Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '11

 
Kategori
Yılbaşı
Okunma Sayısı
172
 

Yılbaşı gelirken

Yılbaşı gelirken
 

Yılbaşı geliyor.

Şunun şurasında dört gün kaldı. Dört gün sonra yeni bir yıla adım atacağız.

Ben yılbaşılarını çok seviyorum. En kötü geçen bir yılın sonunda bile, hiç bir dileğim gerçekleşmemiş olsa bile her yılbaşı heyecan duyar, yeni dilekler dilemekten kendimi alamam.

Derim ki bazen yıl biterken, "Amaaan, hep aynı işte, otuz birine kadar heyecan duyuyorsun, ışıltılar gözünü alıyor, birden bire her şey değişecek sanıyorsun, yeni yılın birinci gününde hooop sanki bir rüyadan uyanıyorsun ve her şeyin aynı kaldığını görüyorsun. Biletine de piyango vurmamış, güneş de yine aynı şekilde doğmuş. Bu kadar yani."

Ama illaki her yılbaşı öncesi bir heyecan sarar beni. Bu başka bir şey, dileklerimin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinden, hayatımın değişip değişmeyeceğinden başka bir şey.

Sonuçta dünya yüzyllardır aynı şekilde dönüyor, mevsimler aynı şekilde meydana geliyor. Özel günler biz insanların icadı, sayı işi bu. Sayılara bir takım anlamlar yüklüyoruz, uğurlu, uğursuz diye ayırıyoruz. Ne ilgisi varsa. Yılbaşı da öyle tabi ki; bir yıl bitiyor diğeri başlıyor, diğer bitiş ve başlangıçlardan farkı yok. Yok da, biz yine de biten her yıl için istatistikler çıkartıyor, dünya açısından, ülkemiz açısından, aile efradımız ve kişisel yaşantımız açısından iyi ya da kötü olarak sınıflandırıyoruz.

Yılbaşını kutlayan var kutlamayan var. Kimisi dini açıdan sakıncalı bulup kutlamıyor kimisi burjuva alışkanlığı olduğunu söyleyip reddediyor. Kimileri ise bugünün çılgınca eğlenilecek bir gün olduğunu düşünüp kapıp koyveriyor, saldım çayıra mevlam kayıra misali.

Benim için yılbaşı on beş yıl öncesinde bir Milat oldu. On beş yıl önceki yılbaşının sabahında aldım oğlumu kucağıma. Tombiş yanaklı, yumuk elli ayaklı güzel oğlum sabırsızlık yapıp bir ay önceden attı kendini dünyaya. İşte o günden sonra her yılbaşı özel bir kutlamaya dönüştü bizim için. Her yıl evimizde toplandı tüm aile, anne babalar, kardeşler, yeğenler, varsa başka gelenler.

Artık oğlum büyüdü, bu tür kutlamayı genç kimliğiyle bağdaştıramıyor. Arkadaşlarıyla erken bir kutlama yaptı geçen hafta. Yılbaşını ise sakin geçirmek istiyor. İleride bu aile toplantılarının ne kadar değerli olduğunu anlayacağından emin, saygı duyuyorum isteğine. Yani bizim yılbaşı düzeni değişiyor artık.

Bana gelince, ben yılbaşılarını neden bu kadar çok önemsiyor ve seviyorum?

Ajandalar ve takvimler yüzünden...

Yepyeni, tertemiz, doldurulmayı bekleyen ajandalar, günlük defterler ve koparılmayı bekleyen yeni takvim sayfaları.

Oldum olası sevmişimdir takvimleri, ta ilkokula başladığımdan beri. Yapraklı Saatli Marif Takvimi, gemici takvimi, masa takvimi. Biten her günün sonunda kopar yaprağı yahut çiz üzerini, başla yeni güne.

Ajandaların önemini ise iş hayatına girdiğimde anladım. Yapılacak işleri yaz, yapınca üzerini çiz, iş bitirmenin rahatlığıyla derin bir ohhh çek. Bundan güzel şey var mı?

Ben yılbaşlarını işte bunun için seviyorum.

Siz hangi nedenle seviyorsunuz?

Yoksa sevmiyor musunuz? 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çifte kutlama....ne güzel, mutlu yıllar oğlunuza ve size:))

Nezahat 
 30.12.2011 12:47
Cevap :
Çok teşekkürler... Size de mutlu yıllar, bol şans.  31.12.2011 0:16
 

Benim oğlumun da doğum günü yılbaşı günü. O da yaklaşık 15 yaşındayken bizi doğum günü pastamızla başbaşa bırakıp odasına çekilmeye, ilgi duymamaya başladı; biz de ancak, bir dahaki yılbaşında kutlama istemediğinden emin olduk. Şu takvim sevginiz; beni de çocukluğuma götürdü: Saatli maarif takviminin o bilgi ve görgü dolu sayfaları, sanki dışımdaki dünyaya açılan bir pencereydi. Geçen bir blogunuzda da sözünü etmiştiniz; ondan etkilenerek mahallemin en büyük kırtasiyesine koştum ''artık gelmiyor'' cevabını aldım. Ne yapalım! Babamın aldığı Diyanet takvimine devam.. İyi seneler ve ''oğluşunuza'' uzun, sağlıklı yıllar dilerim.

Ünal Şeref 
 28.12.2011 2:33
Cevap :
Aa, niye gelmiyormuş ki artık Saatli Marif Takvimi? Yazık. Oysa hâlâ Cağaloğlu'nda heyecanla hazırlanıyor. Demek sizin oğlunuz da yılbaşı doğumlu? Anlıyoruz birbirimizi bu konuda:) Çok teşekkürler yeni yıl dilekleriniz için. Size de İyi seneler Sarp bey.  28.12.2011 21:41
 

Acısyla tatlısıyla bu yılda bitti ve ömürden bir yıl daha gitti.Sağlık ve huzurla yenisi gelir ve sağlık ve huzurla gider inşallah .Nurten Hanımcım yeni yılda seni üzen olaylardan çok seni mutlu eden olayların daha çok olması dileğimle.Bende o ışıltıyı renkleri süslenen çamları hediye alış verişlerini ve sizinde sevdiğiniz gibi ajandaları çok seviyorum.MUTLU SENELER.

Şennur Köseli 
 27.12.2011 10:35
Cevap :
Ben de aynı güzel dilekleri sizin için yolluyorum Şennur hanımcım. Hayatımız hep ışıltılı, rengarenk olsun. MUTLU SENELER.  28.12.2011 21:37
 

Günaydın Nurten Hanım, Ben her yeni seneyi "bu yıl farklı olacak" düşüncesiyle bekleyenlerdenim. İsteyip yapamadığım ne varsa gerçekleştirmek için kocaman bir sene başlıyor ve bu sene uğurlu gelecek klişesini hiç aşamıyorum:) umut etmek yaşam belirtisi öyle değil mi? ya umutlar da biterse ne kalır geriye... hepimiz için çook güzel bir sene olacak inşallah.sevgiler

Merve Ballı Acar 
 27.12.2011 8:32
Cevap :
Ben inanıyorum, acayip bir sene olacak Merve hanım. Tüm yüreğimle iyi yıllar diliyorum size. Sevgilerimle.  28.12.2011 21:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 314
Toplam yorum
: 619
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1065
Kayıt tarihi
: 07.08.11
 
 

Üsküdar İstanbul doğumluyum ve halen burada yaşıyorum. Okumak, yazmak ve seyahat etmeyi çok seviy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster