Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Aralık '11

 
Kategori
Yılbaşı
Okunma Sayısı
931
 

Yılbaşı ve Kırmızı Külot (af edersiniz !)

Yılbaşı ve Kırmızı Külot (af edersiniz !)
 

Sabah semt pazarına çıktık. Her bayan gibi  eşim pazarda giyim kısmına giderek karıştırmaya başladı. Bende turlayarak etrafı izledim. Pazarcılar bazı malzemelerini açmışlar, bir kısmınıda açmaya çalışıyorlardı. Çalışan insanlar ve alışverişteki insanlara baktım. Bu hafta yeter denecek kadar gördüğüm neydi biliyor musunuz. Kırmızı iç çamaşırı. Yılbaşında kırmızı iç çamaşırıyla ilgili bir çok yazı var. Tabi benim gülüp geçtiğim. Bugün geçse de artık şu kırmızı çamaşır furyası bitse dedim. O sırada başı örtülü bir bayanın bir tezgahta  kırmızı iç çamaşırlarını incelediğini gördüm ve iştye yazacak konu dedim. Eve geldim ve başladım yazmaya.

İşin komik kısmıyla başlayalım. Gece yarısına geldi. Saat 00.00 olmak üzere insanlarda bir telaş hemen kırmızı iç çamaşırımı giymeliyim. Bir yıl mükemmel geçsin. “Abo nede kolaymiş len” deme de dur. “Sakın ha bir giysinin üstüne giymeyin uğursuzluk getiriverir ” Alim Allah. ”Kırmızı don” tene değecek. İşte son dakikaları bekliyoruz. Yaşasın “kırmızı iç çamaşırımız.” Dünyanın hali bu arkadaşlar. Gülelim mi, yoksa ağlayalım mı.

Belki ön yargılı olabilirim. Beyaz olmazsa olmaz rengim. Beyaz bende sadeliği, temizliği, saflığı algılatıyor. Bu nedenle iç çamaşırı beyaz olmalıdır. Eh doğal olarak her gün değiştirmek gerekir. Lakin beyaz güzel olanı. Kırmızımı neyi çağrıştırıyor. Kanımın rengini ve bayrağımın rengini çağrıştırıyor. Bunlar olunca doğal olarak kırmızı bende binlerce kefensiz yatan bu vatanı bana bırakan yürekli insanı canlandırıyor. Kırmızı al kanım ve vatanımı canlandırıyor. Ey ahali maalesef bende kırmızı şehveti canlandırmıyor.

Gelelim yılbaşına. Bir yıllık ömür geride kaldı. Bir yılın sonunda yapacağım vicdan muhasebesi. İnsanlığa acaba hiç faydam olabildi mi. Dünya için en azından zararları önleyerek bile olsa yararım oldu mu. Biliyorum ki hiç yapmadı isem çalıştığım yerde kağıt israfını önleyecek bir adım attım. Kesilecek ağaçları kurtardım. İşte bu yıl doğa için bunu yaptım. İnsanlar içinse insanlık söylenmez sadece yaşanır ne dersiniz.

Tüm insanlığın bundan sonra akacak zaman diliminde güzellik, esenlik, sağlık , huzur  ve sevgi içinde olmalarını dilerim. En büyük zenginlik olan sağlık ve huzuru kaybetmemeleri  dileklerimle…

www.selcukefendi.com sayfasında yayınlanmıştır

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kırmızı beyaz üst üste giydim diyeceksiz zannettim yazıyı okumaya başlayınca:)) Sevgilerimle...

Nuray Ors 
 11.01.2012 20:05
Cevap :
ben beyazı hep temizlik olarak gördüm. Kırmızı ise banal gelmiştir  12.01.2012 20:40
 

Ben alabildiğine özgürlükten yanayım ama tercih ettiğimiz konular akla mantığa uymalı.Saçmalıklar da olacak elbet,gülüp geçeceksin.

Kerim Korkut 
 04.01.2012 18:30
Cevap :
özgürlükler birbaşka kişinin özgürlüğünün olduğu noktaya kadardır. Bu nedenle alabildiğince özgürlük olmaz. O egoizmin frenlenememesidir..saygılar..  05.01.2012 22:11
 

Merhaba.. Bu saçma alışkanlıklar sonradan girdi hayatımıza. Aslında bu biraz da piyasayı hareketlendirmeye yönelik çalışmaların bir parçası. İlginç olan insanların sonradan olmazsa olmazmış gibi bu komik durumu yaşatmak için birbiriyle yarışması.Doğal olarak da ortaya komik görüntüler çıkıyor. Elin çalışmadıkça, bir değil kırk tane don giysen yine de donanamazsın.Amaç, gülecek konu yaratmaksa, bakın onda başarılılar....Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 02.01.2012 15:32
Cevap :
Haklısınız, ağlanacak halimize gülüyoruz. İnsan denen yaratılanların en değerlii bu kadar zavallı hale gelmesi en acı olanı. Saygılar...  03.01.2012 20:21
 

Merhaba, Geçen yılbaşı ertesi tesadüfen konuştuğum bir pazarcı esnafı, "abi allah razı olsun kırmızı don adetini çıkarandan, bir gün olsun yüzümüz gülüyor" demişti. Bende bazılarımızın batıl inançları bazılarımıza ekmek kapısı oluyor diye düşüüp gülümsemiştim. Yazınızı okurken anımsadım. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 01.01.2012 13:08
Cevap :
Zaten tek faydası satan insanların nafakalarını çıkartmaları yoksadiğer tarafı komedi. Teşekkürler ve iyi ,sağlıklı yıllar...  01.01.2012 16:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 81
Toplam yorum
: 550
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 1136
Kayıt tarihi
: 13.02.11
 
 

Ben kimim? Ben 55 yaşında hekimlik sanatını icra eden bir kişiyim. Adım Selçuk Şensöz. Bugün için..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster