Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

22 Eylül '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
673
 

Yılansı bakışlarla bakışma

Yılansı bakışlarla bakışma
 

Yok öyle değil. Gerçekten korkmadın yılanın kapaksız ve kıpırtısız gözlerine, gözlerini kapatmaktan bile çekinmeden, dik dik bakarken. O da aynısını hissetmiş olmalı ki hiç nefes almadan dikti gözlerini gözlerine. Sanırım o seni senin onu görmenden önce gördü. İkinizden başka kimse yok ortalıklarda. Hazırlıklı, dikkat çekmeden, ölüm duruşuyla, soğuk ve gururlu.

Ne çok geliyor son zamanlarda ölüm aklına. Her an gitmeye hazır hallerin biraz telaşlı ve emin olmayan adımlarla. Olmamış, eksik ve yarım kalmış tüm isteklerin umutlarında gizli, kimseye göstermeden olacağı günü beklerken hissediyorsun ölümü tüm hücrelerinle. Onun için bu kaçışlı kovalamaca kendince kendinden. Onun için duaların bu kadar dingin ve uzun. Uzunluk meselesi arkanda kalanlar için.

Ellerini uzatsan sokacak seni belki de sadece korkudan. Hareket ederse ne yaparımlarla gözlerin kısa mesafelerde korunak arayışlarında ve takip de gözlerin her milim hareket kontrolüyle. Onun da yüreği senin gibi sıcak mı atıyor acaba?

Gerçekten korkmadın şahidim ben. Sonraki rüyalarındaki arayışlar ve kaçışlar tamamen ürpertiden. Soğuğu sevmezsin sen, soğuk duruşların korumak için kendini korunması gerekenlerden. Ne kadar da sana benziyor değil mi? Farklı renklerde aynı yılansı, soğuk bakışlar.

Ne kadar da seninle eş değil mi? Aynı çatal dil; onunkinden zehir seninkinden acı kelimeler dökülüyor belki de aynı sebepten. Korunma ve koruma çabalarınız aynı uzaklıkta. Daha fazla korkmak değil korkutmamak için uzaklaşıyorsun gözlerinin bakış açısından. Anlatsan anlar mı korkularını, duyabilir mi aynı şekilde algılandığını, inanır mı söylediklerine, aynı dilde mi konuşuyorsunuz acaba? Arkanı döndüğünde sırtında yakalanma ürpertisi.

Anlatsan anlarlar mı aynı dili konuştuğun insanlar? İnanırlar mı sadece korumak için olduğuna çabalarını? Kenarlara çekilmeye çalıştıkça dairenin tam ortasında tek başına kalakalmalar. Korkularınla aynı yılansı bakışlarla yeşilin siyaha dönmesi kıvamında. Soğuk ve güvenli, soğuk ve sıcak, soğuk ve gururlu.

Arkana dönüp bakıyorsun iki adım sonra, o da aynı güvensizlikle bakıyor, kapaksız ve kıpırtısız gözleriyle sana. Zarar görmemek adına birbirinize uzak duruşlarınız. Aynı his anlaşmasıyla vedalaşıyor gözleriniz birbirinizi hiç kaçırmadan.

Konuşabilmek isterdin oysa, sanki sokakta rast gele karşılaşmış iki yabancı gibi. En gizlilerini anlatıp, çekincesiz ve sereserpe, zehirlerinin katranını akıtman gibi kimseyi sokmadan. Yabancı birine içini dökmenin o güvenli sıcağında dönerdin bulunman gereken yerlere.

Yaşına rağmen aynı onun yaşındasın sanki, bu yılın yavrusu gibi. Ananın kucağına sığınıp, hiç çıkmamak oradan, doğurduklarını unutmadan.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Senin o güzel kaleminde hayat bulan yazı.
Ne diyeyim canıım arkadaşım, yılanın zehri ve senin ağzından dökülen kelimeler ne kadar doğru her insanda biraz yılanlık var sanki.
Sevgiyle kal canım:)

Özlem Akaydın 
 24.09.2007 8:00
Cevap :
Bazen isteyerek bazen de istemeden olmak zorunda kalabiliyorsun ama yılan olmayı becerebilmek yine de iyi bir şey gibi geliyor bana arkadaşım. Sevgilerimle  24.09.2007 16:05
 

O kadar saf ve savunmasız yaklaşırdım ki hayata karşı, berelenmedik yerim kalmadı. Zamanla belki hepimiz biraz biraz yılandaki soğukkanlılığa ve temkine gerek duyuyoruz ister istemez. Yoksa ceylan kalmaya devam edersek bu dünyada var olmamız çok zor...Yaşam öğretiyor Kevserciğim. Kucak dolusu sevgiler...

Yeşim Özdemir 
 23.09.2007 12:37
Cevap :
Hayat, dersini öyle güzel ezberlettiriyor ki zamanla, istemesende öğreniyorsun biraz yılan olmayı arkadaşım. Ama ben biliyorum ki hepimizin yüreğinde ceylan sıcaklığı ve hiç kaybolmasın o sıcaklık. Benden de kucak dolusu sevgiler.  23.09.2007 12:41
 

sevmediğim için ne kadar üzülmüştüm.Çocuktum tabi.Şu söz harika ,Yabancı birini içine dökmenin o güvenli sıcagında dönmek,bulunması gereken yerlere.Bazen bir yabancı bile bize bunu hissettirebilir.Ne hoş.Ellerine sağlık.sevgilerimle.

ay.şe 
 22.09.2007 21:35
Cevap :
Bazen sokakta dinlenirken biri oturur yanına bir daha hiç görmeyeceğin biridir mutlaka, sende dökülürsün o da sakınmasızca anlatır içindekileri, hafiflemiş-kuş gibi dönersin evine hafif adımlarla ve dene öyle güzel bir ruh halidir ki o sanki doktordan çıkmış gibi hissedersin kendini. Ben deniyorum iyi geliyor. Sonra eğer yılan gibi durman gerekiyorsa devam edersin kaldığın yerden. Hepimiz sağlıkla kalalım, sevgilerimle  23.09.2007 12:44
 

Başlık absürt ama ne yazacağımı bulamadım. Yılan olmak gerekir bazen,zaten yılan da kendisine zarar verilmedikçe zarar vermez insana.Resim tanıdık geldi,benim avatarımdı bir zamanlar...yılanların kraliçesi...Şahmaran..sevgilerimle ,güzeldi her zaman ki gibi..

Fatma Köse  
 22.09.2007 14:41
Cevap :
Bu yılın yavrusu olmasına rağmen 1 metre kadar vardı. Bizim oraların yılanları büyüyünce kocaman olabiliyorlar. Evet zarar verilmedikçe hiç bir şey yapmıyorlar kimseye. Benden de sevgiler arkadaşım  22.09.2007 17:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 356
Toplam yorum
: 1581
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 872
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster