Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '08

 
Kategori
Astroloji
Okunma Sayısı
42433
 

Yıldız haritası öğretiyorum; evler ve ağır gezegenler

Sekizinci Ev: Büyük yatırım, borçlar evidir. Gizli alem, derin düşünce evidir. Ve ölüm, yıkım ve yeniden doğuş evidir. Bizi kendi içimize, derinliklerimize götürür, ve sorgulatır. “Ben kimim gerçekte?” İşte bunu söylemeye başladığınız an eski “siz”i yok ettiğiniz, yeni “siz”i doğurduğunuz andır. Bazı gizli ilişkiler, seks hayatımız da bu evin temsil alanına girer. Ve eşin maddi durumunu ve hayatınızdaki diğer maddi gelirleri anlatır, miras, kredi gibi.


Dokuzuncu Ev: Kültür ve yüksek eğitim, dünya görüşümüz ve hayat felsefemiz ve bunları hayatımıza aktarma biçimimizi anlatır. Din hakkındaki görüşümüzü de ifade eder. Sekizinci ev inançlarımızı, bu ev ise din hakkındaki duruşumuzu anlatır. Uzun yollar, büyük ticaret, basın-yayın, yayıncılık ve yabancılarla, yabancı yetkililerle iletişimimizi anlatır. Yabancı derken, bizim gündelik hayatımızda yerleri olmayan, bir vesile ile hayatımıza giren kişileri kastediyorum. Uzak yerler, yurt dışı evidir ayrıca. Bu evin bir diğer önemi, geldiğimiz entelektüel seviyemizi ve entelektüel sezgimizi göstermesidir.


Onuncu Ev: Haritanın zirvesi, tepe noktasıdır ve bu bakımdan çok önemlidir. Bizim hayatta erişebileceğimiz en üst noktayı gösterir. Geniş toplumda sahip olduğumuz yeri, mesleki kariyerimizi, her tür toplumsal “sıfatlarımız”ı anlatır: Makine Mühendisi Ahmet Bey, İyi Aile Babası, Anne, Müdür, Patron, Ünlü Şarkıcı vs vs aklımıza gelen gelmeyen toplumsal sıfatlarımızı ifade eder. Toplum önündeki yaşantımızı anlatır. Ve her tür otoriteyle ilişkilerimizi anlatır. Buna aile içinde en çok sözü geçen veya kişilik ve karakterimizi etkileyen anne/babamız da dahildir.


Haliyle, bu evin üzerine gelen bir transit gezegen çok büyük önem taşır. Bu gezegenin ve onun açılarının getirilerini hayata katmak, kendi lehimize çevirmek bizim ustalığımıza bağlıdır. Hazır değilsek bu getirilere, elimize geçen önemli şansı savurmakla kalmayız, kendimiz de bir süre savruluruz. Ee, tepede durmak, onun rüzgarına dayanmak kolay iş değildir.


On Birinci Ev: İdealler, büyük amaçlar ve büyük hayaller evidir. Ve amaçlarımıza uygun içine girdiğimiz sosyal grupları temsil eder. İnsanlık için yaptığımız çalışmaları anlatır. Ortak amaç gruplarıyla iletişim tarzımızı, onları kendi çıkarlarımız için kullanıp kullanmadığımızı, veya onlar tarafından kullanılıp kullanılmadığımızı anlatır. Ayrıca zevkler için de bir araya geldiğimiz grup arkadaşlığını anlatır. Diğer bir önemli anlamı ise, dostlar evi olmasıdır. 7.ev her tür ikili ilişkiler evidir, bu ev en yakın dostlarımızın evidir. Dostluk evidir.


Bu eve bir transit gezegen geldiğinde, küçük veya büyük bir amacımızı, bir idealimizi gerçekleştirebiliriz. Mesela, uzun zamandır istediğimiz bir kitabı almak veya bir çocuk sahibi olmak vs.


On İkinci Ev: İç dünyamızın, ruhsal yapımızın, psikolojimizin, bilinçaltımızın evidir. Son ve birinci evden önce gelen ev olması sebebiyle; birinci ev nasıl ki ilk görünen, başlangıç yaptığımız olayları anlatır, bu ev de herkesçe “görülmeyen”, ruhsal dünyamızdaki başlangıçları, iniş-çıkışları, kısacası “içerde” ne yaşadığımızı anlatır. Kişiliğimizin “gece”sidir adeta. Pasif görünür, ama aslında bizi 1.evdeki başlangıçlara hazırlayan yerdir. Ayrıca gizli düşmanlar, gizli yaşanan olaylar, bizim arkamızdan yaşanan, farkında olmadığımız olayları anlatır. Hastaneler, hapishaneler ve yardım kuruluşlarını da temsil eder. Bu kuruluşlarla ilişkimizi anlatır. İlhamlarımızı, 6. hissimizi, bizi gizlice koruyan şeyleri da anlatır. 12.evden geçip 1.eve yönelen bir gezegen, bizim farkında olmadığımız gizli bir olayı öğrenmemizi sağlayabilir veya gizli işleri açığa çıkarabiliriz.


Evet, evlerin anlamı pratik olarak budur. Şimdi bunları haritamız üzerinde uygulamaya geçelim.


İlk dersimiz başlıyor.


Size ilk pratik alıştırma olarak, ağır giden, diğer tabirle yavaş giden ve bir evde uzun süre kalan ve bu yüzden de hayatımızı uzun bir zaman dilimi içinde geniş ve köklü olarak etkileyen bir gezegeni tanıtmakla başlayacağım. Bu gezegenin önemi ve anlamını verdikten sonra, onun evlere göre anlamı ve etkisini, sizin hayatınızın hangi alanında ilgili şeyleri yaşadığınızı yukarıda verdiğim ev bilgilerini göz önünde bulundurarak anlamak, çözümlemek de size düşüyor artık. Burada evlere göre tek tek gezegenin anlamını verirsem, sayfalar sürer. Yazı amacından da çıkar.


Şunu da belirteyim; gezegenin anlamını öncelikle, doğum haritanızda bulunduğu eve göre uyarlayın. Genel olarak bu sizi nasıl ve hangi alanlarda etkiliyor, öğrenin.


Örneğin, ilk olarak anlatacağım gezegen, doğum haritanızda 3.evde olsun. Gezegenin anlamı ve 3. evin anlamını ortak tahlil edin. Sonra, diğer bir önemli işe yönelin. Onun Transit olarak, yani şu sıralar, haritanızın hangi evi üzerinde olduğunu tespit edin, ve bu eve göre anlamını yorumlayın.

Kolay gelsin şimdiden.


AĞIR GEZEGENLER


URANÜS


İlk ağır topumuz “Uranüs.”


Bu gezegeni, ondan korksam da, çok severim. Çünkü yenilikler, büyük değişiklikler gezegenidir. Ama şimdiden uyarayım; deli dolu, çılgın bir gezegendir, bize olayları bir anda yaşatır.


Uranüs devrim demektir. Asidir. Gerçek ve hak edilen özgürlüktür.


Uranüs bizi sınırlardan kurtaran ani ve beklenmedik değişimleri, yüksek düzeyde bireyselliği temsil eder. Mevcut kuralları yıkmak için bizi isyana, bir anda değişim isteğine sürükler. İçimizde başta bizim de anlam veremediğimiz huzursuzluklar başlatır önce. Mevcut yaşantıdan sıkıldığımızı ve yorulduğumuzu, kısa bir tatile ihtiyacımız olduğunu ve böylece bu ruh halini atlatacağımızı sanırız. Ama huzursuzluk, sabırsızlık giderek sesini yükseltir ve bize şöyle der: Hayatında köklü değişiklikler yapma vakti geldi! Bu sesi duyanlar şanslı olan kesimdir. Kimisi de bu sese kulak vermez veya anlamaz, o yüzden kendini bir anda değişimin, veya bir yıkımın içinde bulur. Bu 15 yıldır giden bir evliliğin bir anda bitmesi de olabilir. Bir anda yıllardır devam ettiğimiz biri işi bırakıp, kendi işimizi kurmak da. Yepyeni ve büyük bir aşka başlamak. Veya birden tası tarağı toplayıp yurt dışına yerleşmek. Veya bazı kadersel dediğimiz, ani gelen iyi-kötü bir olay yaşamak. Bir trafik kazası, veya hiç beklemediğimiz bir terfi.


Her ne yaşanırsa yaşansın, aniden gelirler ve çok önemli olaylar olduğu için de bizi sarsar, şaşkına çevirirler. Bu gezegenin kötü yanı; genelde biz olaylara hazır değilken, aniden gelmesidir. İyi de olsa, kötü de olsa, ani yaşanan olayla baş etmemiz zamanımızı alır.


Bu olayları kendi lehimize çevirip, hayatımızda köklü ve kalıcı değişim yapmamız bizim ustalığımıza ve yaşadığımız olayları ne kadar geniş cepheden görebildiğimize bağlıdır.


Bunu şöyle de yorumlayabiliriz: Olaylar değişim dediğimiz türden olaylardır. Bu değişimleri hayatımızın temel ve kalıcı bir parçası yapmak, veya bu değişim vesilesiyle eskimiş, artık yıkılması gereken hayatımızın bazı unsurlarını yıkıp, yerine başka değişimleri gerçekleştirebilmemiz bizim potansiyel olarak ve tecrübe olarak uygun olmamıza bağlıdır. Hazırlıksız yakalansak da, eğer bu değişimleri hayatımıza katabilecek potansiyele sahipsek, başarmamız daha kolaydır ve daha mümkündür.


Uranüsün transit etkileri geçtikten, ilgili evimizin üzerinden gittikten sonra, artık eski “biz” değilizdir. Ve artık farklı bir yaşantı içindeyizdir. Şayet, bu değişimleri önemli fırsatlara dönüştüremediysek, sert değişim rüzgarı dindikten sonra, gene eski hayatımıza döneriz ama bu sefer başka gözle bakarız hayatımıza. Çünkü eskiye göre bilinçlenmişizdir. Ve çok önemli fırsatları kaçırdığımızı büyük pişmanlık içinde anlamaya başlarız. Kısacası, kendimizi dar dünyamıza hapsettiğimizi anlarız. Bundan da kötüsü, bu hatanın bir bedeli olacağını, bu bedelin de ödeneceğini anlarız. Bu bedel gezegenin üzerinde bulunduğu eve göre ve sizin mücadelenize göre değişir. Bu bedel, mesela eski yaşantıda ama biraz daha mutsuz yaşamaya mahkum olmak olabilir. Veya bir daha ele geçmesi zor bir iş, terfi imkanını kaçırıp, eski işimizde tatminsiz çalışmaya devam etmek olabilir. Bir daha geri gelmeyecek, hayatımızın aşkı olabilir.


Bu arada, Uranüs ilk görüşte aşkın da sembolüdür.


Bu gezegen yüksek sezgi, akıl, entelektüel sezgi ve bilinçle çok yakından ilgilidir. Yüksek gerilim hattı gibi yüksek enerji yüklüdür. Transit durumdaki Uranüs, bir bilim adamına, birden çok önemli bir buluş yapmasını, alanında ivme kazandıracak bir keşif yapmasını sağlayabilir.


Bilişsel her tür alanda insanlara ve insanlığa ivme kazandıracak buluşların ve yeni fikirlerin, ideolojilerin ortaya çıkışını sağlayabilir. Eski fikirlerin gürültülü, fırtınalı yıkılışına tanık oluruz, Uranüsün önemli transit açılarıyla. Düşüncede ve eylemde devrim zamanıdır.


Özetle, Uranüs yıkar, bozar, dağıtır ve değiştirir. Hem hayatımızı, hem algılarımızı hem de kişiliğimizi…


Son söz olarak; Uranüs 2003-2010 yılları arasında Balık Burcunda seyretmektedir. Yani, transit Uranüs Balıktadır. Uranüsün yeri de dolayısıyla, Balık burcu haritanızda hangi evde ise oradadır, ve transit gezisini orada sürdürmektedir. Örneğin; Balık 3.evde ise, değişimleri, farklılaşmayı, yıkımları, yenilikleri bu evin temsil ettiği alanlarda yaşarsınız.


Yıldızlar üzerinizde olsun…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Astrolojiye ilgiliyim.Hem yıldıznameme baktırmak hem de sizden ücret karşılığı ders almak istiyorum, bana nasıl yardımcı olabilirsiniz.Sizinle nasıl iletişim kurabilirim.

Abdulkadir Güngör 
 14.11.2008 17:43
Cevap :
sizin yazılarınızı ilgiyle okuyorum. sayfanıza mesaj yazarak msn adresimi ileteyim.  14.11.2008 18:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 103
Toplam yorum
: 148
Toplam mesaj
: 68
Ort. okunma sayısı
: 7973
Kayıt tarihi
: 18.10.08
 
 

İngilizce Öğretmeniyim. Ek olarak makale, kitap çevirisi yapıyorum. Antalyanın bir yerel gazetesinde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster