Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
500
 

Yoksulluk

Yoksulluk
 

Kalabalık bir caddenin ortasında el açmış oturuyor bir yoksul kadın."Allah rızası için" diyor, "Bir ekmek parası. "Zaman zaman utanıyor, susuyor. Sessizleşiyor her yer bir an. Sessizlikte bir bebek çığlığı duyuluyor. Yeni gelmiş dünyaya, aç kalmaya. Annesi ona kavuşmaktan mutlu, sımsıkı sarılıyor ama bir yandan da yavrusuna sütü dışında ne verebileceğini düşünüyor. Baba doğum masraflarını düşünmekten okşayamıyor bebeğini. Hastane koridorunda bir kadın bağırıyor o sırada:"Yeter!" diye, "Evladımı kurtaracak olan bir ilaç ve biraz da iyi gıda, sadece budur isteğim.Sadece budur yavrumu bana bağışlayacak olan."
Hastane türlü çeşit acılara ev sahipliği ederken bir yoksul evde akşam yemeği telaşı yaşanıyor.Beş çocuk oturmuş sofraya hevesle pilavlarını bekliyor.Ama bıkmışlar kara pilavdan, keşke biraz da beyazından olsa...Yine de yiyecekler iştahla ama yine de doymayacaklar.Karınları guruldarken soğuk odalarında uykuya dalacaklar.

Onlar uykudayken bir kadın satacak kendini zengin bir adama. Cebine üç beş kuruş para girsin de oğluna ayakkabı alabilsin diye.O hiç tanımadığı adam üzerine çullanırken bir damla yaş süzülecek gözünden, karışacak nehire...
Asiye Teyze nehirden su taşıyacak hastalıktan geriye kalan tek hayvanına.Suyunu içsin, yemini yesin ki süt versin hayvan.Versin ki, Asiye Teyze yaşlı kocasına bir tas çorba pişirsin.

Çorbadan sıcak sıcak dumanlar tüterken vitrinden izler çocuklar.Restoranlar hep pahalıdır onlara, hep fazladır, lükstür.
Yoksulluk kanatacak yaraları ve hasret bırakacak gurbettekileri.Yoksulluk giyemediğin bir hırkadan fazladır kimi zaman.Tutamadığın kalem sadece yazmayı değil, mutlu gelecek hayallerini de unutturur.

(Bu yazı 'Sözcük ve Görüntü' ödevim için hazırlanmıştır.)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

güzel bir yazı... ama ayakları yere basmıyor... hep birlikte onlara acıyıp, bir kaç tanesine üçbeş kuruş verip ruhlarımızı teskin edelim.... yoksulluk bir kadermiş gibi verilmiş... kader mi gerçekten??

Seydi 
 15.11.2007 14:01
Cevap :
en altta da belirttiğim gibi bu sözcük-görüntü ödevim için hazırlanmıştı.yani bir kavramı betimleyerek,görüntü yaratırcasına somutlaştırmaktı amacım.yoksa acıma duygusu yaratarak ,sadaka vererek onlara yardımcı olamayacağımızın farkındayım.dahası,dediğin gibi;bu insanların neden yoksul olduğu,bunun nasıl çözülebileceği yazılmalı.  16.11.2007 6:34
 

Yoksulluk yüzünden dilenmeyi yada yüz kızartıcı başka işler yapmayı asla doğru bulmuyorum. Tek çıkar yol asla bu olamaz.Ekmek parası kazanmak için çalışmak çalışmayı sevmek yeter. Yukarıda örneklerken beş çocuk oturmuş sofraya yemek bekliyor diyorsunuz. Sorgulamak gerekirse insanların plansızca çocuk sahibi olmasını eleştirmek gerekir. Zaten,plansız programsız yaşam süren yetişkinlerin cezalarını masum çocuklar çekmektedir. Bu konu üstüne duygu sömürüsü yapılması sadece bu ortamın devamını sağlar ortadan kalkmasını değil.

Meltem Şahin 
 15.11.2007 10:12
Cevap :
yorumunuz çok güzel ancak bu kadar da sert olmayın.ben de insanın isterse kendi kaderini kendisinin yazabileceğine,isterse her şeyi başarabileceğine inanırım ama bir açık kapı da bırakmak lazım.bazen hayat insanı gerçekten mecbur bırakabiliyor.duygu sömürüsünün çözüm olmadığının bilincindeyim.amacım da bu değil zaten!bu sadece ödevim için yazılmış ve ödevimin kriterlerine uygun bir yazıdır.teşekkürler...  16.11.2007 6:39
 

Alkışlıyorum Derya. Böylesi bir gündem yazısını bize hatırlattığın için, Helal olsun sana. Halka tepeden bakanların, gemisini kurtaran kaptanların, kendine halktan kopuk bir köşe tutanların canına ot tıkar gibi hatırlatmışsın. Teşekkür ederim. Yazını önerdiklerim sayfasına taşırken, blog arkadaşlarıma sitem etmedende geri durmayacağım. Hadi artık halkın gerçek gündemini, fakirliği, işsizliği ve bizi yerle bir eden hain kamplaştırma çalışmaları hakkında yazalım. Saygılar sunarım.

DurmuşGüler 
 14.11.2007 22:36
Cevap :
yorumunuz için çok teşekkür ederim.ben çağrınıza uymaya gayret edeceğim.ama önemli olan sadece yazarken,okurken hatırlamak ya da hatırlatmak değil.önemli olan milyonlarca paramızı harcadığımız yerleri düşünmek,ne kadarının gerekli olduğunu, ne kadarının olmadığını fark etmek.işte o zaman yoksulluğu,işsizliği hatırlamak...  15.11.2007 2:05
 

Değerlendirilmiş ve bizde okumuş olduk. Paylaşımlı dersler ayağı yere basar, daha objektif yol görmeyi sağlar iyi yapmışsınız. başarı ve sevgiler.

Nariçi 
 14.11.2007 12:38
Cevap :
teşekkür ederim,ödevlerimi ve yazdığım yazıları paylaşmaya devam edeceğim.sevgiyle kalın....  15.11.2007 2:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 104
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 2822
Kayıt tarihi
: 29.12.06
 
 

Sinema ve Televizyon bölümünde okuduğumdan sizinle sinema üzerine hasbihal etmeyi düşünüyorum... Si..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster