Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '18

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
100
 

Yıkıcı Güç ''Öfke''

Yıkıcı Güç ''Öfke''
 

Siz Öfkenizi Nasıl Kontrol Ediyorsunuz?


Öfke sizce ne demek? Herkes tarafından hissedilen normal bir duygu mu, kontrol etmesi zor bir duygu mu, saldırganlık mı, şiddet mi, aynı zamanda mutsuzluk mu? Ya da bunların hepsi mi? Aslında tüm söylediklerimin bütünü diyebiliriz; ama kişiden kişiye değişen tepkilerle ve anlamlarla.

Her birimiz öfkeyi farklı algılarız, çünkü öfkenin temeline baktığımızda geçmiş yaşantılar; istismar, aile içi şiddet, sözel/fiziksel saldırganlık gibi, ayrıca geçmişte ya da o anda hissettiğimiz duygular haksızlığa uğrama, değersizlik, hayal kırıklıkları, sevgisizlik hissettiğimiz durumlarda daha öfkeli hissedebiliyoruz. Öfke bir davranış değildir, aslında hayatımızın bir parçasıdır. Önemli olan bizim öfke duygusunu nasıl algıladığımız ve bu duygu sonrasında neler yaptığımızdır.

Peki Nedir Bu Öfke?
Doğru şekilde ifade edildiğinde oldukça sağlıklı ve de doğal bir duygudur, aynı sevinmek, üzülmek, kıskanmak, acı çekmek gibi. Sadece bu duygu sonrasında kontrolden çıktığımız bir durum söz konusuysa yani yıkıcı hale dönüşüyorsa yaşam kalitenizde ciddi sıkıntılara yol açacağı kesindir. Okul-iş hayatında, kişisel ilişkilerde, katıldığınız ortamlarda birçok sıkıntıya neden olacaktır.

Öncelikle öfkelendiğiniz durumların nedenlerine bakmaya çalışın.
''Bu durum beni neden sinirlendirdi?''
''Öfke hissetmeme sebep olan bir başka duygu ne olabilir?''
''Şu anda öfke dışında hangi duyguları hissediyorum*''
''Ben bu durumu nasıl algılıyorum?'' 
gibi temel sorular öfkenizin temeline biraz da olsa inmenize yardımcı olacaktır.

Öfkenin nedenleri içsel de olabilir dışsal da, yani yani trafikteki bir sıkışıklık ya da geç kalan bir arkadaşınız sizi öfkelendirebilirken, geçmişten gelen bazı kuruntular ya da geçmişte sizi öfkelendiren bazı olayların anıları da öfkelenmenize neden olabilir.

Öfke Anında Ne Yaşarsınız?
Fizyolojik ve biyolojik bir çok şey yaşarsınız, adrenalin artar, nefes alış verişleriniz sıklaşır, kalp atışınız hızlanır, kan basıncınız artar ve vücudunuz ''savaş ya da kaç'' tepkisine hazırlanır.

Bu tip fizyolojik ve biyolojik etkilerin sonucunda da baş ağrıları, mide rahatsızlıkları, solunum problemleri, dolaşım, sinir sistemi rahatsızlıkları, duygusal bir çok rahatsızlığı hissetmeye başlarsınız.

Bu durumda ''öfkeyi boşaltın'' gibi fikirler gelebilir, fakat son zamanlarda yapılan araştırmalarda öfkeyi boşaltmanın kızgınlık ve saldırganlığı daha çok arttırdığı görülmüştür. Bu nedenle de yukarı da dediğim gibi öfkeyi yanlış şekilde boşaltmaktansa kızgınlığı neyin tetiklediğini ve bu tetikleyicilerle nasıl başa çıkabileceğinize yönelik stratejiler bulmaya çalışmak çok daha uzun vadeli bir davranış olur.

Öfkenizi Kontrol Etmek İçin Neler Yapabilirsiniz?
''Dış Gözlemci'' değerlendirmesi yapın. Etrafınızda en az 3 farklı kişi öfkeli olduğunuzu söylüyorsa, bunu mutlaka değerlendirmeye alın.

''Asla'' ve ''Her zaman'' kelimelerinizi daha az kullanın. ''Bu asansör de asla çalışmaz zaten!'' ya da ''Zaten her zaman beni aramayı unutursun.'' gibi cümlelerinizi yakalamaya çalışın.

Sinirlendiğinizde tepki vermeden önce 5 kere nefes alıp verin ya da içinizden 10'a kadar sayın. Tepki vermeden önce kendinize 10-15 sn kadar zaman tanıyın.

Gevşeme ve nefes teknikleri öğrenin.

Öfkelenmenize sebep olan durumlarda ''sen dili'' yerine ''ben dilini'' kullanın. Örneğin; ''Bana çok kaba davranıyorsun!'' yerine ''Bu şekilde bağırarak konuşman beni çok üzüyor ve geriyor.'' şeklinde ifade edebilirsiniz.

Öfke duygunuzun çok arttığını hissettiğiniz anlarda kısa molalar verin. Öfke duygusunun arttığı ortamdan ya da kişilerden biraz uzaklaşıp, bir kaç dakika sessiz bir ortamda kalmaya çalışın.

Gergin anlarda mizahın gücünden de faydalanabilirsiniz. Biraz gülmenize yardımcı olabilecek bir şey yapmak, izlemek, eğlenceli biriyle konuşmak gerginliğinizi azaltmanıza yardımcı olabilir.

Ayrıca spor yapmak da serotonin hormonu salgısını arttırdığından gerginliğinizin azalmasına yardımcı olacaktır.

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 468
Kayıt tarihi
: 07.04.18
 
 

Yeditepe Üniversitesi Psikoloji ve Okan Üniversitesi Klinik Psikoloji mezunuyum. Öğrencilik hayat..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster