Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2186
 

Yılmaz Özdil, gençliğinde iki rekat namaz kılsaydı ne olurdu?

Yılmaz Özdil, gençliğinde iki rekat namaz kılsaydı ne olurdu?
 

İzmirli muhalif yazar Yılmaz Özdil, Genç Bakış programına katılmış...Orada üniversiteli gençlerin sorularını cevaplarken, bugün ülkeyi yönetenlerin "gençliklerini yaşayamamış" insanlar olmasından dolayı problemler(artık neyse bunlar) yaşandığını söylüyor.

Bu cümleden olarak, "Tayyip Erdoğan gençliğinde bir bira içseydi durum çok başka olurdu", diyor. Muhalif gençlere etkin muhalefet yolu olarak da, "onlar neyi yasaklarsa siz onu yapın; birayı yasaklarlarsa bira için..." demeyi ihmal etmiyor.

Bu çağdaş Bektaşilik üniversite gençlerinde bayağı bir alkış da alıyor. Gençlik, böyle şeyleri sever malum...Yılmaz Özdil, biraz daha ileri gidip "çalışmayın sevişin..." dese daha da alkışlarlardı (belki de programın ilerleyen safhalarında demiştir, ben internetten bu kadırını izledim).

Gençliğin karşısına çıkıp "gençliğinizi yaşayın, sevişin, polisi taşlayın, bira için, gitar çalın..." demenin karşılığı onlardan bol bol alkış almaktır. Otuz yılını gençlerle geçirmiş bir eğitimci olarak bunu çok iyi bilirim. Eğer,ders yerine erotik anılarınızı anlatırsanız, öğrencileriniz çok memnun olur...Ama, bunun bir de bedeli var...Tabii zavallı anne-babanın ödediği bedel...

Bunun İzmirdeki bedeli şu olmuştur: İzmir son yirmi yılda sürekli gerileyen bir yüzde ile Üniversite sınavlarında esamesi okunmaz bir il haline gelmiştir...Tam da Yılmaz Özdil'in gurur duyacağı bir gençliktir İzmir gençliği...Elbette hepsini kastetmiyorum, genel manada söylüyorum.

AK Parti iktidarının tahminlerin ötesinde uzun sürmesi, bir çok dengeyi bozdu malum... Bu yüzden, artık böyle "bira için, polise taş atın..." tavsiyelerine  şaşırmıyoruz.

Bu ülkenin  manevi değerlerine karşı durmayı bir ideoloji olarak benimsemiş zihniyetler, eskiden de böyle çıkışlar yaparlardı. Ülke gençliğinin İslami ahlak çerçevesinde yetişmesi daima bir "tehlike" olarak görünür, bu yüzden "tehlikenin farkında olanlar" gençliği İslamın ahlaki değerlerinden uzak tutmak için ellerinden ve dillerinden geleni yaparlardı.

Hiç unutmam, hayata Yılmaz Özdil gibi bakan bir bayan öğretmen, Kayseri gibi muhafazakar bir memlekette, lise son sınıf öğrenclierini  aynı sırada kızlı erkekli oturtmak için büyük "mücadele" verirdi. Oysa, genel teamül, kızların önlerde oturması, erkeklerin arkalarda oturmasıydı. Ama o, bilhassa kendi derslerinde çocukları zorla bir araya getirirdi.

Ne var bunda, diyeceksiniz...İşte çağdaş, modern, "Atatürkçü"  öğretmen...Ama acele etmeyin! Bu hanım kendi kızını özellikle kız lisesine vermişti. Hem de, karma liselerde erkek arkadaşı edinir diye.... Buna ne buyurursunuz??

Başkalarının çocukları üzerinden "çağdaşlık, modernlik" kolay tabii... Ama iş kendi çocuklarına gelince değişiyor.

Şimdi, Yılmaz Özdil'e sormalı... Madem mevcut siyasi iktidara muhalefet adına alemin çocuğunu bira içmeye, polis taşlamaya davet ediyorsun, bunları kendi çocukların için de düşünür müsün?

Aslında, sorulması gereken soru bu olmamalı... Madem, özgürlükler adına bunları söylüyorsunuz, asıl soru şu olmalı:

Kendi çocuklarınız bir gün camiye gidip iki rekat namaz kılmak istese, ne yapardınız??...

Başka bir şey daha; siz gençliğinizde bir cami kapısından girdiniz mi? Hadi gençliği de bir yana bırakalım, bugün alnınız secdeye değiyor mu?

Şundan soruyorum: Belki o zaman da siz çok farklı olacaktınız ve bu ülke bugün yaşadıklarını (artık her neyse) yaşamayacaktı...

Kendinizi bir yoklayın bakalım: Tayyip Erdoğan bir bira içse, siz iki rekat namaz kılabilecek misiniz?

Hiç sanmıyorum... Siz Tayyip Erdoğan'dan daha az "mümin" değilsiniz çünkü.... Hatta, daha fazla müminsiniz. Elbette kendi "inancınızın" mümini! Bu yüzden "günaha" girmezsiniz!!

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

slm deneme ben de geldim

ERDINC AKTI 
 03.02.2013 16:15
Cevap :
Hoş geldin..:)  06.02.2013 1:01
 

Bu makalenin üzerine ne yazılabilir ki hocam. Dünyanın her yerinde kadınların açıklık sınırını zorlaması cüretkarlık ve çıplaklık olarak nitelendirilirken Türkiyede cesurluk olarak sunulur. Özdil de herhangi bir batı ülkesinde gençleri bira içmeye teşvik eden gazeteci olsa şu anda aforoz edilmişti.Bütün dünya gençleri alkolden uzaklaştırmaya çalışıyor bizde kendini aydın zannedenler alkole özendiriyor, yazınız için teşekkürler.

Mehmet yigit 
 04.01.2013 11:40
Cevap :
Teşekkür ederim...Burada böyle katkılar fazla gelmez..Selamlarımla  04.01.2013 17:29
 

Ama Ali Bey, Yılmaz Özdil'in "gençler gençliklerini yaşamalı" sözüne tüm içtenliğimle katılıyorum. Alkolsüz elbet! ve bütün ömrünü medresede geçirerek de değil elbet! :))) Selamlar...

Dr Atanur Yıldız 
 04.01.2013 7:47
Cevap :
Kimse yaşamasın demiyor ki Atanur bey...Burada mesele bambaşka...Mesele, inançlı ve ahlaklı bir gençlik istenmeyişi...Selamlar  04.01.2013 11:31
 

Dindarlar, çocuklarını yurt dışında okutamaz diye bir kayırt yok! İmkanı olan okutur, bunun dinle yada dinsizlikle bir alakası yok...

Dr Atanur Yıldız 
 04.01.2013 7:44
Cevap :
Dahası var...Bu başörtüsü engeli dolayısıyla bir mecburiyet oldu. İmkanı olanlar Amerika, Kıbrıs gibi yurt dışındaki üniversitelere gönderdi kızlarnı...Olmayanlar boyunlarını büküp oturdular. Müslüman memleketinde hem kız başörtülü diye üniversiteye almayacaksın, hem de niye yurt dışına gönderiyorsun, diyeceksin...Bu pişkinlik ancak bizde olur Atanur bey...Selamlar  04.01.2013 11:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1645
Toplam yorum
: 4269
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 795
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster