Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
118
 

Yine akıyor kan! yine sızlıyor yüreği coğrafyamızın!...

Yine akıyor kan! yine sızlıyor yüreği coğrafyamızın!...
 

Yine akıyor kan!

Yine ağlıyor anneler!

Yine sızlıyor yüreği bir coğrafyanın!

Yine ve yeniden yaşama galebe çalıyor ölüm!

Yine ölüm düşüyor payımıza; Yine acı düşüyor anaların bahtına, hicran düşüyor!

Tarih biteviye tekrar ediyor kendini yine ve yeniden! Kan kaplıyor her yeri, kan kokuyor!...

Bu coğrafyada yaşamdan çok ölüm gösteriyor kendini. Kanla sınıyor tarih bizi her dem. Kandan ırmaklarla sulanıyor yüreğimizin hüzün ovaları.

Tarihinin her döneminde evlatlarını, kınalı kuzularını kör kavgalara kurban ediyor coğrafyamız. Kendi çocuklarını yiyor siyaset denen, politika denen o sinsi cin bir iktidar masalında. Hiç birimizin muktedir olamadığı bir iktidar kavgasında!

Sonbaharın hüznüyle harlanmış yağmur yakıp kavuruyor düştüğü her yeri. Dostun bahçesi yangın yeri, tar umar kardeşin yurdu yuvası. Yetim çocukların feryadı tutuyor göğü. Bir feryat olup değiyor sağır kulaklarımıza kadınlarımızın, bacılarımızın çığlıkları…

Paramparça gönül iklimimize darmadağın bir sonbahar rüzgarı değiyor. Bir mevsimi hazanda yirmi altı yaprak daha kopup gidiyor dalından. Mevsimi Hazan bütün gazabıyla geçip gidiyor, ezip geçiyor yine. Yirmi altı umut, yirmi altı hayat kayıp gidiyor bir yangın yerine dönmüş yüreklerimizden.

Hangi kelime, hangi yazı anlatabilir bir ana yüreğine düşmüş yangını. Hangi söz durdurabilir o derin, o kadim sızıyı. Ölümdür gelen. Önünde ve ardında kendinden başka her şeyi derin bir sükuta döndüren ölüm.

Netsek neylesek? Gidenlerin bir daha gelemeyeceği, kalanların sonsuz bir acıda yurtlayacağı ölüm karşısında. En isyankar kelimeleri mi çağırsak yüreklerimiz titrerken? Boynu bükük sussak mı bir köşede? En içli dualarımı mı çağırsak avuçlarımızda? Öfkemizi yumruk eyleyip yürüsek mi zalimlerin üstüne? Neylesek….

Hangi makamdan ağlasak: Suzinak, Kürdili Hicazkar, Hüzzam, Saba, Suzidil?... Hangi ağıtları söylesek? Hangi dengbej çığırsa acının destanını?...

Suçlu kim? Kimler? Dış güçler mi? İç güçler mi? Askerini koruyamayan siyasi irade mi? Stratejik ortaklar mı? Kim suçlu?

Bütün sözlerin, söylemlerin, stratejilerin, stratejik ortaklıkların, demokrasi yalanlarının gölgesinde gencecik fidanlar budanıyor, doğmamış umutlar kefenleniyor. Kan emici vampirlerin vahşi planları kandan deryaya çeviriyor kadim toprakları. Kandan, öfkeden, ihanetten müteşekkil tezgahlar kuruluyor, sehemler dağıtılıyor… Bütün coğrafyamızı, kalbimizi, gönlümüzü, gönül sınırlarımızı paramparça etmek, yok etmek için dişlerini bilemiş bekliyor modern canavarlar.

Yine gözyaşı var ocaklarında,

Ölüm var yine dağlarında Ey Anadolu!..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 524
Kayıt tarihi
: 01.10.12
 
 

1976 Adana doğumluyum.  İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'den mezun oldum. Mersinde yaşıyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster