Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Şubat '21

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
187
 

Yokluk Ve Yoksunluk

Hayatımız boyunca toplum olarak ne çok yokluk ve yoksunluk sınavlarından geçtik. Geçmeye de devam ediyoruz. Çok benzer iki sözcük olmasına rağmen o kadar farklı anlam yüklüler ki; “Yok” var edemeyeceğimiz durum.  Yani, sadece ben de değil herkes de yok! Ülkede yok! Hep beraber katlanmak zorunda olup, çok emek vermemiz gereken durum. “Yoksulluk”  ise çaresizlik, el atamadığımız, çözüm üretemediğimiz ayıbımız. Burayı uzatmayacağım.

Malum günlerimiz muhtemelen bir birine benziyor. Arada internet ya da televizyonda içi açıcı bir şeyler bulunca hasretle sarılıyorum. 

Zira sanat faaliyetlerine, seslere, sözlere, sahne tozlarına hasret kaldık. Değerli tiyatro sanatçımız Turgay Yıldız gündemi yorumlayan videolar çekiyor ve yayınlıyor. Yakalayabildiğim zaman izlemeye çalışıyorum. Doğru söylemek gerekirse ben videocu değil, okuyucuyum. Okuduğum şeyleri hayal gücümle harmanlamayı, kendimce yorumlamayı seviyorum. Filmi sinemada, oyunu, konseri sahnede izlemekten keyif alıyorum. Geçtiğimiz günlerde Turgay beyin bir videosunu izledim, dinledim ve biraz da ağladım.

Aklımda kaldığı kadarıyla güncel olaylardan, geçim sıkıntısından söz ediyordu. Ağlamamın nedeni usta sanatçı öyle bir yansıtıyordu ki; hem anlatıyor hem yaşıyor, yaşatıyordu. Evine ekmek götürmekte güçlük çeken bir babanın ağzından ilerliyordu video, “Sabah kahvaltıda sofraya oturduk, ocakta çayımız, sofrada biraz ekmek biraz zeytin vardı. Çocukların karnı doysun diye ben yemiyor, çocuklara da hadi bakalım en az zeytinle en çok ekmeği kim yiyecek? Dedim. Çocukların her biri kocaman lokma ekmeklerin yanına minicik ısırdıkları zeytinlerinin, yarısını öbür lokmaya saklayarak hem yiyor hem gülüşüyorlardı. Ben se arkamı dönüp çocuklarıma veremediğim hayatlarına ağlıyordum!”

Bunu yazmama neden olan ise, değerli yazarımız, “Zeytin Ekmek” başlıklı yazısıyla, Cengiz Hortoğlu oldu.

Teşekkürler Cengiz bey

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Cemile hanım anlamlı ve güzel yazınızla bilgilendim teşekkürler selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 23.02.2021 9:33
Cevap :
Teşekkür ederim zahmetinize Nahide hanımcığım, kimsenin hiç bir şeye muhtaç olmadığı günler dileğimle, sevgilerimle selamlıyorum.  24.02.2021 19:46
 

Yoksul bir ailenin çocuğuyum ben de sevgili öğretmenim... Bizim şansımız pamuk tarlalarında zeytin bahçelerinde ücretli olarak çalışma şansımızdı... Allah tüm yoksullara yardım eder inşallah... Selamlar...

Halil Güven (Sökeli) 
 23.02.2021 0:16
Cevap :
Hepimiz yaşadık yokluk da yoksulluk da değerli Halil öğretmenim, "yokluk" zamanları herkesi etkileyen olağanüstü dönemlerdi. Yoksulluk ise belli insanlar ve çocuklar için, bitmeyen çile, işte bu durumu düzeltemeyip aksine artmasına tanıklık etmek zorunda kalmak ağır geliyor. Teşekkür ederim zahmetinize selam saygılarımla   24.02.2021 19:50
 

Bana eski günleri hatırlattınız, bugünlerde yokluk ta olsa yine de halimize şükürler olsun diyoruz. Zeytin bulamayanlar da vardı... Selamlar...

Abdülkadir Güler 
 22.02.2021 23:08
Cevap :
Unutmak mümkün olamıyor değerli hocam, teşekkür ederim zahmetinize saygılarımla  24.02.2021 20:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 232
Toplam yorum
: 3006
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 337
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

 Neşe, hüzün, sevinç öfke, gurur, utanç insana dair ne varsa üleşilebilecek, kıyısından geçtiğimde ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster