Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Eylül '11

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
1089
 

Yıldızım sensin Özgürcan

Yaz boyunca yayınlanan yetenek yarışmaları içinde en çok hatta tek beğendiğim yarışma olan Yıldızım Sensin bu Pazar final yaptı. Finalde yarışmanın hafta birincileri 8 finalist yarıştı. Finalistler aralarında ayırım yapılması çok zor, çok değerli yarışmacılardı. 6 erkek 2 kadın finalist vardı. Hayatın çoğu alanında olduğu gibi bu yarışmada da kadınlar dezavantajlı konumdaydı. Finalistler ağırlıklı olarak Türk Halk Müziği ya da arabesk söyleyenler arasından seçilmişti. Popçu ya da Türk Sanat Müziği söyleyen çok azdı. Yine halk kendi gönül telini titreten ezgilerden, saf halk müziğinden yana tavrını koymuştu. Bir zamanlar halka zorla dayatılan, sevdirilmeye çalışılan Batı müziği ile sıradan halka biraz ağdalı ve saray müziği gibi gelebilen Sanat müziği pek rağbet görmemişti. Arabesk tınılar ise halkın ezilmiş, aşağılanmış yanına hitap ediyordu. 

Yarışmacıların toplam puanlarını SMS’ler, konuk jüri puanları ve eğitmenlerin puanları belirliyordu. Yarışmanın sonuçları şaşkınlıkla karşılandı. Konuk jüri üyelerinden Yıldız Tilbe’nin şaşkınlık mimikleri ve finalistlerin tepkileri fark edilmeyecek gibi değildi. Sonuçlardan hayal kırıklığı duyan Eyüp Sabri onu destekleyenlerin Kandemir’e oy vermesini istedi. Keşke Yıldız Tilbe ve Burak Kut konuk jüri üyeleri olarak çekingen davranmasalardı da, fark yaratacak notlar verselerdi finalistlere. Bu arada konuk jüriler en yüksek puanlarını Özgürcan’la Fadime’ye verdiler (10-10). Diğer yarışmacılara hep biri 9 diğeri 10 verdi. Kandemir’e ise nedense 9-9 verdiler. 

Ben yarışmayı 17 yaşındaki Özgürcan’ın kazanmasını bekliyordum. Yarışmanın adı “Yıldızım Sensin” olduğuna ve kazanan New York Akademisi’nde sahne sanatları üzerine eğitim alacağına göre Özgürcan’ın yarışmayı kazanması bence daha uygundu. Eğer yarışmada sahne duruşu, dansetme kabiliyeti ve star ışığı da önemliyse, bu konularda Kandemir’in Özgürcan’dan daha üstün olduğunu iddia edebilir miyiz? 

Özgürcan yarışmayı kazanamadığı için üzülmediğini söylediyse de, “yarışmayı asıl kazananlar üçüncülerdir” diye sitem etti. Doğru, çoğu yarışmanın yıldızı parlayanları 2. ve 3.’lerdir. Hülya Avşar’ın tacının alındığı güzellik yarışmasında 1.’yi hatırlayan var mı? Yarışmanın sunucusu da Özgürcan’a “En üzülmemesi gereken sensin. Daha çok gençsin.” dedi. O da “Tabii, onlar benim ağabeylerim” diye karşılık verdi. 

Gözlerim yarışma jürisinde Özgürcan gibi bir yıldızı parlatabilecek, yarışmacıların hatalarını doğrudan yüzlerine söyleyebilecek, sahneyi kullanmayanları uyaracak, yarışmacıları tarz değişikliği yapmaları konusunda uyaracak Armağan Çağlayan gibi dobra birini çok aradı. Tabii ki en küçük bir ses kayması ve detoneyi de fark edip dile getirecek Bülent Ersoy’u da…. 

Yarışmanın yapılacağı gün gazetenin birinde çıkan bir haberde Kandemir’in yarışmayı kazanma ihtimalinin yüksek olduğu, Karadenizli hemşerilerinin onu destekleyeceğini belirtiliyordu. Kandemir’in yarışmayı kazanacağı nereden biliniyordu? Bu bana yarışmada bir şike olduğu havası verdi. Nasıl olduysa yarışmada son ikiye kalan Kandemir’le Eren’in toplam puanları eşitti ve bu yüzden son 5-6 dakika içinde tekrar şarkılarını söylediler ve SMS’le oylandılar. Bu kadar kısa zaman içindeki oylamayla da, nasıl olduysa, oylar tasnif edildi ve 1. belli oldu. TRT gibi yıllarca arabeski yasaklayıp müzikten saymayan bir kanalda arabeskin temsilcisinin birinci olması da ayrı bir çelişkiydi. Yani arabeskin hakkı da yıllardan sonra teslim edilmiş oldu. Özgürcan’ın dediği gibi “en iyi olan değil, SMS’i en çok olan” kazandı. Her zamanki gibi Karadenizliler kendilerini temsil edeni birinci yapmak için iyi örgütlendiler. 

Dediğim gibi ben bütün finalistleri çok beğeniyordum. Eren’in eşi bulunması zor orijinal sesi beni büyülemişti örneğin. Yıldız Tilbe hayranlığı duygulandıran Esra, duru yorumuyla Fadime, Türk Sanat müziği ustası Hasan ve tabii ki tok sesiyle Kandemir muhteşemdi. 

Ama iyilerin daha iyisi gelecek vaat eden, star ışığı olan Özgürcan’dı. Bence plak şirketleri ve yapımcıları bu genç yeteneği kaçırmamalı, ona mutlaka single ya da albüm yapmalılar. Birinciye beste verme sözü veren Yıldız Tilbe, bu çok sevdiği sevimli oğlana, inişli çıkışlı zor bozlakları muhteşem söyleyen, Kırşehirli hemşerim Neşet Ertaş hayranı Özgürcan’a da mutlaka bir beste vermeli. Yıldız, Özgürcan’ın yıldızını parlatmalı. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 62
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 633
Kayıt tarihi
: 01.02.11
 
 

ODTÜ Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği mezunuyum. İlgi alanlarım edebiyat, sinema, tiyatro, TV..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster