20:45 uçağı için Priştine yollarına düşme vakti gelmişti. Türk  firması Enka'nın yaptığı ve henüz yarısını bitirdiği otobanla başlayan yol bittikten sonra eski yola indik. Gelirken olduğu gibi dönüş yolu da, yemyeşil manzaralar, şirin yerleşim alanları ile harika görüntüler içeriyordu. Ve havaalanına ulaştık. Unutamayacağımız hatıralarla dolu bir gezimiz daha sona erdi.
 
Kosova 11.000 km2 lik toprakları 2.000.000'nun biraz üzerinde olan nüfusu, kişi başına 3.000 USD milli geliri olan küçük, şirin, yeşil bir ülke... İzmir'in 12.000 km2 ve nüfusunun 4.000.000 olduğunu düşünürsek bayağı küçük bir ülke olduğunu tahmin edersiniz. 2008 yılı başında bağımsızlığını ilan etmiş, Yunanistan, Güney Kıbrıs, Sırbistan ve Rusya dışında hemen tüm dünya ülkeleri bağımsızlığını tanımış... Halkın %90'nı Arnavut, % 10'nu Türk, Boşnak, Sırp vs. Kendi paraları yok, Euro kullanıyorlar.
 
En çok dikkat çeken konulardan biri, halkın büyük çoğunluğu Türkçe biliyor, hatta Türkçe konuşuyorlar. Avrupanın 50. ülkesi olarak görülüyor. Bağımsızlığını ilan ettikten sonra denetim, Birleşmiş Milletlerden, Avrupa Birliğine geçmiş. Büyük bir bölümü dağlık alanlarla kaplı.

Makedonya ile Kosova'yı Şar dağları ayırıyor. Etrafında Makedonya dışında Karadağ, Sırbistan ve Arnavutluk bulunuyor. Arnavutlukla zaman içinde birleşecekmiş gibi bir his oluştu bende. Arnavutların çoğu Müslüman ve özellikle Prizren'de 20'nin üzerinde cami bulunmaktadır.
 
Hükümetlerimiz arasında ilişkiler çok iyi görünüyor, birçok Türk mütaahit ve işadamı Kosovada inşaatlar ve yollar yapmaktadır. Bir çok evde TV'lerde Türk kanalları ve dizileri izlemekteler.
 
 
En büyük şehri başkent Priştine yaklaşık 200.000 nüfuslu, 2. büyük şehri Prizren 180.000, daha sonra Ferizoviç, İpek, Jakova, Gilan, Paduyeva 100.000 civarı ve Mitroviça ile Vıçıtırın 70.000'lerde... Araba plakaları 01'den başlıyor, 06'da bitiyor. 01 Priştine, 04 Prizren.... Kosova da toplam irili ufaklı yaklaşık 37 belediye mevcut.
 
Kosova'da gezerken kendinizi hiç yabancı hissetmiyorsunuz. Tercümana da ihtiyacınız yok. Hiç bir dil bilmeseniz dahi hemen herkes Türkçe biliyor. Hele köklerinizde oradan geliyorsa gezmek çok daha kolay. Osmanlının uzun yıllar hakim olduğu bu bölgede Türklerin etkinliği hala sürmekte... Hatta iki Türk Partisi bulunmaktadır.
 
Yurt dışına gitmek isteyenlerin sadece pasaport ve 15 TL'lik bir yurtdışı çıkış harcı ile çıkması gibi bir rahatlığı da var. Avrupa kokusu, barut kokusu, cennet kokusu hepsi mevcut.
 
Prizren Kalesi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1041
Kayıt tarihi
: 08.02.13
 
 

Cengiz Ülkü 1966 yılı Manisa-Salihli doğumluyum. İlk, Orta ve Liseyi Salihli’de... Üniversite..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster