Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ekim '12

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
333
 

Yetişkinlerin felaketleri 1: Obezite

Yetişkinlerin felaketleri 1: Obezite
 

Daha önceki bir yazımızda bazı çocuklarımızın  hayatta karşılaştıkları olumsuz durumlara dikkat çekmiş ve eğer çocuklarımızın  bu olumsuz durumlarını fark edersek;  bu toplumun bir bireyi olarak  o çocuklara yardım edebilmek amacıyla belki insiyatif alma imkanı olabilir, diye düşünmüştük.

Bu her zaman mümkün olmayabilir. Çocuğun bu durumuna çoğu kez onun ailevi durumu neden olduğundan ve aileyi tümden değiştirmek çoğu zaman mümkün olmadığından , çocuk genellikle içinde bulunduğu olumsuz koşulların tutsağı olarak, erişip, yetişmeğe çoğu kez mahkum olmaktadır. Burada yine Devlete çok  rol düşmektedir. Vatandaş belki ilgilileri uyararak çocuğa karşı yapılması gerekenlerin yerine getirilmesi için “uyarı” görevini yerine getirebilir.

Çocuklarımızın bir bölüğü bu durumdadır da yetişkinlerimiz çok iyi mi durumdadırlar. Onlar da bilerek yada bilmeyerek hayatın  bir çok olumsuz koşullarını sırtlarında taşımak durumundadırlar.

İnsanın başına gelecek en büyük felaket belki de sağlıksız bir hayattır. Kişinin çeşitli sağlık sorunları dolayısıyla acı çekmesi, kişinin kendisi için de ve toplum için de  son derece dramatik sonuçlar doğurur; bu bellidir. Bunu bir kez geçelim. Onun dışında kişinin hayatta maruz kalabileceği zor durumlar saymakla bitmez. Bunların bir bölümü daha “çekilebilir”dir ; belki kişinin kendisi bile farkında değildir, ama bir bölümü kişiyi ve içinde bulunduğu toplumun bizzat kendisini öylesine rahatsız eder ki, toplumdan bazı kişilerin eninde sonunda hareket geçmesine neden olabilir. Çünkü sonuçta kişi rahatsızlanırken, toplum da bundan ceza görecektir; bazı şeyler ödeyecektir.

Bu yazı dizisinde de insanın  karşılaşabileceği böyle kötü durumların, koşulların altını çizip, çevre toplumu uyarmak istedik. Böyle insanlar için gerekirse yapılması gerekenleri yapalım. Gerçi çocukların karşılaşabileceği “olumsuz” koşulların büyük bir bölümü , yetişkinler için de söz konusu iken; yetişkinlerin karşılaşabileceği (doğal olan) felaketlerin dışındaki felaketlerin burada altı çizilmeye çalışılacak ve toplumun dikkatini  çekmeye çalış acağız. Bu her zaman mümkün olur mu? Olmaz. Çünkü bu gibi durumlar, karıştıkları takdirde ailenin dışındaki bireylere  bela getirebilir. Dikkatli olmak gerekir.

Şimdi bu olumsuz koşullara neler olabilir, görmeye çalışalım. Bunlar benim saptadığım olaylar; her uzmanın gördüğü olaylar daha başka olabilir. Veya bizim felaket olarak gördüğümüz şeylere başkaları aynı gözlerle bakmayabilir.

1.Obezlik :
Bu obezlik denen olay, yani eski terimiyle, şişmanlık, ne zaman başlar, nereye kadar gider?

Prof. Dr. Mehmet Emre Atabek, Obezliğin temelinin anne karnında atıldığını, ondan sonra da ''Düzensiz bir şekilde bol gıda ve enerji alan çocuğun yağ dokusunda hızlı bir artış görülüyor. Bu da çocuğu şişman biri haline getiriyor.” Ondan sonra tutabilirsen tut. Önleyemezseniz; öyle gidiyor.

Eskiden , bizim zamanımızda (fi tarihinde…)  biz olayı “şişmanlık” diye bilirdik. Ve arkadaşlarımız ve çevrede gördüklerimiz arasında da o kadar çok şişman insan yoktu. O zaman insanlar az mı besleniyorlardı; çok mu hareketliydiler… Şişman insan mumla aranırdı. Şimdi öyle mi ya? Akşam , televizyonda yarışmaya çıkan kızlara bakın; evlenmek için başvuran bayanlara bakın, yarıdan çoğu şişman. Aman Allahım. Bunlar nasıl kendini beğendirebilir?

Ama insanlar haddini de bilmiyorlar. Orada, jüride bulunanlardan hiç biri “Sen bir şarkıcı olarak önce göze hitap etmelisin; böyle nasıl şarkıcı olabilirsin?” diyemiyorlar. Kolay değil. Jürideki bayanların kendileri de, yani, ne diyelim, obezliğin alt yakasındalar. Belli ki durmadan kendileriyle ve kilolarıyla savaş halindeler. Ama başka türlü olmaz ki. Madem ki insan karşısına çıkacaksın; insanlar öyle etli butlulardan hoşlanmıyor. Doğrusu bu. Bunu herkes biliyor; onlar da ! Ama  kabullenmek istemiyorlar.

Ya evlenme Programları… Vitrinde çok yakışıklı çocuklar var. Onlara zaman zaman talipler çıkıyor. Onlar da bir hevesle bekliyorlar. Ama talipli (ama obez..) kızımızı görünce hemen , “Kusura bakmayın, elektrik alamadım'ı  bastırıyor. Ama “Obez” kızların da canı var; onlar da evlenip yuva kurmak istiyorlar.  Bunu kolay kolay başaramıyorlar. Nedenini biliyorlar ama itiraf etmek istemiyorlar. Oysa bu konuda başarılı olmuş; 128 kg. dan 75 kg. ma düşmüş nice insanlar var; güzel örnekler var.

Mutluluğun nedeni nedir? Kimilerine göre aşırı Mutluluk, rahat obezliğin ana nedenidir. Obezliği bir yandan da konformist bir hayat biçiminin sonucu olarak görenler var.

Sağlık Bakanlığı olayın ciddiyetini anladı bizzat Sağlık Bakanı Atatürk Orman Çiftliğinde Obeziteye karşı bir kampanya başlatarak: “Şişmanlık ve hareketsizlik konusunun toplumun gündemine sokulması gerektiğini, Dünya Sağlık Örgütü'nün çalışmasına göre dünyada her yıl 3 milyona yakın insanın aşırı kiloya bağlı hastalıklardan hayatını kaybettiğini vurgulayan Sayın Bakanı, obezitenin tansiyon, şeker, kalp gibi sağlık sorunlarına yol açtığına dikkati çekti.”

İnsan aslında 100 yıl ve daha uzun yıllar yaşayabilmek için programlanmıştır. Fakat insanoğlu hayatını öylesine kötü kullanır ki, vücudu çok erken çağlarda çökmeye başlar. Bunun en büyük nedeni , vücudumuzun  karşılaştığı kötü alışkanlıklardır. İnsanoğlu hiç düşünmez ve..

1. Sigara içer: Sigara vücut için en güçlü zehirlerden biridir. Fakat insan bunu bildiği halde sigaradan kolay kolay vazgeçemez.
2. İçki içer: Etil alkol veya içki de insan vücuduna aykırı bir zehirdir. İnsanoğlu bu akılsızlığı da sonuna kadar götürmek için uğraşır. Vücut sonunda isyan eder.
3. Hareketsiz kalır: Hareket. Beden eğitimi ve spor; hayatta genç, dinamik kalmamız için en önemli yaptırımlardır. Ama insan buna dikkat etmez. Televizyonun karşısında saatlerce oturur. Vücudu sonunda bu duruma isyan eder
4. İnsanoğlu çok yer: kendini tutamaz; lezzetli gördüğü; gereksiz ve tatlı her şeyi tüketmeye başlar. Bu da bir çeşit intihar gibidir. Akıllı bir insan kilo sahibi olmaz. Gelen kilolar karşısında “Bana ne; ne olursa olsun” demeez. Derse, o zaman bunun cezasını er geç çekecektir.

Obezite; bizim bildiğimiz adıyla şişmanlık, insan vücudunun maruz kaldığı en büyük felaketlerdin biridir. Üstelik bu duruma çoğu kez başkaları değil, insanın kendisi neden olur.
Kilo yada fit olma; formunda olma işi her şeyden önce “Beyinde çözümlenecek” sorunlardır. Eğer bu durumun felaketine kendimiz farkına varmaz; sürdürüp gitmeye çalışırsak , insan vücudu en kısa zamanda iflas edecek; iflah olmaz hastalıklara düşecektir.

Sağlık Bakanlığı, iyi niyetiyle yurttaşı uyandırmak istiyor. İnsanları, obeziteye karşı mücadeleye çağırıyor ve özendiriyor. Ama Bakanlığın görevi burada bitmiş olmaz. Sağlık Bakanlığı her “Aile Hekimliği” kurumlarında  mutlaka bir veya birkaç Diyetisyen görevlendirmelidir. Vatandaşın vücut sağlığını koruyabilmesi için her kentte ve ilçelerde “Sağlık Salonları” açmalıdır. Buraya çeşitli araçlar gereçler konmalıdır. Burada bir doktorun gözetiminde görev alacak diyetisyenler, fizyoterapistler, psikologlar… gözetiminde yurttaşlar Beden Eğitimi yapmalı, vücutlarını biçime sokmalıdırlar. “Obeziteyle Savaş” lafta kalmamalı; yurttaşlara sonuna kadar yardım yapılmalı; sonuna kadar onların  yanında varolacak insanların mevcut  olduğu onlara gösterilmelidir.

Obezite, insanın maruz kaldığı felaketlerden yalnız birisidir. Mutlaka ona bu konuda destek olunmalıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, Kolaycılık, tembellik, kredi kartları obezliğin baş sorumlusu. Bizim çocukluğumuz gibi bayramdn bayrama et görseler, günün 12 saatını yatarak geçirmeseler, birde kazandıkları paranın kendilerini obez yapmak için olmadığını farketseler bakın nasıl fit olurlar. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 21.10.2012 13:18
Cevap :
Doğru söze ne denebilir. Bütün saydıklarınız var. Dahası da var Osman Bey! Saygılar esenlikler.  21.10.2012 17:20
 

Erdal beycim: Bu obezite olayı bana biraz genetik'miş gibi geliyor. Aile çevremdekilere bakıyorum sanki böyle, tabi bu benim gözlemim. Sağlıklı günler.

Şahin ÖZŞAHİN 
 21.10.2012 11:44
Cevap :
Gördüğüm kadarı sizde yok öyle bir olay. Bence biraz yatkınlık oluyor ama, yanlışlık şahsın kendisinde (tabii ailesinde de olabilir..) Bu işten ucuz kurtulanlar güzel örnek. Demek ki oluyomuş. İyi bir Rehber bulmak şart. Ondan sonra koşulları zorlama meselesi. Saygılar.  21.10.2012 12:20
 

Kıymetli Üstat Erdal CEYHAN:Ne güzel yazmışsınız,Şişmanlığı ( Obeziteyi )beyinde çözülmesi gereken sorun,çözülmez ise sonu felaket olur.Bir milyon kez evet doğrudur.Sağlık Bakanlığına,Öğretmenlere, Doktorlara iş düşüyor,ancak bunların yanında Aileye çok iş düşüyor.Çocuğu bu durumunu da henüz çağa yaşta iken tıbbi olarak muayene edilmesi gerekir.Şişmanlığın nedenlerinden ilki beyindeki sorunlar olduğu kesin.Bir aydan beri bizleri ve okurları yararlı bilgilerle aydınlatıyorsunuz,Sizlere çok teşekkür ediyorum.Balkondaki rüyalar bitti,şimdi gerçeklerin zamanıdır.Hep var olun, sağlık ve sıhatte olun,böyle yazıları bize ikram ediniz.Selam ve saygılar..

Mehmet Burakgazi 
 21.10.2012 10:39
Cevap :
Bazı şeylerin farkında değiliz ama aslında gizli birer hastalık, dert olarak insanlığın peşindeler. Onlardan ancak hep birlikte, insan olarak el ele verdiğimizde kurtulabiliriz. Çünkü moral desteğe ve Rehberliğe ihtiyacımız var. bazı şeyler tek başına olmuyor. Belki olabilir ama çok güçlü bir irade gerekiyor. Saygılar Burakgazi, ilgine teşekkürler.  21.10.2012 10:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 763
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster