Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
432
 

Yıldızlar da kayar

Yıldızlar da kayar
 

Yıldızlar da Kayarmış Meğer


Ve sonunda İstanbul’dayım. Her ne kadar buralara dönmek istemesem de... Tatilim beklediğimden güzel geçti. Bir o kadar da karmaşık! Kendimi dinlemek açısından süperdi diyebilirim. Kumsalda uzun yürüyüşler yaptım, dalgalar bana eşlik etmek istedi kıramadım onları. Bana eşlik ederlerken o kadar çok şey aklıma geldi ki... Bir anlamda geçmişten geleceğe yapılan yolculuktu benimki. Geçmişe baktığımda evet çok kötü günlerim olmuştu fakat düşününce kötü tarafları kadar iyi taraflarının da olduğunu gördüm. Kendime inanamadım. Bugüne kadar nasıl gelebilmişim diye. Meğer ne güçlüymüşüm ya da ne kadar güçlü görünüyormuşum... Söylediğim gibi inanamadım kendime! Sonra taşların üzerine oturdum. Dalgalar bana eşlik etmekte ısrarlıydı hala. Beni hiç yalnız bırakmak istemiyorlardı sanki. O an içimi sıcak bir duygu kapladı. Yalnız olmadığını bilmek, birilerinin senin yanında olması ne kadar güzel bir duyguymuş meğer. Kimi zamanda hırçın yüzünü göstermekten geri kalmıyordu dalgalar. Sanki kızıyorlardı bana. Neden diye soruyorlardı. NEDEN? Elbette bir nedeni vardı ama onu kelimelere dökemiyordum ben. Bunu bildiği içinde o hırçın dalgalarını benden çoğu zaman uzak tutuyordu... Şimdi tam karşımda duran bir güneş var. Yüzümdeki hüznü silmek istercesine gülümsüyordu bana. O kadar sıcak bir gülümsemeydi ki bu anlatamam! Bana beni yalnız bırakmak istemediğini söylüyordu.

Söylüyordu ama her geçen dakika o ince çizgiye yaklaşmaya devam ediyordu. Gitmemesi için yüzümdeki o hüznü silip hemen sahte bir gülüş takındım. Sanırım o da biliyordu bunu ve batmaya devam ediyordu. O ince çizgide kalan son parçasında bana bir şeyler fısıldadı. Anlamak için çaba sarf ederken o gitmişti ne yazık ki. İçimden bir şeyler koptu o an. Onun söylediğini duymak zorundaydım sanki. Belki de hiç duymamak daha iyisiydi. Başlamadan bitmesi gibi... Gözlerimi açtığımda hava kararmıştı. Şimdi ise gökyüzüne bakıyordum. Bir şeyler bulabilir miyim diye. Kendi yıldızımı arıyordum. Fakat gördüğüm o ki benim gibi parlayan bir yıldızdan birkaç tane daha var. Kendiminkini ayırt etmekte zorlanıyorum. Çünkü hepsi aynı görünüyorlardı. Teker teker soruyorum "Benim yıldızım sen misin?" diye. Fakat hepsinden olumsuz bir cevap alıyorum: HAYIR! Yıldızlardan aldığım her cevapta içimde bir hayal kırıklığı oluşuyor. En sonuncusuna soruyorum bir ümitle! "Benim yıldızım sen misin?".Ne yazık ki cevabı beklediğim, istediğim gibi olmuyor, hayır! O zaman anlıyorum ki gökyüzündeki o boşlukta benim için bir yer kalmamış. Benim yerimi başkaları almış. Gözümden akan yaşlara engel olamıyordum. Gözlerimi kapadım belki bu durum sona erer diye. Gözlerimi açtığımda geçen gece kayan yıldızı hatırladım. O zaman anladım ki o kayan yıldız Benmişim meğer!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yıldızlar kaymaz kayan gök taşlarıdır

can dostum 
 23.09.2009 10:47
Cevap :
Evet,haklısınız. " Yıldız Kayması " diye tanımlanan bu olayın aslında yıldızlarla hiç bir ilgisi yoktur. Ancak "Göktaşı Kayması" isminin bu yazımın altında uygun durmayacağını düşündüğüm için genel ( halk arasında ) bir kullanım tarzını tercih ettim. Sevgiler..  23.09.2009 13:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 4328
Kayıt tarihi
: 14.09.09
 
 

01.01.1989 doğumluyum. İzmirliyim ve bundan gurur duyuyorum:) Üniversite öğrencisiyim. Arkadaş canlı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster