Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Aralık '18

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
299
 

Yılan Sembolü ve Şahmaran'ın Yeni Anlatımı

Yılan Sembolü ve Şahmaran'ın Yeni Anlatımı
 

Şahmaran, Nodira İbrahim Güçsav, 2009


'TÜM DÜNYA İNSANIN İÇİNDEDİR.
BAKMAYI VE ÖĞRENMEYİ BİLİRSEN,
KAPI ÖNÜNDE VE ANAHTAR ELİNDEDİR. ANAHTARI YA DA AÇACAĞIN KAPIYI SENDEN BAŞKA HİÇ KİMSE SANA VEREMEZ.'
-Jiddu Krishnamurti

Yılan, derisini değiştirebildiği için yenilenmenin, dirilişin, ‘ölmeden ölmenin’ , ölümsüzlüğün veya yeniden dünyaya gelmenin temsili olmuştur. Yılanın genellikle özdeşdeştirildiği nesne Aydır. Çünkü ay’da ‘doğar’, ‘solar’ ve yeniden ‘doğar’. Yılan aynı anda doğum ve ölüm gizinin de ilahıdır.  Yılan etkileyici özellikleri (hem gizemli cazibe hem aşırı tehlike, karanlıkların yaratığı ve toprak altında yaşaması, zehrinin hem öldürücü hem iyileştirici gücü) ayla yakın ilintisi hep onu insanlar için gizemli kılmıştır.

                Rüyalarımda hem yılanı hem kadını birleştiren özellikleri olan varlığı çok görürdüm. Türkiye’ye geldiğimden sonra (2008) Türkiye’de yayğın efsaneleri araştırmaya başladım. Dememiş miydi YUNG: Artık mitolojinin anahtarı vardır elinizde, diye. Bazı sorularıma sadece Mitolojide cevap bulabileceğime emindim ve Şahmaran’la karşılaştım. Sadece birkaç materyal okudukça (o zamanlar şimdiki gibi çok değildi internetteki bulgularım), hemen onu kendi rüyalarımda gördüğüm dişi varlık olarak resmettim. Bu tablodan sonra bu sembol ve onun temsil ettiği enerji gerçekten çok önemli olduğuna, en önemlisi ise, onun gizlice, insanların kaderinde ve benim hayatımda da varolduğuna inanmaya başladım… Aşağıda son dönemlerde elde edebildiğim bazı başka araştırmacı-yazarların fikirlerini de getirerek, devam ediyorum:

Şahmaran: Yılanların şahı. Gönüllere bekçilik eder, soluğuyla can verir bakışıyla can alır. Hikayesi Camsabname’de geçiyormuş. Camasb İranlı efsanevbi filosof ve müneccim. İran ve Türk edebiyatında iç içe geçmiş bir bağlantı var. Burada Şahmaran bekçi olarak geçer. Ayetten de kutsal dişi bekçi anlamı çıkar. Hint, Türk, İran efsanelerinin hepsinde benzer varlıklar var ve onların kesiştiği noktalar var. Gerçekten Şahmaran vardır ve o bir yaratıktır. (F.H.Yalçınkaya ,Ankebut kitabı). Önemli olan Şahmaran ve benzer efsanevi yaratıkların insanda mevcut olan ve hayat bulan enerjiler olmasıdır. Bunlar sizin evreninizin enerjileri, isteyen Anibus, isteyen Kundalini isteyen Şahmaran adını vererek bazı gerçekten var olan enerjiyi kullanır. Yılan dünyamıza ait değildir. O yüksek boyuttan dünyamıza indirilen, genleri bilge olan mahluktur. Ama yılan dişil enerjiye sunulmuş, onun gibi dünyaya yüksek boyuttan gelen kuş (özellikle kartal, şahin gibi) ise erkek enerjiyle özdeşleşir. Şahmaran göksel gerçekleri dünyaya bağlayan, yeryüzünün enerjisidir.

Yılan gerek mitolojilerde, gerekse dinsel anlamda en çok kullanılan ezoterik (gizli bilimler) semböldur. En genel  anlamda Spiral galaksimiz olan Samanyolu’nun ve Galaktik Uygarlığın’ semboludur. Çeşitli folklorik inançlarında ve efsanelerinde dile getirilen ‘Yılanoğulları’ deyimiyle anlatmak istenen gerçek budur. Ezoterik kaynaklarda ve mitolojilerde geçen ‘Yılanoğulları’ sembolu dinsel metinlerde ‘Tanrıoğulları' olarak ifade edilmiştir. (Ergün Candan, Türklerin kültür kökenleri’ kitabı).İlk topluluklardan bu yana, tanrısal ve doğaüstü güçleri barındırdığına inanılan Yılan, ışık, şifa ve bilgelik dağıtan varlık olarak anılmış ve saygı görmüştür. Bu özelliği hemen her mitolojide, yaratılış efsanesinde ve sembolizminde yer almasına sebep olmuştur. Yılan, Hitit'ten Frig'lere,Yunan'dan Antik Orfik dinlere ve Slav efsanelerinden günümüze kadar gizemli ve merak uyandıran namını korumuştur.

Yılan sembolünün eski halklardaki ilkesi:Mistisizm ve Kozmos birbirinden ayrı düşemez ve düşünülemez, çünkü her ikisinden de, görmek ve anlamak isteyene sonsuz bir bilgi aktarımı vardır. Önemli olan alınan cevap değil, doğru biçimde sorulan sorudur.

''Bilgi Tek Başına Bir Güçtür''
-Francis Bacon

Biri olmadan diğeri yarım kalır, doğru soru sorulamaz ve aranan cevap bulunamaz.

Yılan bilgelik ve ölümsüzlük sembolü haline gelirken, tartışmasız ki sürüngenler aleminin en fazla tapılanı ve ilgi göreni olmuştur.

Kadüse, Hermes'in asasına dolanmış iki yılan, tıbbın ve şifacılığın sembolüdür.
Şifa ile zehirin zıt güçlerini ve yeniden dirilişi sembolize eder.
Tam bu noktada, benim şahsen büyük hayranlık duyduğum ünlü doktor ve kimyacı ve bana göre gelmiş en büyük simyacılardan Paracelsus'un şu derin ve meşhur lafı girer devreye:
''Her şey zehirdir, önemli olan dozdur''

Simya gerçekte bir dönüşüm sanatıdır. Kirli olanı, hasta olanı bir çok süreçten geçirerek , arınmış ve mükemmel olana dönüştürmeyi amaçlar.
Kadüse'nin iki simetrik yılanı, kutupsal güçlerin dengesini temsil eder.
Sembol diğer yandan, evrensel ve kutsal Kundalini enerjisinin olduğu gibi modern zamanımızın DNA sarmallarını da betimlediği düşünülür.

REENKARNASYON SEMBOLÜ
Yılanın, gelişip büyüdükçe değiştirdiği deriler, onu aynı zamanda yeniden doğuşun sembolü de haline getirmiştir ve bu deri değişimleri yüzünden kendisi zaten ölümsüz olarak nitelendirilmiştir.

Hermetik eserlerin çoğunda Yılan veya Ejderha oldukça sık işlenir ve bunun bir örneğini vermek gerekirse, oda muhtemelen G.R.S. Mead'ın 'Virgin of the World' ( Alemin Bakiresi ) adlı eserinde geçen Yılan betimlemesi olurdu ; 'Sürüngenler arasında onlar YILAN'dır, EJDERHA'dır. Uysallığı sever, deri değiştirir ki, bu da Tanrıların tabiatından sayılır.'
(Emine Altındal (Yılan Sembolizmi; Hayatımızda, Şuur Altımızda ve Simyadaki Yeri).

Yılanın geride bıraktığı, 'eterik bedeni' yani derisi, bazı inançlara göre belli nefes teknikleriyle solunduğunda, çakraları aktive ettiği düşünülür. Aynı zamanda bu sürüngenin etkileyici ve insanı adeta hipnotize eden gözleri ve bakışları, onu uyanıklığın, farkındalığın ve bilgeliğin de ifadesi haline getirmiştir. Üzerine atfedilen bunca mistisizm yetmiyormuş gibi, tarihi ve mitolojik eserde nümerolojik olarakta atıflarda bulunulmuştur. Örneğin 7 başlı yılan, 7 mental ve göksel planla 7 sembolizmini içeren birçok kavramı simgeler.
3 başlı olanı, aktif,pasif ve nötr ilkelerini temsil ederken, 2 başlı yılan formu ise, bereketi ve majikal güçlerin sembolüdür.

Günümüzde bilindik ve daha az bilindik eski kadim Okült okullarının işareti haline gelmiş olan yumurtaya dolanmış yılan sembolünü hepimiz anımsarız.

Yılan bir halka halini aldığında, büyüsel ve astrolojik eğilimlere ve bilgiye işaret eder.

Meşhur OUROBOROS olarak bilinen, kendi kuyruğunu yiyen yılan, sonsuzluk sembolü olarak kabul edilir.

Simyacılar için kanatlı bir yılan, uçucu prensibi simgelerken, kanatsız yılan değişmez prensibin sembolüdür.

Son olarak, Anadolu kültüründe, yılanların Şahı, yani Şahmaran çok büyük öneme sahiptir.Türkler için o Anadolu'da yaşayan en güçlü ve heybetli yılandır ve mitolojik resmedilişi başı insan, gövdesi ise yılan şeklindedir. Görevi yeraltı hazinelerini korumaktır ve tüm şifa sırlarını bilir ve bu bilgileri de korur.

Bütün bu inançların kökeni, kişinin kendi içinde saklıdır aslında. Bunlara değer verip onlara anlam yüklemek, kişinin özgür iradesine bağlıdır. 
Eğer bu öğretiler hazır olmayan bir ruha ve yeteri kadar olgunlaşmamış bir bilince zorla idrak ettirilmek istenirse, bunların faydadan çok zararı olur. 
'Bir kişiye istediğiniz kadar bir bilgiyi anlatabilir, en güzel sözlerle ve en açık dille izah edebilirsiniz, ancak bazı egosal engelleri aşamamış veya kişiliğini yontamamış bireyler adına bu muazzam derin ve değerli ilmi anlayamazsınız.'


Nodira İbrahim Güçsav

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 120
Kayıt tarihi
: 24.11.18
 
 

1996 da El-Harezmi adındaki Harezm Devlet Üniversitasını tamamlayıp, Biyoloji öğretmenliği diplom..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster