Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '12

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
894
 

Yılmaz Güney'e layık bir evlat oldu mu?

Yılmaz Güney'e layık bir evlat oldu mu?
 

Çirkin Kıral


Ülkemizde daha önceden çevrilen yüzlerce filme rağmen dünya Yılmaz Güney'in YOL adlı filmiyle neredeyse "aha Türkiye'de de sinema fimleri yapılıyormuş" diyecek oldular ve ilk olarak Türkiye sineması ülke dışına yansımış oldu. Yani Türkiye sanat ve kültür alanında dünya piyasasına Yılmaz Güney sayesinde çıkmış oldu. Peki kendi ülkesinde neden envai türlü engellerle karşılaştı? Bilemem demiyorum, herkes de biliyor.

Şimdi de babasının sayesinde Fransa'da hayatını sürdüren kızı çıkmış, hiç de sıkılmadan bir gazeteye demeç veriyor ve babasından dert yanıyor. Babam yüzünden mahvoldum demiş.

Yılmaz Paris'te sürgünde iken Cannes'te uluslararası film festivalinde dünyanın en iyi filmi ödülünü aldı. Sadece kendisi için değil, Türkiye için de büyük bir ödül idi ve ülkemiz birden bire onun sayesinde dünya gündemine oturdu. Sağlık bakımından kendisine şansı yaver gitmedi ve hayatının en verimli çağında tüm sevenlerini geride bırakarak aramızdan ayrıldı.

Cenaze törenine katılmak isteyenlere kolaylık sağlamak amacıyla kısa bir süre için Türkiye vatandaşlarına Fransa hükümeti vize muafiyeti getirdi. Salt bulunduğumuz bölge Mannheim'dan bizler bir otobüs kiralayarak 50 kişiyle Paris'e gittik. Bize 40 km mesafedeki Darmstadt şehrinden de yine bir otobüs dolusu insan gitmişti. 100 bin üzerinden bir insan kalabalığıyla cenazesi Paris'teki Kürt Enstitüsünden alınarak onun onuruna yakışan kahramanlar mezarlığına götürülüp toprağa verildi.

Tüm dünya basını ve medyası kocaman sayfalarla ona yer verdi. O zamanın Fransa cumhurbaşkanı Daniel Miterand basına verdiği demeçte "o bir jeni idi" demişti. Bizim devlet ve medyanın önemli bir bölümü ise böylesi bir insanı kötülemek ve karalamak için tam bir seferberlik halindeydi.

27 yıl aradan geçmiş. Kızının lafazanlıkları bu gün hala kimi medyada yayına değer bulunuyor ve ülkemize kazandırdığı imaja bakılmaksızın böylelikle Yılmaz Güney'i sevenler de bu haberle rencide edilmek isteniyor.

Evren'in askeri diktatörlüğünden sadece Yılmaz Güney değil, gazeteciliğimden dolayı ben de dahil olmak üzere, Fakir Baykurt, Ataol Behramoğlu, Dursun Akçam, Aydın Engin, Demir Özlü, Cem Karaca derken yüzlerce yazar, çizer, sanatçı ve bilim adamı ülke dışına kaçarak hayatta kalabildik.

O sıralarda Fransız devriminin 200'üncü yıldönümü kutlamaları için Türkiye ve birkaç diktatör ülke hariç tüm dünya ülkelerinin başbakanları ve cumhurbaşkanları Paris'e davet edilmişlerdi. Türkiye'den sadece ve bir tek Yaşar Kemal direkt Miterand'ın imzasıyla davet edilmişti.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 474
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

Gazeteci. Birinci hedef ülke ve dünya olaylarından haberdar olmak ve hiç bir olayın veya kişi ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster