Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '10

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
2466
 

Yılın favori müzikleri

Yılın favori şarkısı, türküsü olurdu eskiden. Duymamış, dinlememiş olsanız bile, çocukların mırıltılarından anlardınız yılın favori parçalarını. Sokakta oyun oynarken bu parçaları oyunlarıyla bütünleştirirlerdi çocuklar. Öğretmenler, daha şanslıydı bu parçaları en önde duymakta. Çünkü, ders aralarında verilen teneffüslerde, sınıftan içeri girdiğinizde, gürültüyle beraber bu parçalarda çalınırdı kulağınıza.

Kızmazdınız… Aksine müzikle ilgilendiklerine şahit olup, sevinirdiniz için için. Hoşunuzagiderdi, müzikle haşır neşir bir kuşak yetiştiği için. Onların müziğe olan ilgileri sizi de, müziği, derslerde bir motivasyon aracı olarak kullanmaya yönlendirirdi. Müzik dersi olsun olmasın, kaldırırdınız çocukları tahtaya ve bildikleri favori parçaları söylettirirdiniz. Kimi zaman “Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar” , kimi zaman “Çemberimde gül oya” , kimi zaman “İtirazım var” , kimi zaman “Şu Fırat’ın suyu akar serindir, ” kimi zaman “O’nun arabası var”, kimi zaman “Bir sen, bir ben, bir de bebek”. Keyif alırdınız bu müzikleri çocukların o kendine has yorumlarıyla dinlemekten. Onlar da havaya girerdi hani. Sınıfta söz almanın ve tahtaya kalkmanın verdiği “özgüven”, arkadaşları tarafından beğenilen bir öğrenci olma duygusu, parça bittikten sonra alınan alkışlar, öğretmenin “onaylayan” bakışları ve “Aferin”i. O gün öğrenciler içinde, öğretmen içinde verimli bir gün olurdu. Şimdi o günleri arar olduk.Artık gürültüyle karışık bile olsa, bırakın favori müzik parçalarını müzik adına hiçbir şey çalınmıyor kulağınıza.

Müzik, favorisiyle, favori olmayanıyla çekildi hayatından çocukların. Artık sınıftan içeri girince, sahte paralardan oluşan oyun kartları, tasolar, plastik oyuncaklar çıkıyor karşınıza. Smack Down dövüşlerini taklit eden ve birbirine zarar veren öğrenciler, Recep İvedik tarzı el hareketleriyle birbirine hakaret eden öğrenciler karşılıyor sizi. Yenmeyi ve yenilmeyi bilmeyen, yeneni alkışlamayan, yenileni teselli etmeyen, oyunu bir kumar gibi gören kuşaklar yetişiyor. En disiplinli öğretmenleri bile zorluyor bu alışkanlıklar. İçiniz kanıyor ama elinizden bir şey gelmiyor. Teknoloji, müziği, müzikli oyunları ve dostça oyun oynamayı çaldı çocuklarımızdan. Artık, müzikli oyunlar, yılın favori müzikleri yok çocuklarımızın dünyalarında. Müzik dinlemeyen, müziği sevmeyen, müziğe zaman ayırmayan, birlikte sevinip, birlikte üzülülen oyunlar oynamayan bir kuşak yetişiyor. Teknolojinin önüne geçilemeyeceğini, teknolojinin olumlu ya da olumsuz, hayatımızın bir parçası olduğu gerçeğini kabul etmek zorundayız. Ancak, teknolojinin olumsuz örnekleriyle çarpan o küçük yüreklerin, müziğin eşsiz tınılarıyla tanışmalarını, birlikte oynanan oyunların verdiği hazzı tatmalarını sağlamak zorundayız.

Aksi halde, geleceğimizin güvencesi olan çocuklarımızın yürekleri teknolojinin soğu k ve mekanik cızırtıları arasında, mekanik tıkırtılarla atmaya devam edecek. İnsanlık, varolduğundan beri hayatımızın bir parçası olan müzik ve müzik kültürü, mekanik tıkırtılarla çekilecek hayatımızdan.

24 Mayıs 2010 Abdullah DAMAR

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 153
Toplam yorum
: 68
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 895
Kayıt tarihi
: 04.01.08
 
 

Gaziantep' te öğretmen olarak görev yapmaktayım. Son olarak Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster