Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Nisan '12

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
776
 

Yoksa siz hala sigara mı içiyorsunuz?

Amacımız sadece kilo vermek değil, sağlıklı bir yaşama kavuşmak ve 40 yıl da olsa, 90 yılda olsa yaşadığımız her günü sağlıklı, formda, zinde yaşamaksa eğer -ki benim öyle- kilodan başka konulara da değinmemiz şart.

Ölümcül riskler vardır, motosiklet kazası yaparsınız kasksız ve o anda ölüp gidersiniz, Allah rahmet eylesin derler, 3-5 gün üzülürler, geçer gider, ölenler zaten memnun ki yerinden geri dönen yok zaten gittiği yerden! Ya da kalp krizi geçirirsiniz, 3-5 dakika sürer acınız ve biter; sonsuza dek… Bunlar bana o kadar kolay, basit, kabullenilebilir geliyor ki, peki ya yıllarca çekenler, çektirenler. Allah hepimize sağlıklı ömür versin diye dua ediyorum babamın 90 yıllık ömrünün son 4-5 yılını hele de son 4-5 ayını gördükten sonra! Allah rahmet eylesin babamı ve tüm kaybettiğimiz sevdiğimiz yakınlarımızı…

“O gün”den beri sigaraya bağımlı olmuş, sigaranın esiri olmuş birileri ile her karşılaştığımda “babamı” anlatıyorum onlara. Belki 1 kişinin dahi olsa hayatını değiştirebilirim ümidiyle, bildiğimi kuldan saklamamak niyetiyle.

Babama böbreklerde kist teşhisi yıllar yıllar önce konduydu, genetik geçişli olmaması babamı, çok yavaş ilerlemesi de bizi rahatlatmıştı o zamanlar! Belki tersi olsa daha dikkatli olurduk, 60’li yaşlarının sonuna gelmiş babam bu teşhisten çok da etkilenmemiş gözüküyordu, hayatına devam etti bildiği şekliyle.

30 yıl hiç aralıksız içtiği günde 2 paket sigarayı bırakalı 10 yıldan fazla olmuştu teşhis konduğunda. Zaten sigarayı bırakmasına vesile olan yüksek tansiyona bağlı iç burun kanaması tuzdan da beslenmesini arındırmasını sağlamıştı. Midesi hassas olduğu için yıllardır kızartma da yemezdi. Kısacası sigarasız, tuzsuz, kızartmasız gayet sağlıklı besleniyordu babam. Hayatı boyunca hiç kilolu da olmamıştı!!! Hep bir delikanlı zayıflığı ve çevikliği vardı vücudunda. Yıllar hızla geçti ve babam seksenli yaşların ortalarına geldi, Allaha şükür ki gelebildi o yaşlara, hem de ağaç tepelerinde dolaşarak, özel araba yerine toplu taşıma vasıtaları kullanarak, kendi işini kendi görerek geldi  84 yaşına!!! Ancak geçen yıllar içinde böbreklerdeki kistler de büyüdü büyüdü ve böbrekler fonksiyonlarını yerine getiremez oldu. Uzun ve sevimsiz bir sürü aşama geçirdi; diyaliz öncesi katı diyetler, damar yolu açma operasyonları, aşırı kansızlığa bağlı kalp krizi riski ve bir çok başka komplikasyon, haftanın 3 günü 4’er saat bağlı kaldığı makine,  vbg…

İşte bu zorlu dönemin başında babam tavsiye üzerine görüş almak için bir bayan profesöre gitti böbrek konusunda uzman. İlk randevuya annemle gitmiş ve istenen tetkikleri yaptırmışlardı. İkinci randevuya ben götürmek istedim babamı. Girdik odaya, profesör bayan batın doplerini aldı ve 30-35 saniye inceledikten sonra, “hocam neden bu kadar çok sigara içtiniz” dedi. Doktorlar kendilerinden 1 yaş bile büyük olsa meslektaşlarına böyle hitap ederler. 50 yıldan fazla fiili meslek hayatı olan doktor babam da biraz mahçup, biraz üzgün kafasını hafif eğip “yaptık öyle bir hata” dedi. Sonra diğer konular konuşuldu ve çıktık muayenehaneden. Merakla sordum babama, “babacım sen söylemiş miydin zamanında çok sigara içtiğini, ne gördü de öyle söyledi?”

Babamın cevabı ise o kadar manidar ve çarpıcıydı ki; “yoo kızım, ben bir şey söylemedimdi ama söylememe gerek yok ki o gördü zaten sigaranın tahribatını damarlarımda” dedi.

Şimdi soruyorum sigara tiryakisi dostlarıma; 90 yıllık hayatının 30 yılında günde 2 paket sigara içip son 30 yılında bir tek tane bile içmeyen bir kişinin damarlarından daha net, daha çarpıcı ne anlatabilir size sigaranın zararlarını? Ciğerleri konuşup duruyorsunuz hep, geçin bunları, ciğerler temizliyor kendini, toparlıyor geç de olsa. Siz esas damar sağlığınıza bakın. Ne kilo, ne yağlı yemek, ne hareketsizlik hiç biri değil sadece SİGARA neler yapabiliyor bir daha düşünün lütfen, bilmemek ayıp değil, bilmiyorsanız araştırın lütfen. Kendiniz için olmasa bile sizi gerçekten sevenler için…

Sevgi ve sağlıkla kalın. 

Ünal Şeref bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yaşadığımız dünya da kendi hayatlarımız da bizlere ait. Kimi sağlıklı yaşar bu hayatında kimi ise yaşamaz. Kimi ölümsüz olmak ister,iyi hatırlanmak ister kimi istemez. Ben istemeyenlerdenim. Uzun ve sağlıklı yaşamak huzur bulmadığım bir durum.

Volkan Aktas 
 18.04.2012 14:20
Cevap :
Önemli olan uzun yaşamak değil zaten Volkan bey, hatta uzun yaşayanların halini gördükçe kısa yaşayıp gidenleri Allah'ın şanslı kulları olarak görüyorum ben artık. Önemli olan yaşadığınız her günü sağlık ve keyifle yaşamak. Size de sağlıklı ve keyifli günler diliyorum...  18.04.2012 15:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 21
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 1597
Kayıt tarihi
: 24.01.08
 
 

Annem çok dua etmiş "abisinden çok çektim ne olur bu iştahlı olsun" diye; olmuşum da.... 1 yaşınd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster