Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mart '16

 
Kategori
Hukuk
Okunma Sayısı
134
 

Yetki verici hukuk kuralı ön plana çıkarılmalı.

Yetki verici hukuk kuralı ön plana çıkarılmalı.
 

milliyet.com tr den alınıp düzenlenmiştir.


Günümüzde artan suç oranları ve çeşitleri, suçlunun veya onu savunan avukatın kanun maddelerinde bulduğu lehte hükümler.

Suçlunun verilen az ceza ile ıslah olur düşüncesi.

Özellikle dolandırıcılık, hırsızlık gibi suçların çığ gibi büyümesine yol açmaktadır.

Bu durumda hukuk sistemimiz bize hitap ediyor mu?

Bizi koruyor mu?

Adaleti sağlıyor mu?

Bu sorulara verilen günümüzdeki cevaplar hukuk sistemimize şüphe ile bakmamıza ve güven duygumuzu zedelemeye yol açmaktadır.  

Hırsızlık suçu ile ilgili bir örneği inceleyelim.

Ürününü bin bir zahmet ve masrafla yetiştiren üretici akşama kadar topladığı domateslerini hale götürmek üzere sabah serasının önüne gittiğinde topladığı domates kasalarının yerinde yeller esmekte olduğunu görür.

Kendi imkanları ile yaptığı takip sonrası hırsızları yakalar.

Tabidir ki hırsızlığı yapanlar takım çalışması yapmalarına rağmen, mahkemede tek bir kişi suçu üstlenir.

Mağdura bir soru sorulur; “ Bu ürünü toplayıp serayı ne zaman terk ettin?”

O da “ Akşam güneş batmadan evvel.” Der.

Hırsızlığı üstlenene de şu soru sorulur;” Sen bu domates kasalarını seranın önünden ne zaman aldın?”

Cevaba dikkat! “Güneşin bir kısmı daha henüz batmamıştı.”

Sonuç; verilen ceza indirilir.

Hırsızlık ürünü alanlar ürünün hırsızlıkla elde edildiğini bilmediklerini söyleyerek beraat ederler.

Ama ucuza bu ürünü alanlara;” Aldığınız kişinin üretici belgesini sordunuz mu?”

“İsim yazan kasalardaki yırtık etiketleri fark etmediniz mi?”

Neden ucuz satıyorsun diye sormadınız mı, hiç şüphelenmediniz mi?”

Çalana ise ;”Tek başına batmak üzere olan güneş batmadan bu kadar kasayı araca nasıl yerleştirdin? Kaç saat sürdü?”

Mal sahibinin evi seranın yanında seni nasıl görmedi?”

“Görülmekten ve yakalanmaktan korkmadın mı, gündüz gözü ile nasıl çaldın?”

Soruları da sorulabilir idi.

Böyle şahit olduğumuz birçok mahkeme safahatı olmuştur.

Kişilerin canlarına, mallarına ve maneviyatlarına karşı işlenen birçok suçta suçtan zarar görenin ne istediği sorulmamaktadır.

Sorulsa da ceza o suçla ilgili madde hükümlerine göre tecelli etmektedir.

Suçlunun; konusu suç teşkil eden davranışlara eğilim derecesi yani kaç kez bu suçu işlediği konuları da önem teşkil etmektedir. 

Düşünceme göre hukuk sistemimizde yetki verici kural yani ilgilisine yetki veren, ilgilisini belli bir davranışta bulunmada serbest bırakan kural daha kapsamlı olarak işletilmelidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bazen yasaların mağduru değil de, suç işleyeni kolladığı hissine kapılıyorum...Selamlar, mutlu kalın.

Ayşegül HAYVAR 
 12.03.2016 20:23
Cevap :
Evet maalesef öyle Ayşegül hanım. Mağdurun bile ceza almasına yol açıyor. Zira suçlusunun yeterince ceza almadığına inanan mağdur cezayı kendisi vermeye kalkıyor. Bu da ikinci, üçüncü adli vakaa oluşmasına yol açıyor. Saygılarımı sunar mutlu ve sağlıklı kalmanızı dilerim.  13.03.2016 10:10
 

Müsadenizle, bir seri sual de ben ilave edeyim: "Müslüman mısın", "Hırsızlık yaptığına göre nasıl Müslümansın?", "İslam'da kul hakkı diye bişey duydun mu?", "Bu yaptığın kul hakkını ihlal değil mi? Son soru hepimize: Yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkede, İslam'ın yasakladığı bunca fiil (suç), nasıl bu kadar pervasızca işlenebiliyor, nasıl bu kadar yaygınlaşabiliyor? Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 11.03.2016 18:46
Cevap :
Yerinde sorular. Sonuncusuna cevap kanunlar benim kültürümü ve sosyal yapımı hemen hemen hiç içermiyor.Saygı ve muhabbetlerimle.  12.03.2016 10:31
 

Temel kanunlarımız batılı ama insanımız doğulu.Haliyle uygulamada tepkilere yol açması da doğal. Bizim,can,mal ve namus kavramlarımız batıya göre daha hassas. Hiç olmazsa bu konularda örf ve adetlerimiz dikkate alınarak ilgili kanun maddelerinde değişiklik yapılmalıydı. Ancak kolay bir iş değil Siyasi irade isterse yada milletten,baskı gruplarından ısrarlı talep gelirse yapılabilir. Umarım gelecek kuşaklar bu konuda duyarlı olurlar.Selamlar.

Gılgamış Kavasoğlu 
 11.03.2016 18:43
Cevap :
Efendim tespitiniz doğru.Bir de dinimizin faktörü var. Bugün sosyal bilimciler coğrafyanın insan üzerindeki etkisinin sanılandan daha fazla olduğunda da birleşiyorlar. Katkınıza teşekkür ederim Saygı ve muhabbetlerimle.  12.03.2016 10:28
 

Değerli E Ruhi YALÇIN, bilirsiniz, "Hukuk" ve "Adalet" birbirlerinden farklı kavramlardır. "Hukuk" ilmi de, "Dil ilmi" gibi kültürün taşıyıcısıdır. Dil ve kültür de birbirini sürekli etkileyen iki olgudur. Bu manada: Hukuk, toplumun kültür değerleri ile anlamlıdır. Yasalarımızı yoğunlukla Hristiyan Batı'dan aldık (tercüme ettik) Açık ifadesi ile Yasalarımız insanımızın yapısına ne kadar hitap etmektedir? Bunların yanında: Yargıçlarımızın (öğrenimi) neyi amaçlamaktadır? Ki; Çoğu kez toplumu isyan noktasına getiren "haksızlık!" görüntüsü veren kararlar alınır. Özeti; Yasanın oluşmasındaki anlayış, onu oluşturanlar, toplumun değer yargıları, yargıç (adalet) anlayışı bir bütün olarak ele alınmalı ve bu çizgide yeniden bir yapısal reforma gidilmelidir. İlginç bir örnek: Evli olanın başka bir kadınla birlikteliği suç iken; Evli olmayanların, birkaç kadınla yaşaması suç değildir. Evli olanın başka kadınlarla yaşaması bir şikayet yoksa yine "suç" değildir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 11.03.2016 15:21
Cevap :
Kıymetli Canmehmet bey katkınıza teşekkür ederim. Yetki verici ve kendi sosyal yapımıza kültürümüze uygun hale getirilmelidir. Saygı ve muhabbetlerimle.  11.03.2016 16:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 371
Toplam yorum
: 503
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 793
Kayıt tarihi
: 14.02.09
 
 

Adalet önce kendimizde başlamalı ve haksızlıklar sorgulanmalı  ve hataların, afetlere dönüşmeden ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster