Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '18

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
87
 

Yokluk, Geri Dönüşümle Bolluk


Süslü projelerle geri dönüşüm eğitimi veriyorlar ya çocuklara, yetişkinlere güzel bir şey bazen de gülümsetiyor beni bu etkinlikler. Geçmişime götürüyor. Özellikle yokluk içindeyse insanoğlu aslında nasıl bir geri dönüşüm felsefesiyle yaşıyor; bunu hatırlatıyor.

Şimdi projelerle anlatılmaya çalışılan şey yoksulluk için hayat felsefesidir.
Tasarruf önlemlerinin ve yokluğun ürettiği çözümlerde hep geri dönüşüm diye ifade edilen "yeniden kullanım, sıkarak kullanım, bir de böyle kullanım" anlayışı hakimdir.

Mesela biz sudan tasarruf etmek için yıllarca çamaşır makinesinden çıkan suyu küvette biriktirdik.. Kova kova balkona taşıyıp önce zemini köpükledik. Sonra annemin deyimiyle "nur gibi" olan durulama suyu ile koca terası duruladık...Cam önlerine döktük. Poşet biriktirdik. Niye...Eylül ayında defter kitap kaplamak için..Hem çok güzel desenli olursa bir de sevinirdik ki havalı duracak diye... Tansaş falan yazarsa tercih etmezdik, onlar çöp kovasını giydirirdi... Kıyafetlerimizi hep paylaştık ve başkalarının da paylaştıklarını giydik. Paçası eskiyen pantolonlardan yapılırdı şortlarımız, un çuvalındandı donlarımız.( Kafiye olsun diye donlar dedim yoksa ben un çuvalının iç çamaşırına dönüştüğü yılları görmedim.)  Ayakkabı su alırsa su aldığı noktayı belirlemek için deneme yapardık. Emekli ayakkabılardan balkon terliği yaptık. Yoğurt dondurma kaplarının biriktirilmesi de anne refleksinden değil geri dönüşüm felsefesinin içimize işlemesindendir. Çaykur'un tomurcuk çay tenekeleri kalemlik,  Vita'nın yağ tenekeleri saksı, cola şişeleri dantel ipliği yumağı yuvası oluyorsa bu felsefenin ürünüdür. Yumurta haşlanan su boşa gitmesin diye tezgahtakileri yıkamak, resim defterinin sayfalarını arkalı önlü kullanmak, biten tahta kaleminin ömrünü kolonya ile uzatmaya çalışmak .... Öğrenci evine domates kasasından sehpa, koliden ayakkabı yapmak... Kolları eskiyen kazaktan süveter, kolları ve yakası eskiyen baba gömleğinden bluzlar çıkartma, kaçık çorapları ip yerine kullanmak üzere biriktirmek... İşte bu çözümler imkansızlıklara karşı geri dönüşümü (saçma bir ifade) yeniden kullanımı zorunlu bir yaşam felfesi haline getirmiştir. Ve özellikle analarımız bu felsefenin kitabını yazarlar.

Hepimiz çocukluğumuzda görmüşüzdür bu felsefeyi...O kadar kanıksarsın ki bu durumu evlendiğinde evine makine kurmaya gelen adamlara "borusunu neden dışarı vermiyorsunuz" diye sorarsın tüm doğallığın ile...

Çok şükür bin şükür yaşadığımız yokluk bolluğuna...Yokluğun verdiği bol mutluluğa ve birlik olmaya..Çok şükür bin şükür...Ve çocuklara yapay projelerle değil de gerçek haliyle öğretmek lazım geri dönüşümü...

Bu arada geri dönüşüm bilinci daha iyi veriliyor çocuklara okullarda. Anaokullarında başlıyorlar. Bu müthiş bir şey. Gerçi özel bir anaokulunun geri dönüşüm sergisinde hiç kullanılmamış plastik tabaktan elbise, karton bardaktan pantolon gibi saçma yeniden kullanım örneğinden ziyade gereksiz kullanıma örnek teşkil eden ürünler vardı. Ama olsun. Veletler daha bilinçli şimdi.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 2233
Kayıt tarihi
: 04.11.08
 
 

Yazmayı seviyorum. Okumayı seviyorum. Uyumayı seviyorum. Klasik müzik konserlerine, tiyatroya ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster