Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1951
 

Yılan bebek ve düşündürdükleri

Yılan bebek ve düşündürdükleri
 

Bebekler dünyanın en güzel varlıkları, günahsız küçük insanlar ve şefkatin, merhametin ve masumiyetin birer simgesi adeta. Onun gülüşündeki sevimliliği, sıcaklığı ve doğallığı hangi insanda görebiliriz?

Peki, geçen haberini okuduğumuz ve genetik bir hastalık olduğu açıklanan “yılan bebek” nasıl izah edilir? Yukarıda saydığımız kavramlardan hangisini onda bulabiliriz? Evet o bir bebek, o bir yavru ama yüzüne baktığımızda hangimizin içinde bir tebessüm, sevgi, masumluk hisleri oluşuyor? Aksine korku o an içimizdeki tek duygu ve bir süre sonra yerini oda acıma duygusuna bırakıyor.

Benim söylemek istediğim ve dikkat çekmek istediğim nokta şu. Günlerdir tek düşündüğüm noktada aynı zamanda bu.


Dünyanın en güzel varlığını yaratmaya muktedir olan Allah’ın, dünyanın en güzel varlığı bildiğimiz o bebekten aynı zamanda nasıl dünyanın en sevimli olmayan ve ürkütücü bir sima ve beden halinde bir bebek yaratma gücüne sahip olduğudur..

Olayın ne bilimsel ne de tıp yönü ile ilgili bir şeyler söyleyecek değilim. Gerekli bilgiler hepimizin elinin altında mevcuttur. Ama göz önünde olup arka planda kalan ince nokta ise (bence) yüce Allahın kudreti ve hayal bile edemeyeceğimiz vakaları yaratma hikmetidir.

Etkisindeyim, günlerdir de düşünüyorum. Beni korkutan zavallı yavrucağın o görüntüsü değil, beni korkutan en masum sevimli yavrucağı yaratan ve dilerse o yavrucaktan hiçbir sevimlilik eseri olmadan yaratma gücüne sahip olan Allahın kudretidir.

Bence demiştim ve hislerimi anlatmak istedim. Bence diyenlerin ve belki de hepimizin; sebeplere bağlamadan, ön yargıdan uzak, dna sına, akraba evliliğine, genetik bozukluğuna kadar inmeden durup düşünmemiz gereken bir tablo.

“Allah kudreti her şeye yetendir”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Sorgularım, daha da derin hissetmek ve anlamak için." Neden sorgulayış inançsızlıkla bir tutuluyor (yorumundan anladığım o ki birçokları gibi) ya da karşı çıkış isyanla? Paulo Coelho - Beşinci Dağ kitabını ve Darwin'in biyografisine gözatmanızı öneririm. Ayrıca tek inanç sistemi islam değildir, ki hepsi aynı hedefin farklı yollarıysa, öz-saf-içtenlikle uygulandığında sonuç BİRdir. Ne olursan ol gel diyeni hatırlatırım, inanan biz-inanmayan siz'e ayrıştıranlara insanlığı.

turgenyev 
 21.04.2008 16:33
Cevap :
Öğrenmek için sorgulamak her zaman iyidir eleştirmek için sorgulama ile kıyaslanınca. Sizinle konuyu uzatacak bilgi ve kültür birikimibe sahip olmadığımdan polemiğe girmeyeceğim. Tek şunu isterim ki, tanımadığım, bilmediğim, görmediğim bu karşımda ki insan; güzelliği, dostluğu, sevgiyi, hoşgörüyü, ahlakı ve insanlığı nerede buluyorsa ona samimice bağlansın... Ve bir müslüman olarakta inanırım ki içinde Allah adına çakan küçük bir kıvılcım ateşi daha da büyütecektir. Huzurlu ve sağlıklı günler dilerim.  26.04.2008 9:35
 

Her ne olursa olsun, o durumu çekecek olan o masum yavrudur. Hiç kimse paylaşamaz onun acısını, hissedeceği yaşa gelince. İşte bu durumda, zulmetmek istemediği söylenen, adaleti bol olduğu belirtilen yaratıcıyı sorgular ve yargılarım. Ne hakla seçmediği bir şeyi bir yarattığına zorla yaşatıyorsun?!

turgenyev 
 21.04.2008 13:48
Cevap :
Yaşamak istediklerimizi seçme şansımız olsaydı ve her seçtiğimiz istediğimiz gibi çıksaydı, dünya öyle bir hâl alırdı ki, yaşamın hiç bir anlamı kalmazdı. Belki de yaşamak en zor iş olurdu. İnsan, seçmediklerinin de yaşayıp üstesinden gelmeyi bilmeli. O hastalık ile doğmuş bir genci okudum. Resimleride vardı. Kurtulmuş. Yüzü iyileşmiş. O görüntüden çok az kusurlar kalmış. Onun bnu hastalığı yenip yaşama sarılma azmi senden benden eminim ki daha fazladır. Eminim ki o bir boşlukta sallanmak yerine derdi verenin dermanı da vermesinden dolayı bilmediğimiz tadlara çoktan ulaşmıştır. Birde bir şey varki; ben bir dindar olarak söylemek isterim, başıma gelen cefaya, şerre ne zaman göğüs gerip cefayı verdiğine inandığım Rabbime sığındım, o zaman hep kurtuldum. Bırakalımda insan seçmediğinide yaşamayı bilsin... Senin gibi insanlar gün gelip islamın değerleri ile müşerreflendiğinde biliyorum ki Allah'a herkesden çok yakın olabiliyorlar. dağıttım biraz kusura kalma. Sağlıcakla kal...Selamlar...  21.04.2008 15:51
 

Tabii her şey bir formülle sabit olsa sebepler evrenin şahı olur. Allah'ın yaratmada yaptığı sürprizler ve farklılıklar, dediğiniz gibi her şeyi sebeplere verenlere derstir. Ayrıca bu olaylar "şükür" kapısını hatırlatmaktadır. Hoş bir yazı tebrikler... Selamlar..

murat ertaş 
 29.09.2007 11:33
Cevap :
Evet sevgili ağabeyim aynen dediğiniz gibi. Şükretmek ve düşünmek için sanki birer tablo bu tip olaylar. Aile için birer imtihan kapısı, toplum için bir düşünmeye yönlendirme çağrısı. Ve elbette hepside anlayana tabii. Selamlar saygılar.  29.09.2007 12:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 379
Toplam mesaj
: 81
Ort. okunma sayısı
: 868
Kayıt tarihi
: 04.12.06
 
 

1983 yılında Üsküdar da doğmuşum. Yüksek okul muhasebe bölümünü bitirdikten sonra okula dışarıdan de..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster