Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

fisun gökduman kökcü

http://blog.milliyet.com.tr/kokcuffgk

17 Kasım '19

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
158
 

Yıldırım...

.    Berbat bir gündü... Gündüz vakti, sanki geceymiş gibi, kopkoyu bir karanlığa boğulmuştu ortalık. Yağmur, bardaktan boşanırcasına yağıyor, art arda çakan şimşekler, gökyüzünü boylu boyunca aydınlatıyordu. Çakan her şimşeğin ardından, yeri göğü inleten bir ses, sonrasında da bir yerlere düşen yıldırım... 
 
.    Acil serviste bir telaş vardı. 112 telsizlerinden, yıldırım düşmesi sonucu yaralanma vakası anons edilmiş, en yakında olan hastanenin hazırlanması istenmişti. Doktor Efsun ve ekibi, hazır vaziyette ambulansları bekliyorlardı biraz da tedirginlik içinde...
 
.    Çok beklemediler, iki ambulans hemen geldi. Birincisinden indirilen hastalar, hareketsiz yatıyorlardı. İkincisinden inen hasta da hareketsizdi ama yanında durmadan ağlayan bir kadın vardı.
 
.    Doktor Efsun, hemen hastalara doğru yöneldi. Hayati fonksiyonlarını kontrol etti hepsinin. Maalesef, ölmüşlerdi. Yapabileceği bir şey yoktu. Emniyeti aradı, adli raporlarını düzenledi cenazelerin.
 
.    Sonra kadına yöneldi. Kadıncağız, şok içinde sessiz sessiz ağlıyordu. Bir anda dünyası kararmıştı kadının. Eşi ve iki oğlunu kaybetmişti bir anda. Sakinleştirici bir iğne yaptı Efsun kadıncağıza ve konuştu onunla...
 
.    Tarlada çalışırlarken, aniden yağmur bastırmış. Koca ceviz ağacının altına sığınmışlar hepsi. Oğullarından küçük olanı, tarlada bıraktıkları kazma ve küreği ağacın altına almak istemiş. Tam eline kazmayı aldığında, kazmanın ucu yıldırımı çekmiş kendine... Oğlanı yıldırım çarpmış. Bunu gören diğer oğul ve baba, hemen koşup oğlanı kurtarmak istemişler ama ona dokundukları anda onlar da çarpılmış. Yetmemiş, tarlada bıraktıkları kürek de paratoner gibi başka bir yıldırımı çekmiş kendine. İnanılmaz şeyler olmuş bir anda ve ölmüşler garibanlar. 
 
.    Sarsılmıştı Efsun... Bu güne kadar pek çok ölümlü vaka görmüştü ama bu çok etkilemişti O’nu. Gözleri doldu kadıncağıza bakarken,elinden bir şey gelmemesinin çaresizliğiyle...
 
.    Bu olayın üzerinden birkaç saat kadar ya geçmiş, ya geçmemişti ki, yine bir anons duyuldu 112 telsizinden... İnanması zordu ama, yine bir yıldırım çarpması vakasıydı bu. Ambulans yola çıkmış, gelmek üzereydi. Acil servisin kapısında beklemeye başladılar. Ambulans gelir gelmez, hastaları indirip içeri aldılar. Doktor Efsun, hemen muayene etmeye başladı. Çok şükür ikisi de sağdı ama, ikisinin de iç organları, yüksek gerilim nedeniyle, büyük ihtimal zarar görmüştü. İlk müdahaleleri yapıp, bir üst hastaneye sevki için hazırlamaya başladılar hastaları. Adli raporları düzenlenirken, olayın nasıl olduğunu da öğrendiler. İnşaatta çalışıyorlarmış adamcağızlar. Birisi aşağıdan demirleri uzatıyormuş, diğeri de yukarıdan çekiyormuş. Demirin yukarıdaki sivri ucu, yıldırımı kendine çekmiş. Yukarıdaki adamcağız, ağır bir şekilde elektrik akımına maruz kalmış. Aşağıdaki de her nasılsa elinden bırakabilmiş demiri. Daha az etkilenmiş diğerine göre...
 
.    Bir günde bu kadar yıldırım çarpması vakası ağır gelmişti Efsun’a... Soğukkanlı hali gitmiş, gözlerinden deli gibi yaşlar dökülmeye başlamıştı. Hastasını kaybeden bir doktorun umutsuzca, çaresizce ağlamasıydı bu. Bu ağlama, hiçbir ağlamaya benzemezdi. Bu bir yenilgi ağlamasıydı aynı zamanda... Azrail ile girilen savaşı kaybetmekti... 
 
.    Kaybedilen her hasta, doktorun yüreğinde çentikler açar. İşine devam edebilmek için, unutması gerekir, hatta unuttuğunu da sanır doktor, ama öyle değildir aslında... Bir kelime, bir ses, bir görüntü, her şeyi geri getiriverir olanca ağırlığıyla...
 
.    Mutfağında kahvesini içerken Efsun, bir yıldırım düştü karşı dağa... Ağaçlar tutuştu, kuşlar uçuştu... İçi cız etti... O kara gün, yirmi yıl öncesinden kopup, bu güne geldi, Efsun’un sigarasının dumanına karıştı... Kahvesinden bir yudum aldı Efsun, sigarasından bir nefes... Sonra da kaleminden döküldü işte acıları... Yazdı, yazdı, yazdı... Her cümleyi göz yaşlarıyla ıslata ıslata...
.
Dr.F.Fisun Gökduman Kökcü---Muğla---Menteşe---17.11.2019
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anılarına yolculuk yapman da, o anı yirmi yıl geçse bile aynı acıyla anımsaman da, aktarırken; okuyana yaşıyormuş hissini tattırman da kıyamamandan, merhametinden, mesleğine saygından sevginden, insana en mühimi cana kıymet vermenden... Aynı meslekte bir çok insan olur kimi kendini adar kimi işi mecburiyete bağlar. Ben kaleminden de yüreğinden de tanıyorum Efsun'u iyi ki insanların hayatından bir Efsun geçmiş. En derin saygı ve sevgilerimle kıymetlim...

Sibel Yılmaz 
 01.12.2019 11:07
Cevap :
Ben işimi çok severek yaptım.Kendimi çok kaptırdım.Bundan dolayı da çok acı çektim.Beni anladığın için çok teşekkür ederim Sibel'ciğim.Sevgilerimle...  20.01.2020 15:58
 

Öykü güzel de insan bu kadar etkili yazılmış öyküdeki olayların gerçekliğini de merak ediyor.

Kerim Korkut 
 18.11.2019 12:37
Cevap :
Etkili olması,tamamen gerçekliğinden kaynaklanıyor.Anılarımı öyküleştirirken,Efsun adını kullanıyorum.Fisun'un eş anlamlısı.Saygı ve selamlarımla...  19.11.2019 14:25
 

Anadolu'nun yüzlerce köşesinde nice çaresizlikler, yokluklar, eksiklikler ve mağduriyetler içinde bir de doğaya ve doğal olay ve afetlere karşı insanlara hizmet etmek sizin gibi değerli hekimler için hakikaten çok zor. Elde olmayan nedenlerle ölümlerden dolayı etkilenmemek ve acı duymamak da imkansız. Lakin n'olur üzülmeyin, zira siz elinizden geleni zaten yapmış bir doktorsunuz ve bu vesileyle bir çok insandan da hayır dua almış olduğunuza eminim. Sevgiyle kucaklıyor öpüyorum sizi, esenlik dileklerimle...

Filiz Alev 
 18.11.2019 10:56
Cevap :
Her insan bir hikaye hayatta sevgili Filiz hanım.Ben de çok insanlar gördüm,çok hikayelere tanık oldum.Mesleğim gereği,pek tatlı anılarım yok maalesef.Evet elimden geleni yaptım ama pek çoğuna da gücüm yetmedi.Güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim.Ben de gönül dolusu sevgiler gönderiyorum size.Sağlıcakla kalın...  19.11.2019 12:44
 

Çaresizliğin hüznünü, acısını iliklerime kadar hissettiren bir öykü okudum Fisun Hanımcığım... Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 18.11.2019 10:09
Cevap :
Çaresizlik çok zor.Teşekkürler Ayşegül hanımcığım.Sevgiler, selamlar...  19.11.2019 10:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 258
Toplam yorum
: 825
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 278
Kayıt tarihi
: 24.08.11
 
 

Evli ve bir oğul annesi, emekli tıp doktoruyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster