Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Haziran '19

 
Kategori
İlk Yardım
Okunma Sayısı
172
 

Yılan Isırıkları: Tehlike Çanı

Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında görülen , tabiatın dengesinde büyük rolü olan, zehrinden çeşitli ilaçlar yapılan fakat zehirli olanları tarafından ısırıldığı takdirde ölümcül tablolar meydana getirmesi sebebiyle çoğu kişide fobi oluşturan sürüngen hayvanlar; yılanlar …

Bu hayvanlar enteresan özelliklerde çeşitliliğe sahiptir; bazıları çift başlıdır ve hatta birbirleri ile yemek kavgasına girebilirler , bazıları kısa süreli uçabilme yeteneğine sahiptir , bazılarının boynuzu var iken bazılarının ise çıngıraklı bir kuyruğu vardır ve bu kuyruğundaki kaslar saniyede 50 kez kasılarak spesifik bir ses çıkarır. Bu nedenle dünyanın en hızlı hareket eden kaslarına sahiptirler. Ormanlarda , dağlarda , denizlerde , çöllerde yaşayabilen çeşitleri olan yılanlar sadece Antartika`da yaşamaz , onun dışında dünyanın her yerinde yaşayan türleri vardır.

Dünya`da 14 yılan familyasından sadece 5 yılan familyası zehirlidir.
Bunlar :

Hyrophiidae : Su yılanlarıdır.

Colubridea : Afrika kıtasında yaşarlar.

Elapidae : Kobra yılanlarıdır , Avrupa kıtası dışındaki kıtalarda yaşarlar.

Viperidae : Engerek yılanıdır , Türkiye`de sık bulunur , Amerika kıtası dışında her kıtada yaşar.

Atractaspididae : Kazıcı engerek yılanlarıdır.

Peki zehirli yılanları zehirsiz olanlardan ayırt edebilir miyiz ? Oldukça kolay …

Zehirli yılanlarda fanj ismini verdiğimiz üst çenede tutunmuş hâlde bulunan bir çift uzun diş bulunur. Bunlar , içlerinden zehir akıttıkları “zehir dişleri”dir. Zehirsiz olan yılanlarda ise bu zehir dişleri bulunmaz. Isırılma durumunda ise deride bıraktığı izden yola çıkarak , yılanın zehirli olup olmadığı tespit edilebilir. Eğer yarım ay şeklinde diş izleri mevcut ise zehirsizdir ; fakat deride bu yarım ay şeklinin önünde belirgin 2 nokta şeklinde diş izi mevcut ise bu zehirli yılan ısırığının göstergesidir. Bu 2 nokta arasındaki mesafe ne kadar geniş ise yılan o kadar büyüktür. Zehirli yılanların gözbebeği elips biçiminde iken zehirsiz olanların gözleri ovaldir. Ayırt etmede yardımcı olan bir diğer özellikleri ise desenleridir. Zehirliler genelde daha desenli ve renkli , zehirsiz olanlar da daha sade desene sahiptirler. Yılanların kuyruk yapıları da bize zehirli olup olmadığı konusunda bilgi verebilir. Zehirli olanların kuyruğu genellikle küt bir biçimde sonlanırken , zehirsizlerin kuyruğu incelerek sonlanır. Eğer kuyruklarında çıngırak organı var ise o yılan kesinlikle zehirlidir ! Bir diğer ayırt edici özellik ise baş-boyun yapılarıdır. Zehirli yılanların baş yapıları üçgene benzer ve boyunları belirgindir , bu nedenle armut tipi bir baş görünümleri vardır. Zehirsiz olanlarda ise baş daha oval yapıda olup , boyunları belirsizdir.

            Yılan zehri içinde bir çok etkili madde bulunur. Kısaca bunları özetleyecek olursak ; kalp üzerinde etkili (kardiotoxin) , sinir sistemine etkili (nörotoxin) , kan hücrelerini eriten (hemolizin) , proteinleri eriten proteolitik enzimler içerir. Bu zehirler etkiledikleri organ ve yapıları bozarak kalp , kan , sinir ve diğer sistemlerin işleyişini engelleyip ölümlere sebebiyet verebilir. Bu zehir vücutta iki şekilde yayılım gösterebilir. Bunlardan ilki ve en sık görüleni lenf dolaşım sistemi ile yayılımdır. Bu yol ile yayılım yavaştır. Diğeri ise kan dolaşım sistemi ile yayılımdır. Yayılım bu şekilde ise oldukça hızlıdır ve kuvvetli bir zehir olması durumunda dakikalar içinde ölümle sonuçlanabilir.

Tüm yılan ısırıklarının %20`si hiçbir semptoma sebebiyet vermeyen , “kuru sokma” olarak isimlendirdiğimiz ısırıklardır. Isırılma yerinde kanama , şişlik , kızarıklık , ağrı , uyuşukluk ve his kaybı gelişebilir. Bunlar lokal belirtilerdir ; fakat sistemik belirtiler de gelişebilmektedir. Sistemik belirtiler ise baş dönmesi , hipotansiyon , bulantı-kusma ve karın ağrısı , ateş , terleme , kalp hızında artış , kas krampları , göz bebeklerinde daralma , bilinç kaybı , nefes almakta güçlük ve böbrek fonksiyonlarında bozulma olarak semptom gösterebilir.  Isıran zehirli yılanın türüne bağlı olarak değişiklik göstermekle beraber genelde tedavi edilmeyen olgularda 6-48 saat içinde ölüm gerçekleşir.

Yılan ısırıkları ile ilgili olarak halk arasında birtakım yanlış bilgiler yerleşmiştir. Bu konuda bazı düzeltmelerde bulunmamız gerekiyor.

Kısa bir süre önce avını zehirleyip avlanmış ya da zehrinin bir bölümünü boşaltmış olan yılanın sokması daha az tehlikelidir düşüncesi tamamıyla yanlıştır. Çünkü yılan hiçbir zaman tüm zehrini tek seferde kullanmaz. Kısa süre önce başka bir canlıyı ısırarak zehirlemiş olsa dahi hâlâ başka bir canlıyı öldürebilecek kadar zehri vardır.

Bazı kaynaklar (çoğunlukla eski olanlar) maalesef turnike yapılmasını öneriyor ; fakat turnike yapılması sakıncalıdır ! Yılan zehri dolaşımı ciddi şekilde etkiler , uzvu şişirir. Uzuv şiştiği zaman damarsal yapılar da baskı altında kalır. Eğer bir de bu durumda turnike uygulanırsa dolaşım iyice bozulur ve kangren tablosu meydana gelir.

Isırık bölgesinin kesi atılarak kanatılması da bilinen en yanlış uygulamalardandır. Bu durumda enfeksiyon oluşmasına ve mevcut yaranın büyümesine neden olursunuz.

Bir diğer yanlış uygulama ise ısırık yerinin ağız yolu ile emilmesi. Bu sayede zehrin geri çekildiği ve kana karışmasının engellediği düşüncesi , uygulayıcı kişinin hayatını tehlikeye sokan bir durumdur. Uygulayıcının ağız içi yarasının bulunması halinde zehrin uygulayıcıya bulaşması olası bir durumdur.

Bilinç bulanıklığı yaşanması durumunda uyumasını engellemek için kahve türü içeceklerin içirilmesi de yanlış uygulamalar arasındadır. Çünkü kafein içerikli ürünler dolaşımı hızlandırır ve bu durumda zehrin yayılımı daha hızlı bir şekilde gerçekleşir.

Yılan ısırığı sonrası paniğe kapılmak ve koşuşturmak tehlikelidir , olabildiğince sakin kalmak ve ısırılan uzvu sabitleyip çok hareket ettirmemek gerekir ; çünkü her türlü kas hareketi kan dolaşımını , bu nedenle de zehrin yayılımını hızlandırır.

Eğer yılanın ısırdığı yer baş-boyun-gövde bölgesinde ise , tehlike büyüktür. Kol ve bacaklarda olması daha az tehlikelidir ; fakat zehir direkt bir kan damarı içine boşalmış ise bu en tehlikelisidir. Eğer yılanın ısırdığı bölgede yarım saat içinde herhangi bir şişlik , ağrı , uyuşukluk , diş izleri vs yok ise yılan ya zehirsizdir ya da zehirli olmasına rağmen ısırdığı kişiyi zehirleyememiştir.

Peki ne yapmak gerekir ? İlk olarak solunum yolunun açıklığını kontrol edin. Kişinin sakinleşmesini ve hareketsiz kalmasını sağlayın , bu sayede zehrin yayılım hızını azaltmış olacaksınız. Isırık bölgesini bol su ile yıkayın ve o bölgeye yakın lokalizasyonda bir takı mevcut ise mutlaka çıkartın ; çünkü ödemle beraber takının da baskısı ile dolaşım iyice bozulacaktır. Isırılan bölgeye soğuk uygulama yapılabilir. Eğer boyun bölgesinden ısırılma söz konusu ise kişiye buz emdirme ya da soğuk su içirme işlemleri sağlanmalıdır , bu sayede zehrin emilmesi ve ödem oluşması azaltılmış olur. Bu işlemlerle beraber en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.

Yüksek Hem. Emir AVŞAR
(İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı)

Büşra Nur DURMAZ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 341
Kayıt tarihi
: 12.08.12
 
 

İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster