Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ekim '06

 
Kategori
Bayramlar
Okunma Sayısı
472
 

Yok sayılamaz

Yok sayılamaz
 

Genel itibariyle beni analiz ederseniz, sağ yanımın kuvvetli olduğu sonucunu rahatlıkla görürsünüz. Oğullarımın isimlerine varıncaya kadar hemde. Biri Baybora, diğeri Buğra Eren. Tasavvuf ve tarih özel ilgi alanlarım. Camilere gitmekten hoşlanırım. Dini sohbet ve yayınları izlemeye çalışırım. Yakın tarihimiz beni özellikle ilgilendirir...vs. vs.

Dolayısıyla, sportif ve sektörel çevrelerimin yanında dinini yaşantısına çeşitli ölçülerde yansıtanlardan da bir çevrem vardır.

Zaman zaman laf açılır ve gündem olur. Devrimlerimiz, kurtuluş dönemi operasyonlarımız, birinci dünya savaşı ve antlaşmalarımız üzerine eleştiriler olur. O dönemleri hoş karşılayanlar, sevmeyenler, sevenler, övünenler, nefret edenler, daha iyi olabilirdi diyenler, bir bölümünü diğer bölümüne üstün sayanlar...vs. niceleri olur. Doğal olarak hepsi ile konuşur, tartışırım.

Fakat bir nokta var, tartışmam da tartıştırmam da. Orası da benim "Çanakkale Geçilmez!" dediğim yerdir ve hepimizin tarihini kabul etme noktasıdır. Gerçeklerdir.

Abdülhamit Han 30 yılın üzerinde iktidar olmuştur.

Birinci Cihan Harbi'ne istemeyerek de olsa girilmiştir. Birinci Cihan Harbini birlikte olduğumuz devletler yenildiği için yenik sayılarak tamamlamış ve üzücü antlaşmalar imzalamak zorunda bırakılmışızdır.

Millet olarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kurmaylarının organize ettiği Kurtuluş Savaşını bileğimizin hakkıyla kazanmış ve bölünen vatan topraklarından düşman kuvvetlerini son tekine kadar atmışızdır.

Devlet kurmadaki tarihi tecrübelerimiz, milletimizin koşulsuz desteği ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dehası ile, 1923 yılının 29 Ekim'inde Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kurmuşuzdur.

Her cephede sayısız kahramanlıklarımız ve örnek hareketlerimiz olmuştur. O günden bu güne kadar doğan her Türk de "asker doğmuştur!"

Milletimizin o günden bu güne kadar hiçbir dönem ne devletiyle, ne rejimiyle, ne askeriyle ne de diniyle herhangi bir alıp veremediği olmamıştır. Sıkıntılar hep; makam mevki için, para için, bölmek için, toprak kazanmak için, kin için, hasetlik için, bazen yerli, bazen yabancı, bazen de hem yerli hem yabancı düşmanlar tarafından organize edilmiştir. Çoğunlukla Ermeniler, Kürtler, Aleviler gibi unsurlar tahrik edilmiş, kışkırtılmış ve kandırılarak alet edilmiş ve direkt olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin üzerine salınmıştır.

Bunun gibi senaryoları tarihimiz içerisinde sık sık görüyoruz. Bu gidişle coğrafyamız yada ismimiz değişmezse sanırım görmeye de devam edeceğiz.

Ancak, hiçbir kimse yada grup, kendi düşüncelerinden ötürü tarihin beyaz sayfalarını karalayamaz, değiştiremez, tarihi yapan ile yazanı dilediği gibi yönlendiremez. Birisi yada hepsi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, devrimlerini, başarılarını, doğrularını, ülküsünü, bunların birini yada hepsini tarihin sayfalarından çıkaramaz. Yerini değiştiremez.

Eksik ve yanlış arayanlar için söylüyorum; kendi eksiklikleriniz ve yanlışlarınız size yeter.

29 Ekim 2006 Pazar günü bu devletin devlet bayramıdır. Devletle millet bir bütündür. Kendine Türk diyen herkesin bayramıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de bayramıdır, Enver Paşa'nın da bayramıdır. İmam Hatip'lilerin de bayramıdır, Galatasaray Liselilerin de bayramıdır. AKP'nin de bayramıdır CHP'nin de bayramıdır.

"Bunların biri yada bir bölümü iyidir ve savunur, diğer bir bölümü de kötüdür ve karşıttır!" diye düşünenler, büyük bir yanılgı içerisindedirler.

İşte bunların birini yada hepsini asla tartışmam. Tartıştırmam da. Biz, tarihimizin şanlı sayfalarına bakıp da rehavete, başarısız sayfalarına bakıp da hezimete girecek bir millet değiliz. Yanlışlardan ders alırız, doğruları da tevazu ile karşılarız. Bizim adalet anlayışımız bize özgüdür. Dostumuzu da düşmanımızı da ayırt edebiliriz.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, devletimizin ve milletimizin bayramıdır. Bütün olarak karşılanmalı, bütün olarak kutlanmalıdır. İlgili makamlar bu hususa dikkat ederek hazırlanmalı, tedbir almalı, millete ve devlete bu yönde coşku verebilecek programlar yapılmalıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1397
Kayıt tarihi
: 18.10.06
 
 

Evli ve 2 çocuk babasıyım. Üniversite terkim. 17 yıldır tekstil sektöründeyim. Ama konuşmak ve yazma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster