Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
341
 

Yine mi özür…

Yine mi özür…
 

Hatırlanacaktır, yakasına aydın etiketi takmış bir kısım uzaktan kumandalı vatandaş Ermenilerden özür diliyoruz diye bir kampanya başlatmış, hükümet de örtülü de olsa buna destek vermişti. O dönemde bunun ne kadar yanlış olduğunu, birçok kişi kimi bilimsel, kimi politik, kimi sosyal yönden anlatmıştı.  Bir cümle ile toparlayalım. Özür, bir erdemdir ancak, kişisel bir durumdur. Kurumlar top yekûn hata yapamayacağına göre, kurum veya toplum adına özür dilenmez.

Başbakan, Dersim olayları ile ilgili olarak devlet adına özür diledi. Akıl böyle bir şeyin yanlış olduğunu söylüyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti 74 milyon insanı temsil eder. Bu insanların tamamı bizim adımıza özür dile demedikçe bir devlet yetkilisi (başbakan bile olsa) böyle bir durumun içinde olmamalıdır. Seçim günü geldiğinde başbakan ile benim oyumun aynı olduğunu savunanlar, özür dilemek gibi çok özel bir konuda benim adıma karar vermemelidirler.

Konuya hangi pencereden bakarsanız bakın “devlet adına özür” hakkı kimsede yoktur. Düşünce jimnastiği yapalım. O dönemde ordu neden o insanlara saldırdı, kimilerinin iddiasına göre katliam yaptı da İstanbul’a Ankara’ya veya başka bir ile neden saldırmadı? Acaba ordu, boş oturmaktan sıkılıp lalettayin bir bölgeye saldırıp, evinde oturan insanları mı öldürdü? Dersim isyanının bastırılması 1937-1938 yılları arasıdır. Okuma yazmasını bilen biraz araştıran herkes görecektir ki, o yörede Türkiye Cumhuriyeti hâkimiyetini, yasalarını kabul etmeyen kişi ve guruplarla devlet 1923 ten beri görüşme ve güzellikle ikna yolu içindedir. O sıralar Hatay dan sonra Musul’un da Türkiye Cumhuriyetine bağlanması söz konusudur. Bunu önleyip, kendileri rahatça işgal etmek isteyen İngilizlerin destek ve kışkırtması ile Şeyh Sait karakol basarak, 34 askerimizi şehit etmiş, bu yetmiyormuş gibi İngilizlerin gelip kendine destek olacağını sanarak pusuya düşürdüğü bir Jandarma birliğinin tamamını kesmiştir. İşte bu olaylardan sonradır ki asker harekete geçip isyanı bastırmış, ama Musul İngilizler tarafından işgal edilmiştir.

Burada özür dilenecek konu var mıdır?

Sözde demokrat geçinen bazı uzaktan kumandalılar, “efendim, sivil halk ayrılmalıydı” diyor. Öyle düşünenlere en önce Kuranın bir deyişini aktaralım.  Mealen, yanlışa ses çıkarmayanlar da o yanlışa ortaktır, der. Bu kanunlarda da aynıdır. Bir suça yardım ve yataklık etmekte aynı suçu işlemek demektir. Kaldı ki, eşkıyanın devlet güçleri önüne önce çocuk ve kadınları attığını günümüz PKK olaylarından biliyoruz.

Sen aşiret içinde hazırlıklarını eğitimini yapacaksın, planını yapacaksın, büyük bir güç oluşturup gidip kendi askerini öldüreceksin. O aşiretteki kadınlar buna ses çıkarmayacak, sonra bombardımanda ölünce masum olacak. Var mı böyle bir şey? Kimse ne yapsınlar demesin, Ege başta olmak üzere Anadolu köylüsünün milli mücadele döneminde hükümetine hangi şartlar altında haber uçurduğunu yine okuma yazması olup da biraz araştıranlar bilir.

Türkiye Cumhuriyeti devleti şimdi kimden özür dileyecek? Eşkıyadan mı? Ben dilemiyorum ve kabul etmiyorum.

Konuya siyaseten bakacak olursak başbakanımız atanamayan öğretmenlerden, bu öğretmenler gününde bir özür dilese bayağı şık olurdu…

Bu vesile ile tüm öğretmenlerimizin ellerinden öpüyorum.

İzmir 2011

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hepsinden önce,''Özür dileriz, bize emanet ettiğiniz evlatlarınızı koruyamadık'' diyerek kendi hükümetleri döneminde yani son 10 yılda şehit edilen askerlerimizin, polislerimizin, öğretmenlerimizin, doktorlarımızın özetle tek başına iktidarda oldukları sürede, teröre kurban giden vatandaşlarımızın ailelerinden özür dilemeyi düşünüyorlar mı acaba? Ya soğuktan ve açlıktan Van'da ölen Öznur'dan nasıl özür dileyecekler?

Kaan Akoba 
 28.11.2011 19:34
Cevap :
Merhaba, Olurmu hiç, o bahsettiğiiz kesmden alabileceği maksimum oyu zaten alıyor, maksat alevi ve kürtlerin oyun almak. Bu yüzden de ne yapabilirse o kesime yönelik yapacak. Saygı ve selamlar...  30.11.2011 13:37
 

Dost, daha çok özür diler bunlar... Yunanlardan diler, sizi yendik 1922' de diye... 1923-38 arası çıkmış tüm isyanlar bastırıldı diye... Hatay'ı anavatana kattık diye suriyeden... ...... en son da PKK' den.... Saygılar sevgiler...

UFUK KESİCİ 
 25.11.2011 8:43
Cevap :
Merhaba, Dost bencede daha çok özür dileyecekler. Bence bu özür mevzuunu bir standarda bağlamak için kanun hükmünde kararname çıkması lazım. Saygı ve selamlar...  26.11.2011 17:19
 

Bu olayda gösteriyor ki; başbakan askerden yana değil, eşkiyadan yana taraf olmuştur. Zaten tarafı da açıktır. Artık saklamaya gerek görmemektedir. Ölen, kesilen 34 asker onun umurunda değildir. Şimdilerde Silivri' de Hasdal' da süründürdükleri umurunda olmadığı gibi... Onların insan hakları yoktur. Karısı ölüm döşeğinde olan ve nihayetinde ölen bir adama karısını görme izni bile verilmemiştir. O bir hırsız değil, katil değil, elektrik, su kaçakçısı ya da uyuşturucu kaçakçısı değil, Türkiye Cumhuriyetinin şerefli bir askeridir. Erdoğan ve tayfası bugünlerin keyfini doyasıya çıkarsın bakalım, emperyalistlerle işbirliği yapsın, tarih onu nasıl olsa yargılayacak. Onu ve tayfasını. O günleri görmeden ölmem inşallah.

Ayrıntıda gezinmek 
 24.11.2011 23:27
Cevap :
Merhaba, İnsan ve vatan sevgisi ile yoğrulmuş insanlardaki hınç giderek büyüyor. Tarih aptalşlar için tekerrürdür. İçimizdeki bu hınç bir zamanda böyle büyümüştü. Saygı ve selamlar...  30.11.2011 13:34
 

Bu bakışaçısı ile baktığınızda Osman bey, Bosnada binlerce kadını çocuğu katleden Sırpları da, Yahudileri fırınlara atan Hitleri de, muhalifleri sorgusuz sualsiz öldüren Stalini de haklı görürsünüz... Çünkü onlar da aynı gerekçeleri öne sürüyorlardı...Bu kadar söyleyim...Selamlarımla

ali açıköz 
 24.11.2011 23:11
Cevap :
Merhaba, Siz bari saptırmayın Ali bey. İsyan bastırmanın verdiğiniz örneklerle ne alakası var. Saygı veselamlar...  25.11.2011 13:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1608
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster