Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ocak '20

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
61
 

Yine ‘Düşünce’ Üzerine

Önce tanımlayalım: TDK 5, Dil Derneği 6 ayrı tanım vermiş, düşünce için:

(TDK)1. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea.

(DD)1. Düşünme sonucu varılan, düşünmenin ürünü olan görüş, zihinsel yaratım, °mütalaa, °fikir, °mülahaza, °ide.

(düşünme için de:1. Düşünmek eylemi, °tefekkür. 2. Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak, usun bağımsız ve kendine özgü eylemi; karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi, demişler)

İkincisinde hemfikirler:

2. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

Diğer tanımlar bizi ilgilendirmiyor, şimdilik.

*

Orhan Hançerlioğlu, Düşünce Tarihi’nin başlarındaki “Yeryüzünde Bir İnsan” bölümünde şu görüşe yer vermiş: “İnsan toplumu olmaksızın insan usu, insan bilinci ve insan düşüncesi de olamazdı.”

Elbette… Düşünce, pek çok kişinin algıladığı gibi; salt bireysel bir eylem değil! Aynı zamanda -hatta daha çok- sosyal/toplumsal bir eylem. O nedenle bu kategoriyi seçtim.

Tamam, beyinde üretiliyor, bireyin özgür iradesiyle hayata geçiyor ya da geçmiyor… Buraya kadar ‘bireysel’. Ama öncesinde, sonrasında ve daha sonrasında en büyük pay sahibi TOPLUMdur!

Biraz açayım:

ÖNCESİNDE…

Düşünülecek konuların kaynağı, oluştuğu yer; toplum. Her türlü kitle iletişim (TV, gazete, dergi, internet vb.) ve kendini ifade etme aracıyla (kitap, sinema tiyatro vb.) [1] bireyi düşünmeye iter. Ona konu bulur, nasıl düşünmesi ve sonunda neler yapması gerektiğini anlatır falan..

SONRASINDA…

Sarrafların, kuyumcuların altının ayarını anlamak için kullandıkları mihenk taşı adlı bir taş varmış. (Görmedim ama şart da değil.) İşte düşünce için; forum ve blog siteleri, tartışma grupları, sosyal medya (Twitter, Facebook vb.) bu mihenk taşı işlevinde. Hatta sadece ayarını anlatmakla kalmaz amiyane deyişle ayar da verir… Yapılan ve yapılmayan yorumlar, tartışmalar; sorulan ve sorulmayan sorular, emojiler ve reactions [1], okunma/hit sayıları vb. bu ayarın veriliş biçimleridir. Ayarı aldı ya da almadı isek sonraki yazılarda belli olur bu.

DAHA SONRASINDA…

Düşünce’nin topluma geri verilişine gelir sıra. Yani toplumdan aldığımızı topluma iade ederiz. Bir şartla! Aldığımızın bire bir aynısı olmayacak verdiğimiz… Çakma, çalma ya da kopyala-yapıştır yapmayacağız. İnternet çağında böyle şeyler ânıda anlaşılır. Hemen de sırıtır. Onların da yeri var. Ama altındaki imzayı yani önce kimin söylediğini belirtmeliyiz.

 

Düşünce’nin alındığı, yenisinin test edildiği ve tamamlandığı yer bakımından üç şıkkın arasında kesin sınırlar yok.

Kalıcı olmasını istiyorsanız kitap falan yazarsınız vb. Resim, heykel, şarkı sözü ya da müziği falan da olur… Hatta film ya da TV’ler için dizi film senaryosu bile yazabilirsiniz. Neden olmasın?

***

Çok değil, 2018’in 2 Nisan’ında yayımlanan blogumda: [2]

Pazarlamanın 5N1K'si (ya da 6W'su) var mıdır bilmiyorum ama yoksa da ben oldurdum. :) Genellikle gazeteciler sahip çıkıyor bu kısaltmaya. Bence insan topluluğunun var olduğu her yerde kullanılabilir. (N)eyin, (N)erede, (N)e zaman, (N)asıl, (N)eden ve (K)im(ler)e pazarlanacağı sorularına doğru yanıt verildiğinde işlem tamamdır.

diye bir saptama yapmıştım.

Bugün, bu görüşümün giriş bölümünü azcık çabalayarak, DÜŞÜNCE eylemi için; “… Haberciler el koymuşlar gerçi ama bence insanevlâdını ilgilendiren her şey, her zaman ve her mekân için geçerli bir kodlama,” olarak değiştirebiliriz sanırım.

Bu soruları -özelliği nedeniyle sıralamasını da değiştirerek- “düşünce” için soralım. (Aslında alttaki yan başlıkların her biri için ayrı ayrı bloglar yazılabilir. Ama internet ortamında konuyu gereksiz uzatmayı sevmediğimden çoğunda birkaç cümleyle yetinmek istiyorum.)

(N)eyi, (N)eden düşüneceğiz:Aslında pek çok blog yazımda bu soruların yanıtı gizli. Bir de ek olarak söyleyeyim: Hani Can Yücel, Parça Parça şiirinde der ya… yaşamak istiyorum .. / yaşamayı bu soğumuş cehennemde .. / ölü bir dost gibi içim titreyerek düşünmek değil sade, .. / yaşamayı yaşamak istiyorum.

Yani; “yaşamayı yaşamak” için düşüneceğiz. Dünyaya gelmişiz… İyi kötü, ince eleyip sık dokumadan da yaşayıp gidebiliyoruz. Yaşamayı yaşamak öyle mi yaa?

Elbette salt düşünmek yetmez buna. Uygulamak da gerekir. Ama… Doğru uygulama için doğru düşünce şarttır. Ve o,  başlıbaşına ayrı bir konu…

(N)asıl düşüneceğiz: Yıllar yıllar önce bir blog yazmıştım. [3] Tarihi şaşırtmasın sizi. İlkin 1996’da yayınlandı idi. Şimdi de aynen katılıyorum. Nasıl derler: Eksiği var, fazlası yok… :D Tamamlamaya çalışayım:

En eski adıyla elektronik beyinler, şimdiki adıyla bilgisayarlar (hani şu önünde oturduğumuz, düğmesine basmayınca ya da illaki dışarıdan bi yerden enerji almayınca çalış(a)mayan, salak (!) aletler) anladığım kadarıyla, hızlı düşünebilmek için datebase/veritabanı denilen bir önçalışmaya gereksinim duyarlar. İş bu önçalışmanın insanlarda görülen biçimini eğitim öğretim sistemi oluşturur, şekillendirir. (Tüm öğretmenlerimizin ellerini saygıyla öperim, bir kez daha.) Ana kucağından yüksek lisans diplomasına kadar insan ömrünün çeyreğinden fazlasını alan uğraş budur: Beyinde bir veritabanı oluşturmak!

Bitti mi? Bitmedi… Yine tee yıllar öncesinden Çevre [4]ve daha geçen yıl yazdığım Kendini İfade Etmede Başarının Formülü [1] bloglarımda (birkaç blogumda daha) sözünü ettiğim elemanlar, bu insanî veritabanını şekillendirmeye devam ederler…

(K)im(ler) düşünecek: Düşünme yeteneğine sahip herkes!

(N)erede, (N)e zaman düşüneceğiz: Sınır tanımadan, 7/24 günün her ânı…

 

 

[1]: http://blog.milliyet.com.tr/kendini-ifade-etmede-basarinin-formulu/Blog/?BlogNo=600170
 
[2]: http://blog.milliyet.com.tr/garip-ve-yaman-celiski/Blog/?BlogNo=585083
 
[3]: http://blog.milliyet.com.tr/dogru-dusunce-yontemi/Blog/?BlogNo=284129
 
[4]: http://blog.milliyet.com.tr/cevre/Blog/?BlogNo=285184
ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 85
Toplam yorum
: 55
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 470
Kayıt tarihi
: 01.01.11
 
 

Milliyet Bloga taşınmam kolay olmadı.. Varlığını aşağı yukarı başlangıcından beri bildiğim bu dev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster