Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Aralık '12

 
Kategori
Alışveriş - Moda
Okunma Sayısı
143
 

Yetişkin Felaketleri. 10 : Tüketime kapılma

Yetişkin Felaketleri. 10 : Tüketime kapılma
 

Arzu edilen nedir? Bir toplumda üretim ile tüketimin dengeli olması. Hatta Üretim Tüketim’den daha fazla olacak ki, fazlasını dış ülkelere satıp kar edelim ve ülke rahata, insanlar feraha kavuşsun; eller genişlesin…

Sanki bana öyle geliyor ki, çoğunluk, herkes üretime boşveriyor, tüketim için AVM’leri çarşıları, pazarları yağmalayıp duruyor. Ama diyeceksiniz ki , “parası olmayan harcayamaz ki?” Ben de derim ki , öyle bir devirde yaşıyoruz ki, paranız olsa da harcıyorsunuz, paranız olmasa da harcıyorsunuz… Yeter ki elinizde bankadan alınmış bir kredi kartı bulunsun.

Toplumun aymazları, o karta güvenip ne harcamalar yapıyorlar. Akıllara ziyan. O kart yetmiyor, bir kart daha alıyorlar; bir kart daha, bir başka bankadan bir kart daha… Bazıları cüzdanlarını açtığı zaman, eğer gözünüz ilişmişse, görürsünüz, her tarafından 8-10 kart sarkıyor. Bu kart sahiplerine soracak olursanız. Onlar, size akıllıca hareket ettiklerini söyleyeceklerdir. Giderlerini dağıtıyorlarmış; az az borçlanıyorlarmış; ondan sonra da her ay başı borçlarını muntazam ödüyorlarmış. Ama kazın ayağı öyle değil.

Prof.Dr.B.Gültekin Çetiner “İnsanların borcu yüzünden intihar vakasına rastlamadığımız neredeyse tek bir günümüz yok. Konuyla ilgili olarak internette “borç yüzünden intihar” diyerek arama yaptığınızda milyonlarca sonuç gelmekte. Buna “borç yüzünden hapis” veya “borç yüzünden boşanma” gibi farklı şekilleri de eklediğinizde aramada gelen sonuçların birkaç milyona katlandığını görebilirsiniz….” Diyor. Bu araştırmayı dünya çapında yaptığımızda da aynı sonuçları görebiliyoruz. (drcetiner.org/6.Tem.2012)
 Yapılan bir araştırmaya göre, 2005 yılından bu yana kredi kartı ve banka borçları yüzünden intihar edenlerin sayısı 200'ün üzerinde. Sadece geçen yıl (2011) bu yüzden basına yansıyan 30 intihar ve cinnet vakası görüldü. (Mevlüt Tezel,Sabah, 7.Mart.2012)

Millet :  “Bana bir şey olmaz. Ben akıllıyım…” diye bu işe giriyor; ondan sonra, borçlar ödenmeyip, kredi faizleri birikince; ya mevcut evler, arabalar satılıyor; yada yukarda görülen vakalar oluyor.

Bankaların hiç acıması yok. Zamanı gelince, hemen protestoyu çekiyor; ödemediniz mi? Hemen adli takibata başlıyor. Ödemediniz mi? Hemen eve, arabaya vs. karşı haciz getiriliyor ve arkadaş sen sıfırı tüketiyorsun.

Ve evet, o elindeki kart senin için bir tuzak. Bankalar o tuzakları kuruyor ve bir zavallı böcek gibi o ağın içine düşmeni bekliyor. Ve sen de güle oynaya düşüyorsun. Ondan sonra para elinde. Git harca… Seni tutan mı var?  Ama bir bakıyorsun ki, birkaç gün içinde o paranın altından girmişsin, üstünden çıkmışsın. Sonra, sonra… El elde, baş başta…!

Tüketici Dernekleri Federasyonu’nun bir raporuna göre, 2011 yılında 1.4 milyon kişi bankalara borçlu. Aslında bu bankaların da derdi. Güle oynaya paralarını veriyorlar ama insanlar öylesine bilinçsiz, öylesine arkasını düşünmeden bu parayı alıyor ki, paraların çoğu batakta oluyor. Yani kısaca alanlar bu parayı ödeyemiyorlar. Ondan sonra Bankalar da takibe başlıyorlar. Fakat bazıları, Bankalardan da baskın çıkıyor. Yerlerini izlerini kaybettiriyorlar. Bankalar da ne yapacağını şaşırıyorlar.

Yani milleti öylesine bir borç-kredi- tüketim sarmalına soktuk ki, bunun sonuçları hükümetleri de, devleti de, bankaları da korkutuyor.

Çünkü kimse ayağını yorganına göre uzatmıyor. Çoğu vatandaş, borçlarını zamanında ödeyemiyor. Ondan sonra iş takibe kalıyor.

Sonrası… Vatandaş nasıl bunalıma düşmesin, sinir hapları almasın. Kendini öldürmeyi düşünmesin. İnsanlarımızı göz göre göre harcıyoruz. Hep birlikte: bankalar, devlet, ve süreçte sorumlu olan herkes…

Atalar ne demiş: Ayağını yorganına göre uzat. Kazanmadan harcamayı düşünme. Ak akça kara gün içindir.

Bu millet eskiden paranın da, ekmeğin de kıymetini bilirdi. Şimdi bir hovarda millet olduk ki , değme gitsin. Bir parça kopardığımız dilimi kaldırıp çöpe atıyoruz. Böylece milyonlarımız çöpe gidiyor.

Ne akıllı olmayı, tasarruflu olmayı, ne de akıllıca para harcamayı biliyoruz. Bir hovardalıktır gidiyor. Herkes har vurup, harman savurmanın peşinde. Bu ayrılıklar, boşanmalar… Bunların nedenleri ne acaba? Çoğunun nedeni para!

Akıllı insan parasını da akıllıca harcar ama, nerede.


  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Erdal Hocam, bizi uyardığınız için çok teşekkür ederim. Evet dikkat etmemiz lazım. Elinize ve emeğinize sağlık...

Dr Atanur Yıldız 
 12.12.2012 16:30
Cevap :
Sayın Dr.um siz nasıl sağlık konularında bizi uyarıyorsanız; bazı konularda da biz konuşmak durumunda kalıyoruz. Ama insanlar dinler mi? Herkes kendi yoluna. Saygılar efendim.  12.12.2012 16:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 735
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster