Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '21

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
220
 

yi şeyler söyleyin..!!!

İyi şeyler söyleyin !!! 

 

Telefonumu açar  açmaz karşıdan canhıraş bir çığlık..

Çok sevdiğim candan bir arkadaşım.
" Kovid misin?. Öyle diyorlar.."( Ben covit değilim. Mesela )
Sesinde öyle bir telaş, öyle bir dehşet ifadesi var ki?.
"Sen de mi" dedim.. "Sen de mi?."
Sevgili arkadaşım sanki yarına çıkmayacağım dehşetiyle konuşuyor.

Yahu öyle olsam bile, bırak son günümü rahat geçireyim yahu!.
"Yahu,  Biraz neşe, moral verecek şeyler konuşsak olmaz mı?.

Kovid olmadığımı bile bile o dehşet içinde 

'Kovid misin' diye çığlık atmak ne oluyor" 

demem kabahat oldu iyi mi?. Bana kırılmış.

Önce "ölüm döşeğindeymişim" gibi

telaş, korku ve dehşet içinde arayacaksın.
Sonra da özür dileyeceğine, bir de saldıracaksın..

Eh yaşadığımız dünya bizle bu hale soktu.
Dün gene yığınla dost, arkadaş aradı..
Hemen hepsinde durum ayni.. Bende de tabii. 

Yahuuu,arkadaşlar yakınlarım  ne olur .. Yeter..

'Nasılsın' deyin, 'Çok iyiyim' diyeyim.

'Geçmiş olsun' deyin, teşekkür edeyim,

sonra başka şeyler konuşalım" dedim.. Ne oldu bilir misiniz?.

“. Morali de iyi.. Onu arayın, moralini bozmak, ölümcül hale

getirmek için ne lazımsa yapın, gebersin herif" demişler... ..
"Sen bugünkü haline sakın kanma..
Yedinci günde her şey, aniden değişir, aniden çok ağırlaşabilir, 

hastanelik, yoğun bakımlık olabilirsin!." diyorlar?.
Yarın yoğun bakımlık olur, entübe edilirsem 

"Ben söylemiştim" diyecek..
Ulan söyledin de ne olacak?. Yapacak bir şey var mı?.

Bu ülkenin  hastanelerinden birinin kontrolünde,

Kovid tedavisi için devletin belirlediği ve

dağıttığı ilaçları alıyor, yaşıyorum.

Kovid'le mücadelede en büyük silah insanın kendisi..

Onun da en üst düzeyde olması, morali yüksek tutmaktan geçiyor.

Benim moralim bomba gibi.. Sizler olsanız sizler.
Ama arayanlar zehir saçmak, öfkelendirmek, çıldırtmak,

moralimi sıfırlamak için görevli sanki..
Yahu hastaya "Bugünkü haline kanma, iki üç güne

komaya girebilirsin" denir mi?. Bundan ne zevk alır insan?.
Şu zevki alır, dostlar!.
Arayanların çoğu, ama pek çoğu, beni,

benim için değil, kendileri için arıyorlar..
Tıpkı sosyal medya gibi, kötü haberleri vermeye,

duydukları her yalanı bana fısıldamaya bayılıyorlar..

Zorlanmıyorlar da..Size bir şey diyeyim mi?.
Kovid virüsü bana bir şey yapar mı, yapmaz mı bilmem ama,

güya dostların hemen hepsinin içindeki

"Kötü haber yayma virüsü" bitirecek sonunda..
Bir daha söylüyorum. Bin defa söylüyorum.
Hastayla, ister yüz yüze, ister telefonda

hastalığıyla ilgili tek şey konuşmayın.
Klasik, "Nasılsın", ardından "Geçmiş olsun!." Bitti.

Sonra konuyu değiştirip havadan sudan, gündemden bir şeyler.

Hepsi o..Hepsi o..Güzel şeyler söyleyin. Hastalıktan hiç bahsetmeyin.
Lafı ille hastalıkta tutup, hem de hastanın yüzüne kötü haberleri

ardı ardına sıralayanlar, tutulmuş, kiralanmış suikastçılardan

farksız olduklarını bilsinler..
Tamam mı?.Bunu sadece kendim için değil, tüm hastalar ve

 "hasta hakları" adına yazıyorum.
Hastayla hastalığı konuşulmaz. Hastalığıyla ilgili soru sorulmaz..
Tamam mı?. Yahuuu artık bunları bilmeniz gerekir.

 

ozcanvural33@hotmail.com ( alıntı )

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 445
Toplam yorum
: 217
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 1047
Kayıt tarihi
: 24.07.06
 
 

1933 Kayseri'de doğdum. Kayseri Lisesi Ankara Veteriner Fakültesi, İstanbul Üniversitesi Diş Heki..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster