Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '12

 
Kategori
Yılbaşı
Okunma Sayısı
675
 

Yılbaşı günü simiti kim alır?

Yılbaşı günü simiti kim alır?
 

Sanırım İlk okul yaşlarında idim. O gün yılın son günü idi. Birkaç gündür evimizde bir telaştır gidiyordu. Üç gün öncesinden alışverişe çıkan annem bize uzun süre yetecek gıda maddesini almış ve mutfağımızı doldurmuştu. O gün okuldan geldiğimde gözüme ilk çarpan mutfakta tezgahlar yetmediği için artık yerlere torbalarla konmuş çeşitli meyveler ve sebzeler olmuştu.

Yılbaşından bir gün önce sabahtan mutfağa giren annem çeşitli yemekleri pişirmeye başlamıştı bile. Akşam babamla konuşmalarından anladığım kadarı ile yılbaşından bir gün önce dolma,  fasulye gibi zeytinyağlıları, yılbaşı günü de hindi ve iç pilavı ve diğer sıcak yemekleri yapacaktı.

Annemin alışverişi bu kadar çok yapması ve hazırlıklar benim dikkatimi çekmiş ve evde yılbaşında bir fevkaladelik olduğunu anlamıştım. Usulca anneme yaklaştım ve ' Anneciğim Yeni yılda bizim evde ne olacak' dedim. Annem o gece çok sayıda misafirimiz olacağını ve yeni yıl için bütün ailenin katıldığı bir yemekli toplantı yapacağımızı söyledi. Anlaşılan çok eğlenceli bir yeni yıl geçirecektik.

Yılbaşı günü ne yazık ki okulumuz tatil değildi. Oysaki ben okulun tatil olmasını ve evde kalıp anneme yardım etmeyi çok istiyordum. Daha okula başlamamış olan kardeşim evde idi ama o daha çok küçüktü ve anneme yardım edemezdi. O gün okuldan dönmeyi iple çektim. Eve geldiğimde daha saat çok erken olmasına rağmen yemek masamızın her zamankinden daha fazla açıldığını, üzerine özel olarak bu gün için seçilmiş kırmızı ve yeşilli noel baba motifli masa örtüsü ve buna uygun peçeteler konduğunu fark etteim. Ayrıca büfemizin üzerindeki büyük vazoda çok sevdiğim kokina çiçekleri konmuştu. Kokina çiçeklerinin üstüne renk renk parlak toplar asılmıştı.

Koşarak mutfağa girdim. Mutfakta masanın üzerinde büyük kayık tabakta lahana, yaprak dolmaları özenle sıralanmış akşamı bekliyordu. Bir başka kayık tabakta bizim o zaman Rus salatası dedğimiz. sonradan adının niye Amerikan salatasına döndüğünü anlamadığım  çok sevdiğim salata duruyordu. Bu arada  sapsarı fasulye pilakisi üzerinde maydonozları ile adeta beni ye diyordu.

Annem tezgahta kocaman bir hindinin içine bir şeyler dolduruyordu. Anneme ne dolduruyorsun dediğimde iç pilav dolduruyorum sonra firinda pişireceğim dedi. Annem iç pilav  doldurduğu hindinin karnını yorgan iğnesi ile dikti. Bilmem şimdi öyle mi yapıyorlar. Bir yandan da ocakta pişen kabak tatlısının ceviz harcını hazırlıyordu annem. Anlaşılan bu gece çok yiyecektik. Anneme neden bu kadar çok yemek yaptığını sorduğumda bana' Yılbaşı sofrası ne kadar zengin olursa yeni yıl o kadar bereketli geçer, onun için bu kadar çok çeşit yaptım, daha fırın da börek de var' dedi.

Bir süre sonra annem masaya ufak tabaklarda turşu, peynir, salam, sucuk gibi atıştırmalıkları da dizmeye başladı. Daha sonra sehbalara içinde fistik, findik, üzüm bulunan kuruyemiş kaselerini de yerleştirdi. Akşam için yavaş yavaş masamız hazır oluyordu. Ben akşam ki ziyafetin hayali ile ağzım sulanmış divanın üzerinde kardeşimle oynarken birden sokaktan simitçinin sesini duydum. Simitçi 'Taze Simit 'diye bağırarak sokaktan geçiyordu. Her zaman duyduğum simitçinin sesi bana o gün çok ters geldi. Envai çeşit yemeğin hazırlandığı ve akşama büyük ziyafetin olduğu bugün simitçiden kim simit alırdı.  Bugün simit yenirmiydi.  Annem akşama iştahımız tıkanmasın diye bize akşam üzeri sütünün yanında kurabiye bile vermemişti. Bu yılbaşı günü kim simit yerdi. Birden simitçiye çok acıdım. Bugün hiç simit satamayacaktı.

Ondan sonra her yılbaşı düşündüm.Yılbaşı günü niye simit satılır diye. Ta ki evet Ta ki yıllar sonra Paris'te bir yılbaşı günü metrodan çıkmış hızlı hızlı eve gidiyordum. Akşam Burcu'nun konseri vardı. Sonra da bir yılbaşı partisine davetli idik. Metrodan çıktığım an birden burnuma tanıdık bir koku çarptı. Dikkatle kokladım. Çok özlediğim İstanbul simidinin kokusu idi.  Etrafıma bir simitçi ararcasına merakla baktım. Paris'te Nation metro çıkışında simitçinin ,işi ne. Ülkeme duyduğum özlem bana oyun oynamış, bir başka kokuyu çok sevdiğim simit kokusu gibi algılamama sebep olmuştu.

Birden hüzünlendim. Koşa koşa eve geldim ve telefona sarıldım.Bir kaç gün sonra bizi ziyarete Paris'e gelecek olan eşime gelirken simit almasını rica ettim. Evet o sene çok istediğim halde yılbaşı günü simit yiyemedim ama bir kaç gün sonra İstanbul'dan gelmiş simidi firinda ısıtıp, yanında çay ve peynirle yerken çok mutlu idim. Hakikaten simit çok güzel bir şeydi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Oya Hanım, ne güzel bir çocukluğunuz olmuş, sizin adınıza sevindim. Mutlu geçen çocukluk ve sonrasının yansıması satırlarınızda okunuyor. Kutlarım sizi. Evet simit güzel ve hoş bir yiyecektir, nimettir. Tanrımıza hamdolsun! Afiyet olsun! :)) Selam ve saygılarımı sunuyorum...

Dr Atanur Yıldız 
 27.12.2012 7:38
Cevap :
Evet Atanur bey, ben şanslı bir çocuktum.Beni seven ,mutlu, huzurlu bir ailem vardı. Sorunlarımız yokmuydu, olmaz mı. Örneği annem çok genç yaşından itibaren çok uzun tedavilere , ameliyatlara gerek duyulan bir rahatsızlık geçirdi. Ama biz her koşulda sevgi halesi içinde buluşmayı bildik. Sanıyorum ki çocuklarımıza verebileceğimiz en güzel olay mutlu ve huzurlu bir aile yuvası.Bence para, mal, gerekli ama ikinci planda kalıyor sevginin yanında.Sevgiler ve saygılar.  27.12.2012 9:07
 

Değerli Kardeşim, güzel paylaşımınız bana çocukluk yıllarımdaki yılbaşı hazırlıklarını ve Amerika'ya kızımın yanına giderken, telefonda ne istersin dediğimde : "Bana simit, çifte kavrulmuş ve Afyon sucuğu getir" diyişini, o siparişleri gümrükten geçirirken ecel terleri döküğümü anımsattı.Sevgiler.Nahide Çelebi

NAHİDE ÇELEBİ 
 26.12.2012 23:18
Cevap :
Evet Sevgili Nahide Hanım, yıllardır ben ve ailem yurt dışına gidecek bu siparişlerle ilgili mutlu ve komik bir dizi olay yaşadık ve hala yaşıyoruz. Ama inanın bana gelen o bir simit veya ülke kokusu taşıyan herhangi bir yiyecek gurbetteki kişiye o kadar güzel ve lezzetli geliyor ki. Sevgiler ve saygılar  27.12.2012 9:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 825
Toplam yorum
: 1069
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1033
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster