Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
399
 

Yiğitlik midir bir tutam ışığı, kör bıçakla güneşten koparıp karanlığa kurban etmek..!

Yiğitlik midir bir tutam ışığı, kör bıçakla güneşten koparıp karanlığa kurban etmek..!
 

İlk kez Ayşe Kulin' in "Köprü" adlı romanında okumuştum sonra da, bir iş gezisinde ekip arkadaşım olan kameramandan dinledim Başbağlar köyü katliamını.
 
Uzun yolculuklar, yol arkadaşlarını daha iyi tanımak için iyi bir fırsat olduğu gibi,
ne bilinmeyen hikayeler çıkar bu yolculuklardan.
 
Ankara’dan Sivas’a, oradan da Erzurum’a gidiyorduk karayoluyla.
 
Geçtiğimiz yerler ona memleketi Kemaliye yi hatırlatmıştı.
  
İki adamın yan yana zor geçtiği köyünün daracık sokaklarından, çeşme başında toplanan erkeklerden, köy odası sohbetlerinden, oradaki ilkokul hayatından,
halalarından, eniştesinden, bizim için sıradan bir çok şeyin, onlar için ne kadar önemli olduğundan bahsediyor, yurdumun cefakar insanlarından bir kesit veriyordu.
Sonra konu 5 temmuz 1993 e  geldi elbet. Onun da pek çok yakını vardı o menhus Başbağlar katliamda kaybettiği.
 
Aradan  1 yıl gecti..
 
Erzincan Kemaliye de çekim yapacaktık ve tesadüfen teknik ekip aynı kişilerden oluşuyordu.
 
Kameraman arkadaşımın köyü Başbağlar a da gittik.
 
Etrafı sarp kayalıklarla çevrili ufak bir yerleşim.
 
Köy odasında pencereden baktığınızda, hiçbir yere gidemeyeceksiniz, buraya kapalı kaldınız hissi uyanıyordu içinizde…
 
Kemaliye kasabası ile olan bağlantısı sadece Recep Yazıcıoğlu' nun yaptırdığı bir köprü.
 
Köyün tarla yapacak toprağı bile yoktu, sadece biraz dut ağaçları vardı, onlarda eğimli arazide çok az bir yerdeydi.
 
Buna rağmen dut festivalleri vardı, bana çok ilginç gelmişti.
 
Ellerindeki tek şeyin kıymetini biliyorlardı..!
 
Halkın çoğu, mecburen büyük şehirlerde gurbetçiydi…
 
Okuma oranı çok yüksekti, gençler hep büyük şehirlerdeydi.
 
Geriye sadece üç beş yaşlı kalmıştı…
 
Arkadaşımın halasının bize ikram ettiği, bakır  kazanda kaynayan sütün,
genzimi yakan kokusunu hala unutamam…!
 
Bizi bildik misafirperverliğimizle ve güler yüzle karşıladılar, ama gözlerinde  o katliamın acısının anılarıyla hep hüzün okudum…
 
O acı olaydan yaklaşık 17 sene sonra Başbağlar Şehitliğini ziyaret ederek şehitlere dualarımızı ilettik.
 
Ama Sivas katliamından kısa bir süre sonra
 
Sivas sokaklarındaydım...
 
İnsanlığa inancımı yitirdiğim utanç abidesi Madımak Otelinin önünden geçtim.
Burnumda sanki yanık kokusu.. kulaklarımda insanların  çığlıkları..
 
Kim, nasıl yapabilir bu vahşeti mahallesindeki komşusuna, bakkalına, sadece yolda geçerken öylesine rastladığı  birine nasıl..!
 
Yunus Emre kime söylemiş acaba
 
"Yaradılanı severim, Yaradandan ötürü" diye....!!
 
Nerde insanlar..? Nerde insanlık..?
 
Biz hiçbir şeyi içselleştiremedik ki..!
 
Bizden olmıyanı sevmiyoruz..Yalan söylüyoruz "seviyorum" derken..
 
Ateş, düştüğü yeri yakıyor gerçekten…
 
Ateşin düşmediği ama bu ülkenin vicdanlı yürekleri de aidiyet kavramını yitirdi..!

Sivas’ ta,Madımak'ta insanlık öldü…!

Dört yaşında bir oğlum var, büyüdüğünde, bir şeyleri anlayabildiğinde, ben bu coğrafyada olanları, insanın insana yaptığı zulmü, nasıl açıklayacağım, bilmiyorum..! bilemiyorum..!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne Sivas'ı ne de Başbağlar'ı çocuklarımıza izah edemeyiz.

Kerim Korkut 
 19.08.2012 21:03
Cevap :
Unutmak iyileştirmeye en büyük engel...  22.08.2012 9:04
 

Eğer gerçekten yiğit olmayı becerebilselerdi, böyle katliamları yapabilmeyi akıllarından bile geçiremezlerdi. Oğlunuz konusundaysa, hiç endişelenmeyin. O, zamanı geldiğinde, olup biteni zaten kendiliğinden anlayacak; ona hiçbirşey anlatmanıza gerek bile kalmadan... Çünkü o, sizin oğlunuz... Cemce sevgilerimle...

Cem Beraat Çamsarı 
 17.08.2012 12:17
Cevap :
Cem Bey teşekkür ediyorum yorumunuza... Öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki yarın neye gebe bilemiyoruz... Umarım toplum bir gün koyun psikolojisinden, anlık galeyena gelmelerden daha çok derin yaşayabilir ve biz de insana ait güzel duyguların bütün notalarından konuşabiliriz..!  17.08.2012 17:31
 

Tamam "insanlıktan " sınıfta kaldık ama bu kadar karamsarlığa kapılmak yasak! Acılar bizim acılarımız, haklı sesimizi daha çok çıkaracağız, çıkarmalıyız ....Çocuklarımız üçün ..."Böyle böyle oldu ama böyle de yaptık " diyebilmeliyiz ...

Nil ALAZ 
 13.07.2012 22:50
Cevap :
Ses çıkarmak... Nasıl olacak, bilmiyorum..! Yapabildiğim, her koşulda yaşam tarzıma sahip çıkmak... Oğlumla ilgili her şeyi düşünüyorum... İnsana bakış açısını, olan bitenden en az zarar görerek büyümesini, bir de şu yeni eğitim sisteminde ne yapacağızı düşünüyorum... Seneye okula başlayacak, yeni yeni dersler türettiler... Bizi rahat bıraksalar, bırakmıyorlar ki..!   14.07.2012 23:36
 

Sevgili Arzu Elif; Atatürk'ten sonra neredeyse hergün ismini telaffuz ettiğim insan rahmetli"Bizim Vali"halk unvanlı valimiz Recep Yazıcıoğlu'dur.Bir ideal insanı, ancak bu kadar olur.Köprü dizi de oldu,çok işim olmasına karşın hiç kaçırmadan izledim."Bizim Vali"görev yaptığı illerde yabancı sermaye ile savaştı isin aslı bu.Yaşadığımız acılarda yabancıların parmağı her zaman var,1854'ten beri...Denizli valisi iken,Denizli Milli Mermer Sanayii'nin yabancıların eline geçmesine engel olmaya çalışırkan yabancı ajanlar"Bizim Vali"mizi katlettiler.Çok okumak lazım,okuyan milletler,okumayan milletlerin canına okurlar.Canımıza okunmakta..Başbağlar olsun,Madımak olsun ve her gün yaşadığımız şehitlerimizin acıları olsun bizlerin uyanık olmamasından;yabancı oyuncuların oyunlarını bozamamaktan kaynaklanmaktadır.Bu coğrafyanın her ferdi birbirini çok sevmeli,çok okumalı,çok uyanık olmalı,ideallerle donatılıp dağa taşa her varlığımıza sahip çıkmalıdır.Kendinize iyi bakınız...Selam ve sevgilerimle..

Cemal Hüseyin Çağlar 
 13.07.2012 19:39
Cevap :
Recep Yazıcıoğlu ile "Köprü" romanını okuduktan sonra bir televizyon prgramında karşılaşmış ve konuşmuştum... Kitaptan bahsetti, çok sevinmişti...Benim dimağımda ona ait, gözlerindeki yaşam enerjisi ve ağız dolusu gülüş kalmış... Çok sevmiştim kendisini...Bize korkusuz yürekler gerekli, hem bir mevkide olup, hem de insan ayrımı yapmayan vatan sevdalıları... O da öyleydi..! Teşekkür ediyorum yorumunuza, Sevgiler Cemal Hüseyin Bey...  14.07.2012 23:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 351
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 467
Kayıt tarihi
: 04.01.12
 
 

Kendinin farkında olmakla başlar herşey.  Akar giderken birşeyler insan tutunmak ister hayata. Bu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster