Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '08

 
Kategori
Yolculuk
Okunma Sayısı
1148
 

Yine yol göründü gurbete

Yine yol göründü gurbete
 

Sarı lacivert otobüs kupayı kaybedenlere teselli amaçlı ve tamamen bilinçli bir seçimdir.


Hani sunucu, “Hava sıcaklığı mevsim normallerinin üstünde…” der ya, İstanbul işte bu tanıma tıpatıp uyuyor bugünlerde. Klimalar çalışmaya başladı bile.

Kuaför de açmış klimayı sonuna kadar ama içerisi hala sıcak. Baktım, üst pencerelerden biri açık kalmış. Manikürcü hanıma “Klimayı açmışsınız, bari camı kapatsaydınız.” dedim. “Önemli değil, camda tel var.” dedi.

İnsan böyle durumlarda ne diyeceğini şaşırır.

Ben de kalakaldım öylece.

*****

Turla Kastamonu’ya gitmiştim. Erken dönmem gerekince gruptan ayrılıp o bölgenin otobüs firmalarından birine gidip dönüş biletimi aldım ve saat 13.00 de İstanbul’a doğru hareket ettik. Bir saat sonra çay kahve ve bisküvi ikramları başladı. Yol boyunca doğanın güzelliği ve yeşilin her tonundan ağaçları izlerken bir saat daha geçti. Bir ara yanımdan geçen hostes hanıma usulca “Ne zaman mola vereceğiz?” diye sordum. “İki saat sonra.” dedi. Benim “Hay Allah” diye mırıldandığımı görünce de “Tuvalet ihtiyacınız mı var?” diye ekledi. “Neyse, önemli değil.” dedim.

Keyifle camdan dışarıyı seyretmeye koyuldum. Beş dakika kadar sonra hostesin mikrofondan gelen sesiyle irkildim.

—Sayın yolcularımız, şimdi kısa bir mola vereceğiz. Lütfen yerlerinizden kalkmayın.”

Bu anonsla birlikte otobüs yolun sağına yanaşıp tek pompalı küçük bir benzincide durdu. Otobüs durunca yolculardan bazılarının ayaklandığını gören hostes ikinci bir anons daha yaptı.

—Sayın yolcularımız, lütfen yerinizden kalkmayın. (Parmağıyla beni işaret ederek) Hanımefendinin acil ihtiyacı için durduk. Sadece o gidecek.

İnsan böyle bir durumda sadece ne diyeceğini değil ne yapacağını da şaşırır.

Ben de kalakaldım öylece.

Otobüsteki bütün kafalar parmakla gösterilen hanımefendiye yani bana döndü. Hostes benim için yaptığı bu güzellik karşısında teşekkür bekleyerek mutlu bir ifadeyle bana bakmayı sürdürdü. Bense olayın bir an önce bitmesi için ilk şaşkınlığımı üzerimden atıp yerimden ok gibi fırlayarak benzinciye koştum. Şimdi düşünüyorum da benim acelemi gören diğer yolcular kesinlikle durumumun çok vahim olduğuna karar vermişlerdir.

Sonraki tüm molalar da dahil olmak üzere bir daha yerimden kalkamadan İstanbul’a kadar koltuğumda iyice ufalmış olarak geldim.

*****

“Yine yol göründü gurbete…” der Barış Manço benim o çok sevdiğim şarkısında. Bir iki gün sonra dilimde bu şarkıyla düşeceğim yola. Umarım kalakaldığım yeni bir vukuat yaşamadan gider ve dönerim. Demem o ki; 15 gün yokum.

Sevgili blog dostları, gitmek güzel ama dönüşte okuyacağım birikmiş yazılarınız oldukça geri dönüş de güzel olacak.


Not: Resim için bir detay daha; Sarı lacivert otobüsün burun üstü çakılmış olması ne ilginç bir tesadüf değil mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ne güzeldir seyahatler...

Mehmet Önkibar 
 14.06.2008 18:26
Cevap :
Seyahat güzeldi de bitti ve döndüm işte. Bir sonraki seyahate kadar buralardayım efendim :)) Sayfamı ziyaretiniz için teşekkürler.  14.06.2008 19:28
 

1.Bunlar münferit hadiselerdir, endişeye mahal yoktur. (çok tuttum bu lafı, o nedenle mecburen yazıyorum) 2.Yorum : Ben de bir kesresinde muavinin zırt pırt su isteyen bir ablaya "-duz mu yaladın bacım ?" dediğini duymuştum. :))) 3.Otobüs ve rengi hakkındaki değerlendirmeniz son derece kırıcı, itici, irrite edici vb.dir. Üzüntüyle karşıladım. :))))))))))))))))

silik 
 10.06.2008 14:50
Cevap :
Tuz yalayan keçiydi değil mi? Densiz bu muavinler. Neyse efendim, yeni yazı yazmadığım halde tatil dönüşü sayfamı açtığımda ne göreyim, yeni bir yorum. Vallahi insan yolda altın bulmuş gibi oluyor. Teşekkür ederim, sağolun varolun. Hadi ben gidip bir bakayım yokluğumda neler yazmışsınız. Bir nevi iade-i ziyaret yani. Yorum yazmasanız ziyaret etmez miydim? Ederdim çünkü yazılarınızla pek keyfileniyorum. Not: Otobüs rengiyle ilgili yorumunuza yorum yok.  10.06.2008 19:13
 

Yazılarınızı (hatta yorumlarınızı ve yorum yanıtlarınızı bile) büyük bir keyifle okuyorum. Kısa da olsa bir süre bu keyiften mahrum olacağım. Bu günlük de diğer anlatımlarınız gibi harikaydı. Şu burun üstü çakılmış sarı-lacivert otobüs konusunu anlayamadım, biraz daha açar mısınız lütfen. Bu günlerde burun üstü çakılmış bir sarı-lacivert var da benim mi haberim yok acaba. :-)) (anladım anlamasına da burun üstü çakılan sarı lacivert çok hoşuma gidiyor, bu konuda yüz blog yazsanız okumaya doyamam. :-)) ) Çabuk gelin diyor, sizi sevgiyle uğurluyorum.

Haluk Seki 
 26.05.2008 16:03
Cevap :
Yeni yazılarımda lacivertin her tonunu bulacaksınız çünkü Bodrumda malzeme topluyorum :)) Sarı bir süre olmayacak, en azından eylüle kadar. Sonbaharda sarının tonlarını toplamak için rüzgar nereye savurursa oraya gideceğim, bakalım kısmet :)) Bir süre daha blog yazılarında yokum, dönüşte görüşmek üzere.. Bodrumdan sevgiler.  29.05.2008 23:51
 

Manikürcü ve hostes hikayeleriyle yazınız renklenmiş ve yüzümüz güldü sayenizde.Fakat şu otobüs !!! Yorumlarıda okudum.Tamam Fenerbahçe'den bahsetmemişsiniz fakat kupa kaybeden başka sarı-lacivertli takım var mı ? :))) Neyse resmi zor zahmet geçip yazıyı okudum .O NE !!!...Bu sefer bir dip not.Sarı-lacivert otobüsün burun üstü çaklımış olması ne ilginç değil mi ?....EVET çok ilginç :)))...İnşallah gelirken sarı-lacivert bir otobüse denk gelirsiniz.Aman yanlış anlamayın.Burun üstü çakılasınız diye değil sırf gıcıklık olsun diye dedim :))) Şaka bir yana Kazasız,belasız hayırlı yolculuklar dilerim.Sevgilerimle.

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 24.05.2008 3:33
Cevap :
Neyse ki otobüsle gitmiyorum yoksa yol boyu ha çakıldık ha çakılacağız (sarı lacivertlilerin ahı tutacak) diye azap çekecektim. Çakılma lafı ettiniz bakın gerildim işte, THY çakılırsa arkamdan sarı lacivert bir mendil sallarsınız artık :)) Teşekkür ederim eğlenceli yorum için. Sevgiler.  24.05.2008 14:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 1166
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2217
Kayıt tarihi
: 24.01.08
 
 

17 yaşımdaydım yazmaya ilk başladığımda. Dünyayı tanımaya çalışırken kendimi de tanıdım zaman içinde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster