Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '11

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
382
 

Yitirdiğimiz geçmişimiz mi? benliğimiz miydi?

Orak biçerken kullanılan ellik nedir! Sorusuna belki çoğunuzun cevabı O ne olacaktır… Ekin biçerken ele koruyucu amaçla takılan tahtadan yapılmış ucu kıvrık, yarım eldiven görüntüsü… Köyde Ayşe teyzenin duvarında asılı duruyordu… Ayşe teyzem… bu ne güzel bir şey dedim. O da bana ah be kızım ne anılar var o orak elliğinde… Dili olsa da konuşsa dedi. Oysa AYŞE teyzem değil, tarih konuşuyordu. Sabah erkenden gün doğumunda, çiğ basımıyla birlikte yüzümüze sürdük mü düzgünü (koruyucu krem) güle oynaya tarlaya giderdik… Herkes bir önlük yol alır önüne, kim daha önce tarla başına ulaşacak diye yarış yapardık… 

— Yavuklularımızı anlatırken zamanı düşünen kim… Gece pencere önünde, havlu dibinde, ay ışığının atında, görünmemek için çöğmelik konuşurken bacaklarımızda derman kalmazdı. Oyaladığımız mendillerde gözyaşlarımız, türkülerimiz vardı. Hele ki içine saçımızdan bir tutam kesip verirsek; sevdan daha da büyük olurdu… Derken güneş tepemizde… Yemek vakti geldi demekti… 

Dokurcunların (buğday desteleri) gölgesinde, toprak testinin serinliği ile yayık ayranına ekmeği doğradık mı ne yorgunluk kalır ne bir şey be kızım… Her şeyin bir tadı vardı… Her şeyi kendimiz ekerdik… Domatisin (domates) kokusu burnumda hala, karpuzların çiğde kopartılmış kütürtü ile kesilen sesini unuttuk be kızım… Hele manda yoğurdu… Bıçakla kesersin. Üstü bir karış kaymak… Siz şimdi mandayı da bilmezsiniz! Akşam eve geldiğimizde kotleğin (topraktan yapılmış ocak) altına verdik mi odunu, bakır tencerede ki kuru fasulye, fırından yeni çıkmış odun ekmeği olunca, baklava olsa istemem… Ah be kızım! İçim yanıyor… Şimdi TARLALARIMIZ KURUDU her şeyi hazır alır olduk. Ekmek bile şehirden gelir oldu. Hayvanlarımızı yok ettik! TOHUMLARIMIZ yok oldu! Nesi eksikti bizim koyun, hayvan gübrelerimizin? Neyi vardı bizim tohumlarımızın? Toprak fırınlarımız nerde? Tavuklarımız, ördeklerimiz, kazlarımız, hindilerimiz nerde? Ah be kızım! ÇOCUKLARIMIZ NERDE? Komşularım huzur evlerinde! Konuşturma be kızım! DEŞME YARAMI! DEĞER BİLMEYEN ELLERDE KALDIK…  

Bitmez AYŞE teyzenin anıları… Sen al şu orak elliğini, yayığı, bakırları AYŞE teyzenin emaneti olarak sakla şimdikiler değer bilmez kızım… Ben Ayşe teyzeme cevap veremedim topraklarını, tohumlarını, tavuklarını, toprak fırınını yok eden politik zihniyeti… 

’’KÖYLÜ, MİLLETİN EFENDİSİ’’diyen o güzel insanın yüreğinin düşüncesinde olunca neler yaşandığını… Merak etme Ayşe teyzem EMANETİN BENDE… Evimin en güzel köşesinde, hep değer bilenlerle olmak üzere… 

SEN RAHAT UYU YERİNDE… 

SAYGILARIMLA 

SEMRA ÖZKAYA 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne güzel anlatmışsınız, beni de eski yıllara götürdünüz.Herşeyin tadı bir başkaydı hayat şartları zor olsa da. Şimdi değişen ne? Yine hayat şartları zor ve üstüne üstlük "Değer bilmeyen ellerde kalmışız" benliğimiz yok edilmiş...Mutlu kalın.

Ayşegül HAYVAR 
 28.08.2011 2:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1341
Kayıt tarihi
: 25.04.11
 
 

22 yıllık eğitimciyim... Halk dansları ile ilgileniyorum. Yazmayı seviyorum.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster