Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '07

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
4643
 

Yoğun Bakım Ünitesi; herkes için stres kaynağı

Yoğun Bakım Ünitesi; herkes için stres kaynağı
 

Yoğun bakım üniteleri kritik hastaların günün 24 saati uzman bir ekip tarafından izlendiği klinik birimlerdir. Uzman ekip içinde doktor, hemşire, hizmetli, teknik personel ve fizyoterapist mutlaka yer almaktadır. Hasta yoğun bakım ünitesine yattığı zaman, dışarıdaki hasta yakınları hastalarının ciddiyetini tahmin edebilmekte ve ciddi bir bakım gördüklerini düşünebilmekte ama içerdeki yaşanılan stresin büyüklüğünü tahmin edebiliyorlar mı bilemiyorum.

Tatil dönüşü ciddi bir çalışma temposu içine girdim, birkaç tane de yoğun bakımda takip edeceğim yoğun bakım hastam da oldu. Yoğun bakım hastalarının orada olma nedenleri ne olursa olsun, temel bakım ve takipleri belli esaslara dayanmaktadır. Açıkçası bende bu esaslara tümüyle uymaya çalışan birisiyim. Ama tabiî ki esasları uygulamada tek başıma değilim.

Ben hastamın tedavisini, bakım ve takibinde gerekenleri belirleyip, diğer çalışanlara bildiriyorum. Ancak her şey belirlediğiniz düzende gitmeyebiliyor. İnsan organizması sürekli bir devinim halinde, sürekli belli ritimde olsa zaten hasta yoğun bakım ünitesinde olmaz. Dolayısıyla her an değişebilen bir hasta tablosu oluyor, hemşire bakım ve tedavisinde esaslarınınız net ama bunda da alışkanlıklara bağlı olarak aksamalar olabiliyor. Her hekim yoğun bakım ünitesinde hasta takip edebildiği için hemşireler de farklı farklı yöntemlerle karşılaşabiliyor.

Sonuçta bu yoğun geçen hafta da ben hastaların değişken hallerinden ve takiplerde çıkabilecek aksaklıklar konusunda talimatlar vermekten bitap düştüm. Günlük mesaide ve eve gelince de sürekli telefonla aranarak hastalar konusunda bilgilendirildim. Hastaların genel durumlarında gelişebilen olumsuz durumlarda, zamanında müdahale edilmediğinde vicdani ve hukuki sorumluluğumuz olduğu için eve geldiğimde de gece dahil aranmayı kendim istiyordum zaten.

Her şey bir yana, hemşire arkadaşlara takip ve tedavilerde aksaklıklar olduğunda uyarılarda bulunmak zorunda kaldığımda hissettiğim sıkıntı da beni yordu. Bizim toplumumuz da genelde iş ve dostluk ilişkileri de birbirine karıştırıldığı için, insanlarla profesyonel olarak eleştiride bulunacak olduğunuz da bile, karşınızdaki kişinin bunu tümüyle mantık süzgecinden geçireceğinden emin olamıyorsunuz. Eleştiri de bulunduğum durumları, sıkça tıbbi bilgi vererek neden ve sonuçları ile de anlatmaya çalışsam da, eleştiri karşısında asılan suratlarla da karşılaşabildim.

Bu gün itibariyle iki hastam daha iyi klinik gidiş gösteriyor, onları yoğun bakımdan çıkarabilirsem tüm ekiple içecek ve pastalarla bir toplantı planlıyorum. Bu yazıyı yazarken de 2 kez arandım, şükür iyi haberlerdi, ama dedim ya sürekli değişken bir ortam yoğun bakım, hastaları oradan çıkarana kadar, bize rahat yok.

Hiç gereksinim duymamanızı ama gereksinim duyarsanız da disiplinli çalışan bir yoğun bakım ünitesi ile karşılaşmanızı dilerim. Sağlıklı günler dileğiyle, sevgilerimle

Resim kaynak: http://www.jwolfe.clara.net/Humour/MedPicts/HealthiestPatOnICU.gif

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

selam dursun ben izmir de yasıyorum. bamın rahatsızlıkları nedeni ile sureklı hastahanelrerin cesıtlı bolumlerınde gördüm. ama yogunbakım neden devamlı soguk? ben halen daha anlamıs degılım . tesekkurederım.

Dursun Cenk Şenel 
 03.10.2007 21:20
Cevap :
Soğuk değil de, ortalama 21-24 derece dolayında tutulur, daha yüksek sıcaklıklarda hem mikropların üreme şansı artar, hemde hastalar ısı dengesini tam kuramadıkları için sıkıntı yaşanır. O soğuk ortamdan sıkıntı duyan hasta pek olmaz, gereğinde de ısı battaniyelerimiz var. selamlar  03.10.2007 22:09
 

Hekimlik gerçekten çok önemli bir insanlık mesleği, hele ATATÜRK "Beni Türk hekimlerine teslim edin" boşuna dememiş,burda MB dada bu böyle ilk aklıma gelen "Akdenizli.Zülal Aycam,siz ve diğer yazan hekimlerimiz yaptıkları hizmetin bilincinde ve sosyal sorumluluklarını çok iyi biliyorlar, bunları onların yazılarından belli oluyor.Bende iki aydır ayağı alçıda olan ve daha yeni alınan biri olarak.bu yatak hapsinden kurtulup yürümeğe başlamam için çabalayan hekim ve personele (Özel GaziosmanpaşaHast.)çok teşekkür ederim.Kendinize iyi bakın en derin sevgi ve saygılarımla..

Mehmet EREN 
 28.07.2007 14:38
Cevap :
Çook geçmiş olsun, atlatabilmenize sevindim. İnsan kalbi taşıyan herkes bu mesleği iyi yapabilir, yeterki vicdanlarının sesini dinlesinler. Bundan sonra da gereksinim duyduğunuzda iyi hekimlerler karşılaşabilmeniz dileğiyle:)  28.07.2007 15:57
 

bu kadar sorumlu olman herkese ornek olmali . Ama dedigin gibi insan iliskileri....Burtadaki insanlarin sogukluklarini gorunce yurdumun insanini ozluyorum ama aradaki dengeyi bir turlu koyamiyoruz ve ayird edemiyoruz. Hadi seni guldureyim .SEISEKI HAPPYOOOO umarim puanin her zaman yuksek olur .

Nursen 
 27.07.2007 1:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 196
Toplam yorum
: 1020
Toplam mesaj
: 110
Ort. okunma sayısı
: 4663
Kayıt tarihi
: 30.03.07
 
 

41 yaşında uzman doktorum, evliyim ve bir çocuğum var. Yaşamdan beklentim, huzurlu ve konforlu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster