Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Nisan '07

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
1234
 

Yoksa siz de ileride ailenize bakmak üzere mi yetiştirildiniz?

Yoksa siz de ileride ailenize bakmak üzere mi yetiştirildiniz?
 

İlk çocukluk günlerinizde tek hatırladığınız büyüyünce ne olacaksın sorularına karşın siz şaşkın şaşkın bakarken, anne ve babanızın ve de pek değerli eş dostun otomatikman, doktor olacak ve bize hasta olunca bakacak sözleri midir? Umarım değildir. Öyle ise okumaya devam edin. Değilse lütfen bir başka bloğa doğru yolculuğa çıkın. Yoksa zaman kaybı olabilir. Sanırım siz en şanslılardansınız.

İlkokulunuz anne ve babanız tarafından mı belirlendi? Elbette öyle olacak ama bu belirleme başka tür bir belirleme. İleride anlayacaksınız. Ve sizin için özenle seçilen ve de muhtemelen yüksek para birimleriyle devam edebileceğiniz bu özel okulu başarıyla mı bitirdiniz? Bu başarılarınızdan en büyük payı ödevlerinizi günü gününe yapan anneleriniz mi çıkardı? Akşamları anlamadığınız ve de bir türlü üstüne gitmek istemediğiniz matematiğe babanız mı el attı? Atılan bu el sizin sırtınıza destek mi oldu acaba köstek mi? Birazdan daha net bir cevabınız olacak, buna eminim.

İlerleyen okul yıllarınızda evinizden ballı süt dahil devamlı gelişen teknolojinin hiçbir ürünü eksik edilmedi mi? Önünüze serilen bu alet edevatı nasıl kullandığınızdan ziyade bunlarla geçirdiğiniz zaman mı ölçüldü? Ölçülen bu zaman kime göre göreceliydi? Hızla yapılan araştırmalar “gugıl” güvenliğinde ve bir çıktı uzaklığında mıydı? Beyninize aktarılan bilgiler sürüncemedeki popüler şarkılar, notaları ve en fazla bir haftada bitirdiğiniz bilgisayar oyunları mıydı? Evde ödev yapılıyor görüntüsünün altında yatan elden ele dolaşan ayıp film ve görüntüler miydi yoksa? Aşkı da en baştan yanlış mı tanımıştınız bu sayede? Yazık mı olmuştu uyanık geçen her saniyenize?

Üniversite sınavı için özellerden özel mi beğenilmişti sizin adınıza? Ne güzel, tek parmak bile kıpırdatmadan her şey yerli yerindeydi. Maddi desteği esirgemeyen babanız elbette sizin için kapak atacak bir bölüm de düşünürdü. Eh, ne de olsa siz elçiydiniz bu diyarlarda. Hem de pış pışlanırken hala ağlamayı seçen, altın damlalı fistanlı şalvarlı bir elçi... H ah! O taht hep orda dururmuşçasına...

Özel dersler, özel hocalar, özel dershaneler, özel okullar derken bu çok özel sınava fazlasıyla özel hazırlandığınızdan yerleşemediniz bir devlet üniversitesine! Yazık olmadı tabii ki o kadar özelliğe. Babanız sizin için gene özenle bir bölüm ve bir üniversite seçti değil mi? Çünkü siz yaşamıyordunuz zaten. Siz size biçilen tahtta oturmak üzere her gün süt banyoları yapan ve altın yaldızlı kaftanları giyen bir sultandınız.

Oldu da bitti maşallah!

İşte babanızın dilediği okulda ve bölümdesiniz. Ne o, oku oku bitmiyor mu? Keşke babanız olsaydı yanınızda! Ve annenizin sizi tükenmez beslemeleri! Neyse ki bitti okul. Sıra neye geldi? Erkekseniz askerliğe tabi ki... AA, ne o babanız ve anneniz ne zaman derse o zaman mı? Olsun geç gidiverin. Hayat kaçmıyor ya, aman boş verin şimdi bunları. Geç de güç de olsa askerlik de bitti. Elde var çok özel bir sıfır. Sıra babanızın ayarlayacağı işe girmeye geldi. Oh bu da bitti.

Şimdi sıra neye geldi? Helal süt emmiş, eli yüzü düzgün, temiz bir aile kızı bulmaya. Aman merak etmeyin o işi değerli anneciğiniz el birliği ile yapıverir. Konu komşunun ağzı aranıyordu zaten siz askere gideli beri.

Temiz oğlumuza temiz kız da bulundu. Kız çalışıyormuş. Ama anne ve babanız çalışan gelin ister mi hiç? O ne demek o? İşten çıkacak gelin. Ayrıca yarın öbür gün çocuk doğar ona evde bakılacak. Gelinlik annenizin beğendiği gibi, damatlık da babanızın zevkine göre alındı. Ev eşyaları beraber seçildi. Oturulacak ev de ayarlanmıştı zaten. Babanız bunları siz daha doğar doğmaz ayarlamıştı. Altlı üstlü alınan daireler bu günler içindi. Hemen alt kata yerleşilecekti.

Kızın başı kapatılmaya çalışılırsa daha makbul olurdu çünkü ailede tek başı açık kız bu gelin olamazdı. Anneniz ve kız kardeşleriniz buna da karar vermişti. Siz izleyin yeter canım...

Sıra gerdek gecesine geldi: annenizin sevdiği pozisyonda babanızın adı verilecek olan bir erkek torun çoktan sipariş edilmişti bile. Hadi hayırlı uğurlu olsun. Oldu da bitti maşallah!

Sizde ailenize bakmak üzere mi yetiştirildiniz? Yazık ki, bu ülkeye faydalı olacak, üretecek, yaratacak belki hata yapacak ama sadece kendisi olacak bir birey değilsiniz. İşte bu nedenle, aslında siz hiç var olmadınız. Elinizdeki nüfus cüzdanı bir göz yanılması sadece… Bu ülkede gerçek nüfus sayımı yapılıyor sanmayınız. Haberiniz ola, kendini gerçekleştirme diyarına anne ve babanızla varamazsınız.

Aşırı korumacı anne ve babalara sonsuz selamlarla…

Semih Mustafa kuru bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sizce bu kadar imkanı sunan bir aile mi çoçuğunu üretkenlikden uzak yaşamasını sağlıyor diğer taraftan ülkemizde okuma yazma bilmeyen hatta çocuğuna bırakın teknolojiyi istediği kalemi bile lüks bulan aileler mi çocuklarının üretkenlikden uzak ve geleceği zaten belirgin her ne mesleği secerse kendi iradesiyle ve omuzlarındaki aileye bakma sorumluluğuyla geleceğini belirleyenler mi şanslı? Bence isteklerinin peşinden gitme lüksünü yakalamış ama kullanmasını başaramamışsa tüm problem o gençlerde... Sevgiyle kalın yüreğinize sağlık

eflatun sokak 
 23.04.2007 12:57
 

Bu yazınıza yapacağım yorumun detaylarını "Başarıya giden yollar 1-2-3-4 ve Başarıya giden yolun sonu" başlıklı yazılarımda okuyabilirsiniz. O kadar doğru tespitleriniz var ki kutluyorum sizi. Sevgilerimle

Abla 
 06.04.2007 23:45
 

Merhaba, Yazınızı çok beğendim.Ellerinize sağlık.Bu dramı yaşayan ve yaşadığını zanneden o kadar çok insan özellikle de genç var ki. Oysa tam tersi olmalı. Selamlarımla

Işın Çavdar 
 06.04.2007 18:16
 

Yazdıklarına bir yere kadar katılıyorum.Tabii ki anne ve babalar çok aşırı koruyuculuk yapmamalılar ama makaleninizin başlığını çok ağır buldum.Elbette ileride anne ve babamız yaşlandığında onların zor günlerinde onlara bakmak ve onları korumak zorundayız.Çocukluğumuzda ailemizin bize karşı yaptıkları fedakarlıkları ancak anne ve baba olduğumuz zaman farkediyoruz.Tabii sizin evladınız var mı bilmiyorum.Ama ileride siz de yaşlanacaksınız.Şuan ki yaşlıların yerinde siz de olacaksınız.Şunu unutmayın bu gün siz ebeveynlerinizle ne kadar ilgilenirseniz ileride de sizin çocuklarınız da sizinle o kadar ilgilenir.

fahri dikbas 
 03.04.2007 0:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 153
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 2321
Kayıt tarihi
: 28.06.06
 
 

İçimde devamlı yanıp tutuşan bir yazma aşığı taşıyorum. O yazar olduğunu bilmiyor henüz. Hangi di..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster