Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
974
 

Yetmez ama evet!

Yetmez ama evet!
 

12 eylül 1980 de TSK anayasal demokratik düzeni silah zoruyla yıkmıştı


Benim yaşımdaki gençlerin işkenceden geçirildiği, birinin ise yaşı büyütülerek asıldığı 12 Eylül darbesini bütün sertliğiyle yaşayan bir kuşağın mensubuyum. Unutmadım. Bırakın “Hayır” demeyi, “Hayır”ın rengi olan maviden söz etmenin bile suç sayıldığı, demeyi göze alanların susturulduğu bir referandumla, 12 Eylül Anayasası’nın bu halka kabul ettirildiğine tanık oldum. Unutmadım. Üzerinden 30 yıl geçmiş olmasına rağmen, 12 Eylül rejiminin ağır ve karanlık gölgesini üzerinde taşıyan bir Anayasa ile toplumsal varlığımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Sayısız küçük düzenlemeyle 21. Yüzyılın Türkiye’sinin ihtiyaçlarına uydurulmaya çalışılan ancak hala “dar” gelen 12 Eylül Anayasasının tümden değiştirilmesi ve yerine çağdaş, demokratik bir anayasa hazırlanmasının zorunlu olduğunu biliyoruz. Türkiye, 12 Eylül Anayasası ile yönetilmeyi hak etmiyor. Türkiye anayasal düzeni silah zoruyla yıkıp, diktatörlük rejimi kuranları 30 yılın sonunda hala daha yargılayamamış olmayı hak etmiyor. Bugüne kadar Meclis’te küçük düzenlemelerle cidarları genişletilmeye çalışılan 12 Eylül Anayasası’na 30 yıl sonra gerçekleştirilecek bir referandumda gecikmeli de olsa bir yanıt verme şansı doğdu. 7 Kasım 1982’de olağanüstü koşullarda %91.17 ile “Evet” dedirtilerek kabul ettirilen bu anayasanın yazıcılarına 30 yıl sonra güçlü bir yanıt şansı bu… Referandumlar, kritik konularda “vekiller aracılığıyla değil” doğrudan halkın karar verebildiği önemli oylamalardır. Meclise gönderdiğimiz vekiller, şu veya bu dengeler nedeniyle halkın doğrudan görüşlerini parlamentoya yansıtmakta yetersiz kalabiliyorlar. Oysa referandumda EVET veya HAYIR diyerek, geleceğinizle ilgili bir konuda somut ve açık bir karar bildirebilirsiniz.

Anayasa Referandumunu AKP Hükümetine bir güven oylamasına dönüştürme eğilimi, 12 Eylül’ün vesayetçi rejimine kitlesel ve önemli bir itiraz hakkının heba edilmesi anlamına gelir.

Tam 30 yıl sonra, 12 Eylül 2010 günü, bizlere sorulacak olan “12 Eylül Anayasasının değiştirilmesini istiyor musunuz” sorusuna vereceğimiz yanıt, geçmişimizle hesaplaşmamız anlamına geliyor…

Ya darbecileri aklayacak ve “12 Eylül Anayasası değiştirilmesin” diyeceğiz ya da bu kadarcık değişiklik YETMEZ AMA EVET diyeceğiz…
Her şeyden önce ahlaki ve vicdani bir karar bu. Ama geleceğimizi etkileyecek bir Anayasa değişikliğine dair karar verirken, çıkış noktasının sadece duygusal olması elbette ki düşünülemez. Anayasa değişikliği ne getirecek hayatımıza sorusunun yanıtını da arayarak bir karar vermeliyiz. Belirli çevreler, “Anayasa oylaması sizin gündelik sorunlarınıza çare mi getirecek?” diye soruyorlar ve itiraz ediyorlar. Diyorlar ki “halk işsizlikten, yoksulluktan kırılırken Anayasa değişikliği de neymiş? Ne aciliyeti varmış?”. Diyorlar ki, “aceleyle anayasa değişikliği mi olurmuş, bıraksınlar da zaman içerisinde güzel bir anayasa yapalım…”

Anayasalar toplumsal mutabakat metinleridir. Değişiklik paketine HAYIR denilirse, 12 Eylül Anayasası üzerinde “mutabık olduğumuzu” belirtmiş olacağız.
Üstelik tüm yetersizliğine rağmen, değişiklik paketi, gündelik yaşantımızı değiştirecek önemli maddeler içeriyor. Memurların, kamu çalışanlarının toplu sözleşme hakkı sizce gündelik yaşantımıza çok önemli bir değişiklik getirmeyecek mi? Toplu sözleşme hakkını elde edece olan kamu çalışanının ekmeği büyümeyecek mi? Geleceği sicil amirinin iki dudağı arasına sıkıştırılan kamu çalışanları, daha önce itiraz edemedikleri bu durumu yargıya götürme hakkını elde ettiklerinde yaşamları değişmeyecek mi? Sendikalar üzerinde önemli baskı unsuru oluşturan düzenlemeler ortadan kalktığında, işçinin ekmeği büyümeyecek mi?

Bunlar elbette yetmez… Yetmez ama ben 12 Eylül’de 12 Eylül Anayasasının değiştirilmesine EVET diyeceğim. 12 Eylül darbecileri ve onların işbirlikçilerinin yargılanmasını önleyen “geçici 15. Madde” yürürlükten kaldırılacağı ve darbecilerin yargı önüne çıkmasının yolu açılacağı için... Darbeciler, geçici 15. Madde ile 30 yıl boyunca yargılanmaktan kendilerini koruyabildiklerinden, zaman aşımı söz konusu olamayacağı için… Yeni Anayasaya “pozitif ayrımcılık” artık bir kural olarak yerleşeceği, bu çerçevede şehit ailelerinden iş göremez hale gelen gazilere, kadın ve çocuklara, yaşlı ve engellilere yeni haklar sağlanacağı; yeni hakların “anayasanın eşitlik ilkesine aykırılığı” başvurularıyla iptal olasılığı ortadan kaldırılacağı için... Anayasa değişikliği ile işçilere aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olabilme hakkı getirileceği; böylece sendikal dayatmaların önüne geçilebileceği için… Memurlara ve kamu çalışanlarına toplu sözleşme hakkı getirileceği, memurları baskı altına alan uyarı ve kınama cezalarıyla ilgili olarak artık yargıya gidilebileceği için... Siyasi amaçlı, dayanışma grevleri ve genel greve ilişkin yasaklar ortadan kalkacağı, greve katılan işçilerin kasıtlı veya kusurlu hareketleri nedeniyle iş yerlerinde yol açtıkları zarardan sendikalar sorumlu tutulamayacağı, böylelikle sendikalar üzerindeki önemli bir baskı ortadan kaldırılmış olacağı için…. Ombudsmanlık gibi çağdaş bir uygulama yürürlüğe gireceği için… Askere sivil yargı yolunun açılacağı, siviller savaş hali dışında askeri mahkemelerde yargılanamayacağı için... Eski anayasada sadece mahkemelere, ana muhalefet partisine ve mecliste 110 milletvekilinin imzasını gerektiren Anayasa Mahkemesine başvuru hakkı genişletileceği ve böylece sıradan yurttaşların başvurusuna imkan tanınacağı, artık herhangi bir TC vatandaşı, Anayasa Mahkemesine başvurabileceği için… 12 Eylül Anayasasının tümden değiştirilmesinin önünü açacağı için… Yetmez, ama EVET!
PınarG, Nev bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kim ne derse desin sandıktan evet çıkacak. halkın isteklerini görmezden gelip kendi ideolojileri uğruna halkı mahkum edenler hiç bir zaman iktidar olamayacaklar..ne yargı ne asker boyunduruğuna girer bu millet,hürüz ve bu anayasaya evet oyu vererek hürriyetimize haklarımıza sahip çıktığımızı ve çıkacağımızı göstereceğiz..1960 lı zihniyet tükenmiştir artık..bitmiştir o devir..artık darbeden medet umanlar hep hayal kırıklıkları ile yaşayacaklar yazık..saygılarımla

dilek yagan 
 13.07.2010 10:51
 

Nasıl bir ilericisiniz ki, örümcek kafalıların hazırladığı anayasaya halkı mahkum etmek istiyorsunuz. tam bir çarpıtma. bunun mutabakat olduğunu ileri sürerek halkı seçeneksiz bırakmak istiyorsunuz. hem faşist 12 eylül anayasasını hemde bu faşist anayasanın getirdiği günümüz koşullarında hazırlanan başka bir anayasayı kabul etmiyoruz. Siz altmışsekizliler gerçek devrimci olsaydınız zamanında devrimi yapardınız. Hala abd yada ab den demokrasi getirmesini bekliyorsunuz sizi gidi kuyrukçular.sizin gibilerin yorumlarını ve söylemlerini kabul etmiyorum. Bizim neslimize bıraktıklarınızı yaşıyoruz. bir de çıkmış bana örümcek kafalıları mı savunacaksın.

taner SARGIN 
 10.07.2010 23:45
 

Tabii ki yetmez ama "evet." selamlar...

Nev 
 10.07.2010 15:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 49
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 667
Kayıt tarihi
: 19.07.06
 
 

İÜ İletişim Fakültesi'nde lisans ve yüksek lisansımı tamamladım. Milliyet Gazetesi'nde "Varoşlar", "..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster