Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '08

 
Kategori
Astroloji
Okunma Sayısı
94809
 

Yıldız haritası öğretiyorum

Astroloji meraklısı olan herkese, Astrolojinin günlük ve genel hayatımızdaki yerini ve bizleri ne derece yakından ilgilendirdiğini, bilgi edinerek ve hatta ufak ufak gelecek yorumu yapma alıştırmaları yapmanızı sağlayarak, anlamanıza katkıda bulunmak istedim.

Bu arada, Astrolojiye henüz itibar etmemiş, onu basit bir fal işi olarak görenlere de bu pratik alıştırmaları tavsiye ederim. Bakalım, gezegenler sadece kendisi ve güneşin etrafında dönmekten daha fazla şeyler yapıyor muymuş yapmıyor muymuş?..

Yıldız haritası yorumlamayı pratik bir forma koymak zordur. Bütün bir harita yorumu çok geniş ve detaylı bilgi ve yoğun çalışma gerektirir ve çok uzun iştir. Ve usta işidir de. Her şeyden öte, çok iyi bir yoğunlaşma gerektirir.

Ancak bu işin kolay bir yolu vardır; bütünü olmasa da yıldız haritanızın birkaç önemli parçasını yorumlamak ve anlamak. Bu bile, kendiniz, geçmiş ve geleceğiniz hakkında size çok şaşırtıcı bilgiler sunar.

Bunun için, size bazı pratik bilgiler verip, bunları yıldız haritanız üzerinde nasıl kullanabileceğinizi göstereceğim.

Hazırsanız başlıyoruz.

YILDIZ HARİTASI YORUMLAMA

Geçmiş Ve Gelecek Yorumlama

Bunun için başta elinizde size ait bir yıldız haritanızın olması gerekir. Eskiden bunu edinmek çok zordu ve ben yıllar önce harita çıkarma yöntemi keşfetmek zorunda kalmıştım. Bu arada bu buluşçuluğumu teknik imkansızlıklara borçluyum. Ancak sizin bunu yapmanız gerekmiyor. İnternet ortamında çok kolay ve basit bir iki işlemle edinebilirsiniz. Size tavsiye edeceğim site: astrozoom. Bu adrese girin, sizden istenen doğum bilgilerini tek tek yazın ve devam işlemiyle, haritanıza ulaşın. Tabii, bunun için bilgisayarınızda Java programı olması gerekiyor. Yoksa, bir sayfalık haritanızı bir internet cafeden alabilirsiniz.

Yıldız haritanızı ilk gördüğünüzde – özellikle hiç bilgisi olmayanlar – hayatınızda görmediğiniz bir matematik formüller sistemiyle karşılaştığınızı sanıp şaşırabilirsiniz. Ama astrolojik sembolleri anlamak zamanla kolaylaşır. Zaten ben sizden hepsini bir anda öğrenmenizi istemeyeceğim.

Hazır olun. Başlıyoruz.

OLAY YARATAN VE BİZİ TECRÜBELERE İTEN GEZEGENLER

Astrolojide, özellikle hızlı giden gezegenler – Güneş, Merkür, Venüs, Ay ve biraz da, Mars – daha çok karakter yaratıcı, kişiliğimize direkt etkide bulunan, kişiliğimizi şekillendiren gezegenler (veya yıldızlar) olarak kabul edilir. Ve ayrıca, “olay başlatıcı” diye tanımlanırlar. Yani, hayat koşumuzdaki birer, “start” işaretleridir bir anlamda.

Ancak bize olayları yaşatan, yaşayacağımız olaylara hazırlayan veya bizi o noktaya taşıyan, kaderimizde dönüm noktaları oluşturan, kaderimizi hazırlayan gezegenler ağır giden, yavaş ilerleyen gezegenlerdir – Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün ve Plüton. Bunlar haritamızın ağır toplarıdır. Bu arada Mars biraz olay yaşatan biraz da başlatandır, diye not düşeyim. Bundan başka, yukarıda saydığım başlatıcı gezegenler, şayet geri pozisyona girmişse bir zaman diliminde – mesela, atıyorum, Kasım 12 ile Aralık 20’ e kadar Venüsün veya Merkürün geri pozisyonda ilerlediğini düşünelim. O halde, bu başlatıcılar da olay hazırlayıcı ve yaşatıcı olarak değerlendirilmelidir.

Yeri gelmişken belirteyim: Astroloji asla tek bir kaderden bahsetmez, ve kaderci değildir. Buna bir tipik örnek vermek isterim: İsmini hatırlamadığım bazı tanınmış kişilerin haritaları üzerine bir yazı okumuştum. Başlığı da: “Kaderlerini Değiştiren İnsanlar” idi. Ve haritaları inceleyince, başlığın ne kadar isabetli olduğunu anladım. Gerçekten, inanılmaz zorlu açılar vardı ve her babayiğit o sert, zorlu açıların hakkından gelemez, altında ezilir, ezik ve silik bir hayat yaşar giderdi. Ama bu kişiler, o zorlu gezegen açılarından korkup kaçmak yerine, durmuş ve o açıların yaşatacağı olayları hayatlarına kabul etmiş ve onlarla kararlılıkla, sabırla ve ayrıca onların hayat yolunda zirveye çıkmaları için başarmaları gereken bir “sınav” olduğunu görmüş ve başarıp, zirveye yerleşmişlerdi. “Zoru başaran” insanlardı onlar. Bu bağlamda, astrolojide açılar insana bir kapı, bir yol değil, birkaç yol açar, ve siz “seçimlerinizle” o yollardan birine girersiniz ve onun getirdiği yaşantıyı yaşamaya başlarsınız. İşte olay budur.

Lafı fazla uzatmadan asıl konumuza döneyim.

Size harita üzerinde, geçmiş, ve özellikle “yakın gelecek” yorumu yapmayı öğreteceğim.

Bunun için yukarıda belirttiğim, olay yaşatan ve bizi önemli ve kalıcı olaylara hazırlayan “ağır gezegenler”in anlamlarını verip, onları kendi hayatınıza göre yorumlamayı öğreteceğim.

Ancak, bir gezegeni yorumlamak için, en başta, bir haritada bulunan “evler”i ve onların anlamlarını bilmeniz gerekir. Ben size hemen pratik ve kestirme yoldan anlatayım:

EVLER:

Yıldız haritası 12 evden oluşur. Harita tam bir daire şeklindedir. Birinci ev Yükselen Burcumuzun denk geldiği evdir ve saatin ters yönünde 2, 3…10, 11 ve 12 diye devam eder. Birinci evden 7.eve kadar olan bölüm diarenin alt kısmında kalır, 7.ev ve 12.eve kadar olan bölüm de yukarısında.

Evlerin Anlamı:

Birinci Ev: “Maskemiz”i anlatır. İmaj evimizdir adeta. Dışarıda, insanların gözünde nasıl biriyiz, davranışlarımız, ve bazı karakter özelliklerimiz, alışkanlıklarımız. Yükselen burç bu evdedir. Dolayısıyla yükselen burcumuz bizim imajımızdır bir yerde.

Peki bu ev, hayatımızı nasıl etkiler? Burası yeni eylem, yeni başlangıçlar ve kendi çabamızla kurduğumuz çevre, ve yaşantımızı anlatır. Yeni aşk, var olan bir aşkın evliliğe gitmesi, yeni bir iş veya yere yerleşmek vs.

Bir örnek: Diyelim Transit Mars (yani , doğum anındaki değil, şu sıralar hareket halindeki Mars) 12.ev üzerinden çıkıp 1.eve geliyor olsun. İşte, bu an yeni eylemler için yoğun ve aktif mücadele zamanıdır! Bu birebir ve aktif mücadele bizi yorar, sonuçta açılara göre, ve bizim mücadele tarzımıza göre, buradan ulaşmak istediğimiz amacımıza ulaşır veya ulaşamayız. Çünkü bu aktif gezegen, kavgacıdır aynı zamanda. Siz eğer pozitif eylem yerine kavgayı seçerseniz, ona göre sonuç alırsınız, diyeyim kısaca.

İkinci Ev: Para ve her tür maddi imkanlarımızın evidir. Harcamalarımızı, harcama biçimimizi. Ayrıca para kazanma tarzımız ve şansımızı gösterir. Ve bunları kullanma tarzımızı. Hayat için somut olarak ne kazanmaya çalıştığımızı anlatır; para mıdır amacımız, yeni buluşlar mıdır, yani somutta ne yapmaya çalışıyoruz?

Ben, ayrıca, bu evin aşkı da bir anlamda temsil ettiğine inanırım. Aşkın somut, gerçekçi boyutunu anlatır bana göre.

Üçüncü Ev: Düşünce ve iletişim evidir. Kısa yollar, yeni mekana taşınma, kardeşler, yakın komşular, iletişimin ve iletişim araçlarının hayatımızdaki yerini anlatır. Çok fazla kısa seyahatler mi yaparız? Telefonu ne sıklıkla kullanırız, vs? Düşünceleri ifade biçimiz, eğitim durumlarımızı gösterir.

Dördüncü Ev: Yuva ve aile evidir. Yaşadığımız ev ortamını, yuvada mutlu-mutsuz oluşumuzu, baba-annemizi, bizim yuvadaki durumumuzu, aile, eş vs ile yaşantımızı anlatır. Ayrıca ilk çocukluk ve yaşlılık yılları zamanını da anlattığı kabul edilir. Bu evde yaşanalar önemlidir. Bu evin bizim önümüze çıkardığı engelleri aşmadan, hayatta ilerlememiz zordur.

Beşinci Ev: Bizi mutlu eden ve zevk veren şeyleri ifade eder. Hobilerimizi, sosyal faaliyetlerimizi, şans ile kazanılan parayı (borsa, kumar, piyango), sosyal hayatı yaşayış tarzımızı ve sosyal çevremizi, her tür sportif ve sanatsal aktivitelerle ilgimizi, ün ve popülarite durumumuzu, ve aşk hayatımızı anlatır. Nasıl bir aşığız? Aşkta şanslı mıyız? Ve ayrıca çocuk evidir. Çocuklarımızla, genel olarak çocuk ve gençlerle iletişimimizi anlatır. Bu evin üzerine gelen herhangi bir transit gezegen, evin temsil ettiği alanları harekete geçirir. Ne şekilde geçirdiği de gezegenin özellikleri ve yaptığı açılara bağlıdır.

Örneğin: Her ne kadar en büyük şans gezegeni denilse de, Jüpiter, bu evin üzerine geldiğinde, sert açılar alıyorsa, şans ile yapılan yatırımlarda kişiyi büyük iflasa sürükleyebilir.

Altıncı Ev: Sağlık, günlük hayat ve gündelik koşturmalar, gündelik görev ve sorumluluklar, iş, ofis ortamımız, iş arkadaşlarımız, patronumuz vs ile iletişimimiz. İşte başarımız, işimizin tarzını anlatır. Buraya gelen transit bir gezegen bazı hastalıkları başlatabilir veya yeni bir sağlık bakım diyetine gireriz mesela. Bu ev ayrıca, akraba evidir, onlarla ilişkilerimizi anlatır.

Yedinci Ev: Evlilik evidir her şeyden önce. Evlilik durumumuz, evlilikte mutlu olup-olmadığımız, eşimizin tipi, karakteri. (Tabii sadece burası eş tipini belirlemez.) Ayrıca en yakın olduğumuz, bire bir iletişim kurduğumuz insanları, her tür ikili ilişkileri temsil eder. Arkadaşlıklar, ortaklıklar, hukuk, mahkeme, topluma karşı duruşumuz, kendimizi ifade biçimimizi anlatır. Buraya düşen doğum anındaki gezegenler bize bu hususlarda önemli bilgi sunar. Bu evin üzerine düşen transit gezegenler ise, ilgili alanları harekete geçirir. Evin bir diğer çok önemli anlamı ise, düşmanlık evidir. Açık düşmanlık. Burada açıkça mücadele ettiğimiz kişiler vardır. Garip gibi görünse de çok doğrudur. Bazen en yakın dostumuz, veya çok sevdiğimiz eşimiz gün gelir, en yakın düşmanımız olur çıkar. Hayat bu…

Örneğin: Transit bir Satürn, yakın bir dostluğu bitirebilir. Veya yeni bir ortaklık zamanıdır.

Yazının devamı, “Yıldız Haritası Öğretiyorum: Evler ve Ağır Gezegenler” başlıklı yazımda.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 115
Toplam yorum
: 148
Toplam mesaj
: 68
Ort. okunma sayısı
: 10300
Kayıt tarihi
: 18.10.08
 
 

İngilizce Öğretmeniyim. Ek olarak makale, kitap çevirisi yapıyorum. Antalyanın bir yerel gazetesinde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster