Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '15

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
254
 

Yıkımı yapanlar yıkılacak... hem de çok yakında

Yıkımı yapanlar yıkılacak... hem de çok yakında
 

Toprak' öldürdünüz, suyu öldürdünüz sırada havada onuda ölüdüreceksiniz intikamını ateş alacak


Erdemli olmanın kişide ne büyük bir ıstıraba ve nefrete dönüşebildiğine anlamlı bir örnektir bu kitaptaki metinler.
 
Birçok insanda zaman zaman açığa çıkan, topluma ve yaşama yönelik ağır karamsarlık, Albert Caraco’da genel bir ruh halidir. Lakin o, çirkinliklerin ve bozulmaların karşısında suskun bir izleyici değil, öfkesini yüksek sesle dillendiren cesur bir söyleyicidir. Keskin hançerler gibi bilenmiş paragraflarıyla, kötülüğü olabildiğince deşmeyi isteyerek, yalnızlaşmak ve mutsuz olmak pahasına da olsa, akılsızlığın karşısında durmaktan bir an olsun vazgeçmemiştir.
 
Caraco’ya göre insan soyu, sorumlusu olduğu kaçınılmaz bir kaosun eşiğindedir. Çünkü yarınlarını önemsemeyenler, yarınlar tarafından asla önemsenmeyeceklerdir. Ve tarihin tüm suçları artık telafi edilemeyecek kadar üst üste yığılmıştır ona göre. İnsan ve onun dünyası, büyük bir bozguna uğrayacaktır. Yığınların boğulduğu kalabalık kentler, büyük bir yıkımla karşı karşıya kalacak; sanatın, bilimin, devletlerin ve karınca kolonileri gibi otomatlaşmış toplumların girdikleri bu yol, ancak bir uçurumun dibinde son bulacaktır. Bu uçurumdan düşmek kaçınılmazdır. Çünkü geleceğe, çocuklara, doğaya, iyiye ve güzele karşı bu kadar acımasız olanların, bundan başka bir geleceği olamaz.
 
“Yok olup gidecek için, bir ölüm ezgisidir benimkisi, Evrene dair bir ölüm şarkısı yükseliyor dudaklarımdan. Yarın insanların koro halinde söyleyeceği silinmez sözleri, bugün ben söylüyorum. Toprağın ölümü, şehirlerin uzağa yansıyan gölgeleridir. Şimdi buna suyun ölümü de ekleniyor. Sırada havanın ölümü var. Ama dördüncü element olan ateş, diğerlerinin intikamını almak için varlığını sürdürecek. Bizler sıramız geldiğinde, ateşle öleceğiz.”
 
Bu yıkımın ardından elbette sağ kalanlar da olacaktır. İşte nüfusu az olan bu yıkım sonrası topluluklar , öncekilerin hatalarından ders alarak ne yapmamaları gerektiğini öğrenecek, böylelikle iyi bir dünyayı kurabileceklerdir.
 
Kayıp cennete ancak yitik kitlelerin üzerinden ulaşılacağını söyleyen Caraco, anaerkilliğin olmadığı bir dünyada kötücüllüğün bizi asla terk etmeyeceğine inanır. Kitapta, iyi bir dünyanın kurulabileceğine dair içten içe bir umut varsada, bu, alev almayan kıvılcımlar gibi durur sayfalarda. Çünkü yazar, gerçekleşme ihtimali olan o günleri görme şansı olmadığından, iyi bir dünyada yaşamadığı ve asla yaşayamayacak olmasından dolayı, kinini hiddetle kusar.
 
Erdemli ve hassas bir bünyenin karanlığı kusuşunun, saldırgan ve biçimsiz ışıklarıdır bu kitap. Akıldışılığın ve öngörüsüzlüğün karşısında olmaya, iyi ve dostça bir yandaştır Caraco. (yaşamı kaldırma gücünden giderek yoksun kalan Albert Caraco, intihar etmeye karar verir, ama anne ve babasını üzüntüye boğmak istemediğinden, intihar planını onların ölümlerinin sonrasına erteler. Önce annesini kaybeder, babasının ölümünden kısa bir süre sonra da intihar eder.)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 46
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 260
Kayıt tarihi
: 27.03.12
 
 

Dağcılık sporu ile çocuk yaşlarda tanıştı. 1984 yılında ilk yüksek irtifa tırmanışını gerçekleşti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster